10 bölümdennn herkese Merhaba arkadaşlar. İlk önce soru sormak istiyorum:
Kitabımı beğendiniz mi?
Beğenmesenizde canınız sağ olsun. Neyse başlayalım. Oy ve yorumlarınızı bekliyorum. İyi okumalar
*********************************
Aras'a yürümeye başladık. Azad ve Aral'a sonra söyleyecekdik. Dövmeseler barii yok ya Arasa iki üç gün komalık olur hiçbişey olmaz yaa, ee bende yalakalık yaparım oldu size mis gibi bir durum. Hem Arası kaç gündür dövmüyorlardı, Aslında şakasına dövüyorlardı.E Asla bize kıymazdılar dimi.
Doktorun odasına varmıştır. Aras kapıyı çaldı birkaç dakika sonra 'Gel' sesi geldi. Kapıyı açıp içeri girdik sandalye oturmuş kel,şişko, bir tane adam vardı yoksa yoksa bu doktormu. Eğer doktorsa ben burda gülerim lan. "Acaba doktor bey nerde?" dedim. Adam üstüne baktı, ayağa kalkıp doktor önlüğünü aldı "Havalar sıcak olduğu için çıkardım da" dedi kel doktor.
Dur gülmeyecem, gülmeyecem hayır. Kısık kısık gülmeye başladım. Allahım sen yardım et Bu doktora, saçı yok nasıl sıcak diyo lan. Doktor sandalye oturup konuştu "Buyrun ne için gelmiştiniz" dedi. Acaba kafeterya nerde diye sormaya gelmiştikde. Hey Allahım yaa. Aras konuşmaya başladı "Doktor bey şimdi şöyle biz Dna testi için gelmiştikte" dedi.
"Dna testi?" dedi Doktor. Yok ebenin adı. "Evet Dna testi şimdi şöyle birisi var ikizi ölmüş, yani kaybolmuş sonra ölmüş buna benzeyen bir çocuk var -" sözünü kesdim "Siz bu elimdeki babanın kanı digeri ise çocuğun, Dna testi yaptırın doktor bey" dedim. Elimdeki serumu masasına bırakdım, Aras da elindeki serumu masaya bırakdı."Sonuçlar ne zaman açıklanacak?" dedi Aras.
"en az bir hafta sonra açıklana bilir" dedi doktor. "peki doktor bey 1 hafta sonra görüşürüz" dedi Aras. Kapıya yöneldik, kapıyı açıp dışarı çıkdık. Aniden başım dönmeye başladı. Aras bileğimden tutup konuştu "Asena iyimisin sen?" dedi. "İyiyim, ben en iyisi kafeteryaya gideyim" dedim. Başım hayla dönüyordu. "ben de geliyorum" dedi. "Aras sen gelme, git Azadların yanına bişeyden şüphe etmesinler hem ben iyiyim" dedim.
Tam konuşacakdı ki "eğer gitmesen seninle asla konuşmam hadi hadi" dedim. Pes edip "Tamam ama dikkatli ol" dedi. Başımı sallayıp "tamam" dedim. Azadların tarafına yürümeye başladı, bende kafeteryaya yürümeye başladım zaten 1 kattaydık. Tam içeri girecekdim ki, başımın ani dönmesiyle gözüm karaldı sonra kafam sert bişey çarptı.
Umut Özdemir'den
3 saat önce
Sarmayı ağzıma atıp kafamı kaldırdım. Babam yokdu işi olduğu için gitmişdi. Emil bir hışımla ayağa kalkıp çığlık atdı. Ayağa kalkıp "Ne oldu" dedim. Emil telefondan kafasını kaldırıp bana bakdı "Abi yaaaa Mozaik grupu hani yarın konseri vardıya" dedi. Kafamı sallayıp konuşmasını bekledim. "Ee o ertelenmiş yaa hemde bir hafta sonra yaaaa ağlıyacam ben ya offff" dedi.
Mozaik grupunu çok seviyordu hemde bütün aile seviyordu. Abilerim ve kardeşlerim bile. Emil hiç saymıyorum takıntılı olmuştu odasının her yerinde mozaik grupu posterleri vardı. Telefonun arka ve ön planında bile mozaik vardı. Zaten 4 tane adam, maskeliydi. Bi tek Babam ve onur abi hayranı değildi, ne yapsın ki onları.
Emir de ayağa kalktı "Yaaa gelde bir hafta bekle off" dedi, salondan çıkıp gitdi. Emilde onun peşinden yüzü asık gitdi. Onur abim arkalarından baka kalmıştı "Sırf şu Mozaik midir nedir bunun içinmi yüzünü asılıyorlar bu kadar ne var bundaya" dedi Onur abim. Telefonumun zil sesi etrafa sardı. Cebimden çıkarıp kimi aradığında bakdım 'parasını yediğim adam' babam arıyordu.
Aramasına cevap verip kulağıma koydum "Alo baba" dedim. "Alo Umut neredesin sen" dedi. "Yemek masasında yemek yerken sarmaya bakışıyordum babacım" dedim. Eminim ki göz devirmişti. "Salak oğlum sen en iyisi hiç kimsenin olmadığı yere git" dedi. "Niye" dedim. "Soru sorma" dedi. Ayağa kalktım. Onur abim kaşlarını çatıp konuştu "Noldu? Babam Ne diyor?" dedi. "Sanane babam beni aramış seni değil abicim" dedim ve Toz olup kaçtım çünki beni salatalık gibi doğraya bilirdi.
Salonun büyük penceresinden arka Behçeye çıkdım. "Bana tekim" dedim. "Bak sakın bağırma yoksa seni öldürürüm" dedi. "Peki babacığım" dedim. "Hani bu gün Çiçek Asenayla konuştu yaa sonra Asena telefonda beni istedi dışarı çıkıp konuştum onunla ve sonra sinirle evden çıkıp gitdiği de iş için dedim ama iş için değil di" dedi. "eee?" dedim. "Aslında Dördüzlerin peşinde adamlar vardı hem de tanımadığı bir sürü adam vardı, ben ve adamlarım onları kurtarmaya gitdik şimdi hastaneyiz" dedi. "NE! HASTANEDEMİ KARDEŞLERİME BİŞEYMİ OLDU BABA CEVAP VER" dedim telaşla.
"Salak, ahmak oğlum NİYE BAĞIRIYORSUN SEN!" dedi tekrar konuştu "Özür dilerim Azad oğlum bu salak Umut işte" sanırım Azadlar ordaydı. "Baba kardeşlerim ordamı versene yok dur sen bana hastanenin ismini söyle" dedim.
Tabii ki de arkamdan dinleyen Onur ve Yusufdan habersizdim.
"Tamam, bizim hastane" dedi. Telefonu suratına kapatıp arkama bakmadan Arabama koştum. Arabaya binip hızlı evden çıkdım, hızlı gidiyordum. Telefonuma arama geldi. Telefonumu Arabaya bağlayıp aramaya yanıt verdim. "Alo" dedim yola bakarak. "Alo Umut hemen hastanenin ismini söyle yoksa seni bulduğum yerde gebetirim." dedi Annem. Dur ne annem mi .
"Anne sen ne zaman duydun" dedim. "Yusuf söyledi" dedi sonra Yusuf sesi geldi "Abicim vallahi ağzımda söz kalmıyor sende biliyorsun dimi ve hatta Onur abim seni öldürecek burda senin hastanenin İsmini söylemini bekliyor canım abim" dedi. "Yusuf senin ağzının ortasına kürekle vurasım var" dedim. Aniden Onur abimin sinirle bağırması benim olduğum yerde irkilmeme sebep oldu.
"LAN SÖYLESENE İSMİ NE BU HASTANENİN" dedi. "Yusuf bekle sen bekle eve Bi gelim seni güzel(!) sevecem(!)" dedim tekrar konuştum ", A-abicim hastane bizim hastane" dedim ve hızlı biçimde telefonu kapatdım. Arabayı park edip indim. Herkesin bakışı bana dönmüştü. Bu benim pekde umrumda değildi. Hastaneye giriş yaptım.
Tam yürüyecekdim ki, kafeteryanın önünde kalabalık gördüm kaşlarımı çatıp kalabalığı yürüdüm. Adamların yanından geçip kalabalığın içene girdim. Gördüklerimle donup kalmıştım,Asena kız kardeşim yerde yatıyordu. "Asena!" dedim. Eğilip kafasını dizime koydum "Asena uyan güzelim hadi" dedim. Tam başka adam onu kucağına alacakdı ki "Gerek yok o benim kardeşim" deyip Asenamı kucağıma aldım.
Kalabalıktan çıkıp "SEDYE!" diye bağırdım. Bir dakika geçmeden sedye geldi. Asenanı sedyeye yatırıp koşmaya başladık. "Noldu hastaya?" dedi hemşire "Bilmiyorum bayılmıştı" dedim. Sedye Bi odanın yanında durup içeri girdi "Beyefendi içeri giremezsiniz" dedi hemşire.
Başımı sallayıp koltuklardan bir tanesine oturdum. Aklım hayla Asena ve o adamdaydı. Nasıl cüret eder benim kız kardeşime dokunmayı lan bak sinirlendim ya. Telefonumu cebimden çıkartıp sağ kolumu aradım. "Alo Polat hemen bizim hastaneden kamera kayıtlarına bakın bu günkü, benim orda olduğum kamere kayıtında orda Bi adamla konuşup kalkıp gitmem kayıtdaki o adamı bulun depoya kapatın" dedim hiç bişey demeden telefonu yüzüne kapatdım.
Nasıl kız kardeşime dokunmaya cüret eder lan o. Hemşire odadan çıkdı ayağa kalkıp "Durumu nasıl kız kardeşimin" dedim. O kadar yabancıyı ki, kız kardeş Ecemden nefret ederdim, bize yapmadığını bırakmazdı, ama Asena onun gibi değildi hiss etmişdim. "Kız kardeşinizin durumu iyi sadece açlıktan bayılmış birkaç vitamin verdik birazdan uyanır geçmiş olsun" dedi ve gitdi.
Kapıyı açıp içeri girdim. Yatakta melek yatıyordu sanki. Bu güzelliği o kadar kıskanıyordum ki, benden başkasının görmesini istemiyorumdum dördüzlerinin bile. Koltukta oturup sabaha kadar izleyeceğim manzaraya bakmaya başladım. O kadar güzel uyuyordu ki, onu kalbime saklamak istiyorumdum. Telefonumun zil sesi benim hipnoz eden güzellikten ayırmıştı.
Arayan babamdı. "Hay aksi" deyip telefonu açıp kulağıma koydum. "SENİN YAPACAĞIN İŞİ SIÇAYIM BEN CANIM OĞLUM SEN NERDESİN LAN!" dedi. Kulağımın zarı patladı gitti. "Şey... Baba ben geldim de Asena bayılmış onun yanındayım" dedim. "Ne! Durumu iyimi peki Asenanın" dedi Babam. Aniden dördüzlerin bağırma sesi geldi. "ASENAYA NOLDU!?!" dediler. Telefondan birkaç hışırtı sesi geldi sanırım babam hoparlöre vermişti..
"Sakin olun gençler durumu iyi sadece açlıktan bayılmış" dedim. Arasın sesi geldi"Ulan Asena ulan ben dedim geleyim diye yok inatçı keçi iyiyim ben, hay böyle işi, odanın numarası? "dedi." 13 numara 1 kat "dedim. Telefonu yüzüme kapatdılar.
Birkaç koşma sesi geldi. Kapı aniden açıldı içeri Azad, Aral ve Aras girdi. Bakışlar hemen Asenaya döndü. Derin nefes alıp konuştu Aral"Saol Kardeşimi buraya getirdiğin için""dedi. Gülümseyip "Ne demek işim, kız kardeşimi orda baygın halde koyup gidemezdim" dedim. Göz devirip Asenanın yanındaki koltuklara oturdular.
Annem ve babam, abimler, ikizim diyemediğim kadın ve kardeşlerim içeri girdi. Annemin gözü kızarmıştı Asenan diger tarafındaki koltuğa oturup elini tutdu.
Asena Tomris Özdemir'den
Nerdeydim ben. Etraf karanlıkdı. Dur yoksa öldüm mü. Allahım sen benim günahlarımı affet vallahi Bi daha Aralın telefonuna girip bütün kızları silme-sileceğim onu affetme ama Azadın kıyafetlerini kesip yıkamaya verdim dimeyecem, Arasın geceleri o uyurken tırnaklarına kırmızı oje sürüp sabahları çıkarmayacam . Aralın en sevdiği ayakkabıları suya atmıyacam, Azadın kışda aldığı montu sırf ona yakışdı diye satmıyacam vallahi.
Arala geceleri o uyurken kiprik takıp dudağına kırmızı ruj sürmüyecem Sonra fotoğrafını çekip albüm yapmıyacam vallahi heee. Etrafda kahkaha sesi geliyordu. "ULAN!" aha bu ses Aras ve Aralın sesiydi. Bismillah bunlardamı gelmişti. Ananı durr ben niye göz kapaklarımı kapalı hissediyorum lannn. Gözümü açdım. Beyaz tavanla göz göze geldim. Kafamı kaldırıp etrafa baktım. Yusuf yere yumruk ata ata gülüyordu. Özdemir sülükleri kendini gülmemek için zor tutuyordu tabi ki de Murat bey ve Çiçek hanım.
Sol tarafıma bakdım. Üç tane boğa görmüş canım dördüzlerim. Elimle bir dakika işareti yapıp iğneyi çıkartıp seruma taktım. Sağ tarafarımdan aşağı inip sağ elimi kalbime koyup eğilip kalkdım "Hadi Cenaze namazını" diyip Kapıya koştum. Umarım tutmasındır Astım yoksa ölüm var ölüm. Koşup arkama bakdım üç boğa geliyordu.
"Gelmeyin KATİLLER" dedim. Birisi kolumu tutup omzuna atdı. "Astımın var kızım nereye koşuyorsun" dedi Azadımm. "Ya ne yapıyım 3 tane boğa vardı da ondan korkum" dedim. Kalçama şaplak atıp "Bu dediklerini evde konuşacağız biz seninle" dedi Azad. Tekrar odaya girip yatağa yatızdırdı. "Ulan (Aras Arala bakdı) bu günden Sonra odamın kapısını kilitleyecem lan ben" dedi Aras.
Aralda başını sallayıp "Ben de ben de" dedi. Gülümseyip onlara baktım "Kapı kilitliyse bende balkondan girerim" dedim. "Asla Olmaz balkonuda kapatacam" dedi Aras. "O zaman bende bacadan girerim." dedim. "Rüyanda bile göremesin kızım ne istiyorsun sen yaa akşamları rahatda yok ya" dedi Aral. "Yani şöyle Küçük şaka yaptım" dedim. "BUNUN NERESİ KÜÇÜK ASENA" dediler Aras ve Aral.
"Bana bakın makyajlı güzeller sizi öyle Bi makyaj yaparım ki aklınız bile bu makyajı nasıl yaptın diye kalır haaaa" dedim tehditkar sesimle. Aral ve Aras sus pus olmuştular. Azad kafasını başka yöne çevirip dudaklarını birbirine bastırdı ve kısık kısık gülmeye başladı. Diğerleri aynı durumdaydı.Dur Enes nerde. Etrafa baktım yokdu. Azad beni ne aradığımı bildiği için "O odada uyuyor" dedi. Derin nefes alıp başımı salladım.
Kapı açıldı içeri doktor girdi. "Küçük hanım uyanmış" dedi gelip elini anlına koydu. Bu yaptığına erkekler kaşlarını çatdılar. Azad konuştu "Doktor çek o elini istersen" dedi. Allah sizi kahretmesin emii bunlar doktordan kıskandı beni yaa. Doktor elini çekip konuştu. " İlk önce hastamızın durumu iyi taburcu olur ve geçmiş olsun" diyip arkasına bakmadan çekip gitdi. Sinirle dördüzlere ve Murat bey, Yusuf, Umut, Onura baktım diğerleri pek de Umrumda değildi.
"Çüş yani doktor ya o doktor"dedim. Onur konuştu" bize ne, karşı cinsten olan insanlar sana asla dokunamaz "dedi. Başımı yukarı kaldırıp" Ya sabır ya sabır "dedim. Kapıyı gösterdim" Hadi hadi uyuyacak ben gidin evinize "dedim kafamı yastığa koyup güzel uykuya daldım.
4 saat sonra
Gözlerimi açıp etrafa baktım. Nerdeydim ben he aklıma geldi. Hayla hastane odasındaydım. Koltukta Aras uyuyordu Ayağa kalkıp onu uyandırdım. Acıkmıştım." Aras Aras uyansan Aras"dedim. Gözlerimi açıp etrafa baktı sonra gözleri bende durdu" Asena iyimisin sen niye ayaktasın "dedi." Acıktım hadi markete Gidelim"dedim.
Ayağa kalkıp konuştu"vallahi bende acıktım hadi hazırlan sen "dedi. Lavaboya girip üstümü değiştirdim.

(çanta yok)
Dışarı çıkdım. Aras kapıda beni bekliyordu yanına gidip konuştum" Hadi gidelim "dedim. Bakışları kıyafetime döndü kaşlarını çatıp" Bu ne Asena sana kaç kez diyece bu kadar kısa giyme "dedi. Ve tekrar konuştu" Neyse bugün sonra asla kısa giymeyeceksin hadi gidelim"dedi kapıyı açıp dışarı çıkdık. Yürümeye devam edip çıkdık hastaneden. Market yakındı zaten tam yanındaydı market. İçeri girip döner, dürüm aldık.
Parayı verip dışarı çıkdık. Gözüme Özdemirler takıldı Murat bey, Çiçek hanım ve iki çocuk yokdu. Arasda oraya bakıyordu. Aras'a bakıp konuştum "Bak bu Yusuf'u gözüm tutmadı bizi Azadlara şikayet ederler biz en iyisi Tozalım" dedim. Kafasını sallayıp yavaşça yürümeye başladık. "SÖKÜL LAN PARALARI" birisi bağırmıştı.
##"############################
Merhabalar. Gene yaptım yapacağımı en heyecanlı yerinde böldüm. Eee bölüm nasıldı. Aslında bölüm bu akşam gelecekdi ama ben size kıyamadım bölümü atdım. 1905 kelime.
*Asena?
*Azad?
*Aras?.
*Aral?
*Çiçek hanım?.
*Murat bey?
*Özdemir sülükleri?
*Asenanın yaptıkları?.
Bay bay. Oy ve yorumlarınızı bekliyorum. Görüşmek üzere

