Evelyn'le tanışmamızın üstünden üç hafta geçmişti. İyi arkadaştık. Şu an olduğumuz durumda hiç arkadaş yapabilecegimi düşünmemiştim. Ama oldu işte.
Yerleştiğimiz yer daha öncekilere kıyasla güzeldi. Çadırların yapılabileceği alan vardı. Ortada ateş yakmak için boşluk bile kalmıştı.
Evelyn'le yürürken bana hiç beklemediğim bir soru sordu. "Alınma ama Michael ve sen nesin?" "Hiçbir şey!" "Öyle gözükmüyor. Benimle olmadığın zaman sürekli oyunlasın." Bunun üstüne diyecek bir şey bulamadığım için sustum. Biz yürümeye devam ederken Noah, duyuru yapmak için çıktı arabanın üstüne çıktı. Bu bizlere garip gelmişti çünkünormalde duyuru yapılmadan önce herkese haber verilirdi. Ve Evelyn'in bu şey her neyse ondan haberi yoktu. Durup, Noah'nın yapacağı konuşmayı dinlemeye hazırlandık.
"Öncelikle, herkesin buradan sıkıldığını biliyorum. Hareket etmek istiyorsunuz ama biraz daha sabırlı olmamız gerekecek. En yakın zamanda yeniden yollara düşmeyi planlıyoruz. Şimdi asıl konuya gelelim, bundan sonra yürüyüş gruplarını bizler seçmeyeceğiz. Yeteneklere göre ayrılacağız. Bu yöntemin devreye girebilmesi için bu gün orta alanda yapılacak testlere katılmak zorunludur. Aldığınız isime göre gruplarınızı göreceksiniz."
Fısıltılar çoktan başlamıştı. "Yani aynı ismi alamazsak ayrılmak zorunda mıyız?"
Beni çok üzmemişti. Teste girmek için orta alana gittim. Noah orada oturuyor, insanların gelmesini bekliyordu. İlk ben girdim. Bu testte ok atma, dikiş ,silah kullanma, koşu, bitkileri tespit etme gibi şeyler vardı. Bense sadece ikisinde başarılı olmuştum. Koşu, ve ok atma. Grup adımı alamya gittiğimide "Avcılar" grubuna girdigimi öğrendim. Grubunun adı yazan yere gittim. Çadırımı bir daha oraya kurdum. Evelyn'de benim ardımdan sınava girmişti. Sınavı bitince heyecanla yanıma geldi. "Bende avcılardayım!" Dedi. Aynı grupta olduğumuz için sevindik ve cadielarimizi yan yana kurduk. Noah'da avcılardaydı. Michael'da avcılardaydı. Bütün tanıdıklarım avcılara seçilmişti. Ve bir kaç yabancı daha. En kalabalık grup bizimkiydi. Sonra "Tespit" en sonda "Dikiş" vardı.
Evelyn bana Noah'yla ilgili bir şeyler anlattı. Mesela yüzmeyi sevdiğini, dil öğrenmeyi sevdiğini söyledi. Anne ve babasından bahsetti. Salgın başladığında annesinin hemşire olarak çalıştığı hastaneyi bırakmayıp, onlarla gelememesini anlattı. Hangi anne işini çocuğunun önüne koyardı ki? Bu bana saçma gelmişti. Böyle konulardan konuşmaya devam ettik.
Onunla konuşmak zevkliydi çünkü cidden saf bir insandı.