İçeriğe geç

Değiştirebilecek mi ?

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Değiştirebilecek mi ?

Bölüm 2

2. Bölüm

İş hayatıma başlayalı 1 hafta oldu. Oldukça sakin geçiyor. Bölgeden kaynaklı olabilir. Kraliyet sarayına oldukça yakın bir yerleşim yerindeyim. Doğal olarak bizden çok asiller kontrolü sağlıyor. Asillerin aslında belli başlı bir görevleri yoktur. Onları diğerlerinden ayıran ise sertifikaları. Bu sertifikaları sayesinde istedikleri yerde, istedikleri zaman, istedikleri şekilde güçlerini kullanabilirler. Arada bir verilse de bazen kraliyet emirlerini de alırlar. Bu emirler bazen birini bulmaktır bazen de dış ülkelerde ajanlık yapmaktır. Bu tür görevler çok nadir olduğu için herkes asillerden olmak ister. Belki başka bir neden daha vardır. Mesela asil soylu ailelerin çocuklarının kendilerini daha da asil hissetmeleri gibi.

Köşeden bir çığlık duydum. Yürüyerek sesin geldiği yere gittim. Muhtemelen sadece öylesine bir hırsızlık olayıdır. Ben gidene kadar çoktan bir asil oraya gider, kötüyü yakalar ve kahraman olur. Bende öylesine bir teşekkür eder, tekrardan olduğum yere dönerim. Öyle olması gerekiyordu. Gittiğimde gördüğüm manzara dehşet vericiydi. Bir an için hareket edemedim. Karşımda gördüğüm şeyi idrak edemiyordum. Yerde yaklaşık 8 kişi kanlar içinde uzanıyordu. Öyle ki yer, onların kanlarından oluşmuş küçük bir göle dönmüştü. Ölüler arasında sadece halktan insanlar yoktu. Kıyafetlerinden anladığım kadarıyla asil ailelerden insanlar ve benim gibi bir kontrolcü. Hepsi karşımdaki korkunç yaratık tarafından parçalara ayrılmıştı. Bu karşımdaki canavarın beni fark etmesi biraz uzun sürdü. Sanki çamurdan oluşmuştu. Ancak kandan kırmızıya dönen ağız çevresi bana bu şeyin çamur olamayacağını düşündürüyordu. Hala şok içerisinde dikiliyorum. Karşımdaki şeyi -artık her neyse- öldürmek zorundayım. Canavar beni fark etti. Fark ettiğinde verdiği tepkiyi çözemedim. Zaten belirgin bir göz veya ağız çevresi yok.

Çokta bir şeye benzemiyor. Çamurumsu ama çamur değil. Belki çamur olsaydı kontrol etmeyi deneyebilirdim. Sanki başarabilirmişim gibi. Canavara doğru yerden keskin bir dal çıkardım. Dal, canavarın içinden geçti ancak hiçbir etkisi olmadı. Ne yapacağımı bilmiyorum. Kaçmam lazım. Evet, yapabileceğim hiçbir şey yok zaten! Bir an önce kaçmam lazım. Lakin hareket edemiyorum. Vücudum beni dinelmiyor. Bu tuhaf şey ise bana doğru bakıyor. Bilmesem şeytani bir bakış attığını söylerdim. Ancak hayır tabiki, gözleri yok. Görüyor mu yoksa hissediyor mu ? Belki uzun zamandır hareketsiz kaldığım için varlığımı unutmuştur.

Geriye doğru bir adım atmayı başarır başarmaz içimden geçen siyah şeyle bende diğer 8 kişi gibi kanlar içinde yere yığıldım. İlk başta tarif edilemez bir acı hissettim. Bir kağıttan kalemi geçirmişsin gibi. Aynı noktayı tekrar tekrar kağıtla kesmişsiniz gibi. Midem yerinde olsaydı acıdan bulanırdı. Yere ne zaman yığıldım bilmiyorum. Belki 10 saniye belki 10 dakika... Bilincim henüz gitmedi. Acaba 2. bir yaşam var mıdır ? Ya da öteki taraf ? Acı yerini hissizliğe ve soğukluğa bırakmaya başladı. Neden ? Neden aniden ölmedim ? Neden bu acıları çekmek zorundayım ? Neden ben ? Ben... Kötü birisi miydim ? Bilemiyorum. Bilincim tamamen kaybolmadan önce bir ses duydum. Tanıdık gelen ama kim olduğunu anlayamadığım bir ses.

"Demek başarılı olduk."

...

Bölüm sonu

3 yorum