İçeriğe geç

Dark Love

Bölüm 1 · 5 dk okuma

Dark Love

Bölüm 1

Beklenmedik Karşılaşma

Daisy belki bir milyonuncu kez Ginny'den o Hogsmade günü yapılan saldırıda o çok bilinmeyen gizemli kişinin gelip Ginny'i kurtarışını dinliyordu.

"Oh Ginny, anlama kıtlığımın olduğunu falan mı zannediyorsun? Çok yakışıklıymış, harikaymış, mükemmelmiş falan filan yüzünde maske olduğunu söyledin yakışıklı olduğunu nereden biliyorsun?"

"Bilirsin tatlım üçüncü gözüm açıktır. Ayrıca gözleri, gözleri insanı içinin en derinliklerine kadar çekebilecek bir kusursuzluğa sahipti."

Ginny bunları derken göz kırparak arkasına yaslanmıştı.

Daisy ona sırıtarak bakarken kucağına bir yastık çekerken konuştu;

"Üçüncü göz mü? Sen şuna sadece çocuğun gözlerine bakarak ona vuruldum desene."

Ginny en az saçları kadar kızararak gözlerini kaçırdı, Daisy onun bu hallerine kıkırdamadan edemedi.

2 gündür evlerinde yapılan tadilat, gerçi bir büyücü evinde ne tür bir tadilat olabilirdi bilmiyordu, Kovuk'ta kalıyordu Daisy. Ve bu iki gün boyunca neredeyse Ginny'den aynı hikayeyi defalarca kez dinleyip durmuştu.

Sanki içinden geçenleri duymuş gibi;

"Peki tamam bir daha bahsetmek yok."dedi Ginny kararlı bir ifade ile başını sallayıp ağzına hayali bir zincir çekerken.

Daisy bunun sonucunda derin bir nefes bıraktı. Abartılı bir ifade ile,

"Merlin'e şükürler olsun. O hikayeyi bir kere daha anlatmaya kalkışsaydın tadilat falan dinlemeyip eve dönecektim!"

Ginny arkadaşının bu sözlerine kıkırdadı.

"Komik değildi."dedi Daisy onun koluna şakasına vururken.

"Ders çalışmaya devam mı edeceğiz yoksa böyle iyi mi sizin için?" diye göz devirerek araya girdi Hermione.

O, Daisy, Ginny ve Damien Kovuk'ta ders çalışmak için buluşmuşlardı. Tabii ne kadar çalışabileceklerse.

"Benim suçum değil!" Daisy savunmaya geçmişti; "Babam eşyalarımı getirirken Sihir Tarihini getirmeyi unutmuş." diye ciyakladı.

"Zahmet edip almaya ne dersin Daisy, baksana Damy bile ders çalışıyor." Hermione bu sözleri söylerken Daisy bakışlarnı mutfaktaki masanın köşesinde ders çalışan Ron ve Damien'e çevirmişti. Bu sırada Hermione ona da patlamasın diye Ginny önündeki daha hangi ders olduğunu anlamadığı ödevlerine gömülmüştü bile.

Daisy; "Bunun için fazla üşengecim." diyerek oturduğu yere iyice kurulmuştu. Ancak Hermione'nin bakışlarına daha fazla dayanamayarak ayaklandı.

"Eh, tamam tamam." dedi Daisy şömineye doğru yol alarak. Ginny araya girdi;

"İyi de Daisy baban eve asla ondan izinsiz gitmemeni ve bir ihtiyacın olursa ondan istemeni söylemişti, sence izinsiz gidersen sorun olmaz mı?"

Daisy çok bilmiş bir edayla konuşmaya başladı; "Ondan Sihir Tarihi'ni şu an istersem anca yarın akşama İksirin Püf Noktaları kitabını falan getirebilir ayrıca şu an ikisininde bakanlıkta orada bir yerde çalışıyor olmaları gerekiyor ve bence sözde bir tadilatımız bile olsa bence kendi evime izinsiz gitmekte sorun olmaz."

Ginny bu sözlerden sonra tereddütle ona baksa bile omuz silkti.

"Peki madem sen nasıl biliyorsan öyle yap."

Daisy elinde bir avuç uç uç tozuyla şömineye girerken yeşil alevler arasında kaybolmadan önce ikisine de el salladı;

"Grimmauld Meydanı 12 Numara."

***

Daisy üstündeki külleri silkeleyerek mutfak şöminesinden çıkmıştı ancak mutfak masasının üzerindeki tıbbi yardım malzemeleri, iksirleri ve bir kaç muggle ilacını görünce anlamaz bir şekilde olduğu yerde durmuştu.

Etrafına biraz daha bakınarak ilerledi ortalıkta hiç tadilat varmış gibi bir hava yoktu. Sessiz adımlar ile mutfaktan çıkıp merdivenlere yöneldi.

Daha merdivenlerin bir kaç basamağına gelmişti ki kulağına gelen bazı eşya kırılma sesleri ile irkildi. Ne oluyordu?

Eli iç güdüsel olarak cübbesinin iç cebine gitti ancak asası yoktu, Sirius yaz başlarında sihir kullanmasın diye asasına el koymuştu ancak olsa bile ne yapabilirdi ki?

Daha 16 yaşındaydı ve okul dışında sihir kullanması yasal olarak yasaktı.

İçinde anlam vermediği bir korku bile olsa kütüphanenin olduğu kata kadar ilerledi.

Sesler şimdi daha yakındı üstelik bu seslere bir kaç bağırma sesi de eklenmişti.

Daisy ne yapması gerektiğini bilmeden olduğu yerde durdu.

Neler oluyordu? Geri gidip birilerine haber vermeli miydi yoksa bütün bu olanlardan annesi ve babasının haberi var mıydı? Hiç şüphesiz vardı. Sözde tadilatlarının sebebi şimdi açıklığa kavuşmuştu ama anlamadığı şeyler vardı tüm bu sesler neyin nesiydi, bu tıbbi yardım malzemeleri de neydi evlerinde kim vardı?

Daisy kafasındaki tüm bu sorularla birlikte içindeki korku ama ne de olsa benim evim başıma bir şey gelmez düşüncesiyle seslerin geldiği tarafa yöneldi. Bu seslerin sahiplerinin içinde olduğuna emin olduğu odanın kapısının önünde tereddütle durdu, sesler kesinlikle susmuyordu. Ne yapmalıydı?

Tereddütle durduğu kapının hızlıca açılıp çarpılmasıyla Daisy şaşkınlık ve korku karışımı duygularla iki adım gerileyip nefesini tuttu. Pekala böyle bir şey beklemiyordu. Odadan çıkan kişi gerçekten yakışıklı denebilecek bir yüze ancak aynı zamanda gerçekten zehir gibi bakışlarla dolu zümrüt yeşili gözlere sahipti. Yüzünde ufak tefek yaralar ve morluklar vardı. Aşağıdaki ilaçların onun için olduğu çok bariz belliydi. Bu kişiyle daha önce hiç karşılaşmadığına emindi ancak siması neden bilinmez ona tanıdık gelmişti.

Ve şu an daha önce hiç karşılaşmadığına emin olduğu kişinin zümrüt yeşili gözlerindeki nefret dolu bakışların sahibi olmuştu ancak nefret dolu bakışlarını çekipte ona küçümseyici bakışlar atarak sanki önemsiz bir böcekmiş gibi yanından geçip giderken Daisy sadece şaşkınlık dolu bakışlar ile arkasından bıraktığı boşluğa bakakalmıştı.

"Harry lütfen."

Odadan ileriye doğru gelen adım sesleri ve duyduğu tanıdık sesle bakışlarını boşluktan alıp odaya yönlendirdi. Lily ve James'i görmesiyle şaşkınlığı ikiye katlanırken onu gören iki kişinin de yüzlerinde şaşkınlık oluşmuştu. Pekala kimsenin böyle bir karşılaşma beklemediği aşikardı.

"Daisy?"

"Lily?"

Lily ve James'in tedirgin bakışları Daisy'nin üzerinde dolaşırken odaya şömiden girerek olayın atmosferini bozan iki kişinin sesi girdi.

"Hey çocuklar ben geldim! Gelmeden önce Bertie Botts'un binbir çeşit fasulyelerinden aldım belki Harry seviyordur diye."

"Tanrı aşkına Sirius bir şekerleme sevecek olsa Harry neden kalkıp tadı ne çıkacağı belli olmayan fasulyeleri sevsin sana dedim çikolatalı kurbağa alalım diye kesinlikle onu seviyordur."

"Hadi ama asıl olay da burada çikolata çikolatadır tadının ne olduğu bellidir ancak fasulyeleri öyle mi? Her an ağzına farklı bir tad gelebilir ve bunun bilinmezliğinin heyecanını yaşarsın sence de öyle değil mi Çat-" Ancak Sirius'un cümlesi odadaki atmosferi görüpte kapının önündeki kişiyle yarıda kaldı.

"Daisy!?"

Hem Sirius'un hem de Olivia'nın şaşkınlık dolu bakışları ve sesi onu bulunca Daisy'nin de aynı benzerlikteki şaşkın bakışları onları buldu odanın değişen atmosferine şaşkınlık hakim kalmıştı.

Bölüm sonu

3 yorum