Sabah gözlerimi açdığımda Rüzgar ve Nur çokdan uyanmış,yemek hazırlıyorlardı.
'Günaydın'dedim gözlerimi ovuşdurarak.
'Günaydın'dedi Nur tabakları çıkarırken.
'Öyle olmaz 3'n' ile söylemelisin'dedi Rüzgar takılarak 'Günaydınnn'dedi 32 diş sırıtıb.
Bir iki tane salatalık atdım ağzıma.
'Halsiz hiss ediyorum'dedim başımı tutarak.
Rüzgar önüme çay koydu ve annem gibi 'şu çayı bitir hiç birşeyciğin kalmaz'dedi 'Hepsi telefonun haltları' taklit ederek.
Güldüm.
'Sabah Nurla seslere uyandık. Iki tavşan bir-birlerine girmiş,kavga ediyorlar. Aralarına girdim dedim kocaman tavşanlarsınız,yakışırmı size'dedi Rüzgar ciddilikle anlatırken ben kahkahayı basdım.
'Bir tavşanları ayırmadığın kalmıştı'dedim çayımı içerek
'Sen niye tavşanların arasına girdin,belki ailevi durumdur'diğe güldü Nur.
Kıkırdadım. Soğuk havada sıcak çay içmeğin mutluluğu vardı içimde.
~`☆
'Yolun burdan olduğuna eminmiyiz?'diğe sordu Nur.
Ikimizde Rüzgara bakdık.
'Haydâ,kuş sıçsa benden bileceksiniz'dedi Rüzgar göz devirerek. Bir anda havada bir güvercin gördük.
Biz daha ne olduğunu anlamadan Rüzgarın saçına kuş pisledi.
Nurla kahkahayı basdık.
'Malmısın oğlum sen'dedi Rüzgar kuşa sinirlenerek 'sıçacak başka yermi yok'dedi ve temizlemeye çalışdı.
'Kusucam'dedim hafif öğürerek.
'Sende gel kafama kus Ela,gel hiç çekinme. Tepe tepe kullanın'dedi Rüzgar,sonunda peçeteyle temizlemişdi.
'Bir gün kusarsam bu lafını hatırlat'dedim gülerek.
'Dün hava kötü olmasına rağmen ay görünüyordu,çok güzeldi'dedi Nur
'Ay her zaman güzeldir'dedim hüzünlenerek.
Ay her zaman güzeldir.
`°~♡
Bölüm sonu!! 200 kelime yazdım. Nasıl buldunuz? :) Rüzgar bey'i(?) Sevdinizmi?


