1 haftadır aralamadığımız kapıyı yavaşca açınca çıkan sese yüzümü buruşturdum. Annem uyumuştu. Ona haber vermem daha doğru olurdu ama o uyanana kadar gelirdim zaten. Hem bilse beni iki santim öteye bile bırakmazdı ki. Ayakkabılarımın iplerini bağlamaya başladım. Diğer ayakkabımın ipini bağlarken bir adet papatya gördüm. Kaşlarım çatıldı.
Eğilib almak istedim ama vazgeçtim. Nurla ormanlık alanda buluşacaktık. Nur bana vampirlerin ormanda ola bileceği,oraya gitmememiz gerektiğini söyledi ama benim bunu dikkate aldığım pek söylenemezdi. Nur beni vazgeçirmeye çok çalıştı ama en sonda teslim olub benimle gelmek istedi. Biraz kaos fena olmaz mesela.
Ayaklarım beni nereye götürürse oraya doğru ilerledim. Ormanın derinlerine gidiyordum. Kimse dışarıya çıkmıyordu. Vampirler bu kadar korkunçmu ki? Vampirler bu kadar korkunç değiller bence.
Ayak basdığım heryerde çocukluğum vardı. Bir zamanlar fidan olan ağaçların şimdi boyları gökyüzüne kadar uzanıyordu.
En tepelerine tırmansam gökyüzüne dokuna bilirmiydim?
Kulaklarıma tıslama sesi doldu..içim ürperdi,yutkunamadım.
Yılan...
Ayaklarımda hiss etdiyim kayganlık..hayır






