Telefonumu elime alıb Nuru aradım. Beni göremeyince ne tepki verdi acaba. İlk çalmada açtı.
'Nerdesin sen?'dedi
'Evdeyim'
'Iki saat seni aradım'
'Ormandaydım..sadece'dedim,derin nefes aldım.
'Evet?'
'Sadece biriyle karşılaştım,qarip-qarip konuştu,bende kaçtım eve'dedim
'Delirdinmi sen? Tek başına gitme demedimmi?'
'Dedin-'
'Geliyorum'
'Hm?'
'Size geliyorum'
'Ned-'
'Kapatdım hadi bay'dedi.
'Nur!'dedim ama çokdan kapatmışdı.
Nur benim en yakın arkadaşımdı,ilk okuldan tanışıyorduk.
Odama geçib yatağımda oturdum. Yatağımın yanındaki küçük masanın üzerindeki çerçeveli fotoğrafa bakdım.
Nur ve ben sarılmış,gülüyorduk.
Dün gibi hatırlıyordum. 4 yıl önceydi. İkimizde aynı liseye kabul edilmiştik ve çok mutluyduk. Annem fotoğrafımızı çekerek bu anı ölümsüzleşdirdi.
Az sonra kapı çaldı. Açdım ve önümde siyah saçlarını arkada toplamış,yüzünde ufak bir endişeyle bana bakan Nuru gördüm.
Gelib bana sarıldı. Sarılmayı hiç sevmezdi ama sarıldı.
'Rüzgara haber verdim,birlikte ormana gidicez'dedi Nur,kanepeye oturdu
'Ne dedi'dedim önüne çay koyarak.
'Klassik Rüzgar işte,kendini vampir avcısı sanıyo sanırım. Kabul etdi'dedi Nur.
Uzun zaman sonra yüksek sesle kahkaha atdım.
'Ahu hoca izin verdimi?'dedim,Rüzgarın annesi öğretmenimizdi.
'Ormana gitdiğimizi söylemedi,beraber matamatik çalışacakmışız'dedi çayından bir yudum içerek.
'Sence ne olucak Nur?'dedim endişemi gizletmeye çalışarak.
'Görüceğiz'dedi Nur.
°`~Bölüm sonu







