**Bazı yerler yalnızca bir mekân değildir, bir hatıra olur.** Küçük bir çiçek dükkanı, tozlu sokakların içinde zamanın unuttuğu bir köşeydi. **Ve o dükkânın içindeki kadının, geçmişe dair anlatacak çok şeyi vardı.**
Eleanor, küçük dükkânında son çiçekleri yerleştirirken kapının hafifçe aralandığını duydu. **Bu ses ona yıllar öncesinden tanıdık geliyordu.**
Kapı açıldı. **İçeri, yüzünü unutmaması gereken ama asla görmek istemediği biri girdi.**
Jonathan.
Yıllar önce gitmişti. **Büyük şehre kaçmış, Eleanor’u burada bırakmıştı.** Ama şimdi geri dönmüştü.
*"Sana bir şey borçluyum."* diye fısıldadı Jonathan.
Eleanor gözlerini kaçırdı. **Bazı borçlar asla ödenmezdi.**
*"Artık önemli değil."* dedi, sesi titrek ama kesindi. *"Geç kaldın."*
Jonathan, küçük dükkâna bir kez daha baktı. **Burada her şey aynıydı, ama Eleanor’un gözlerinde o eski ışık yoktu.**
*"Geri dönmek istedim."* diye mırıldandı.
Eleanor hafifçe gülümsedi. **Buruk, ama sıcak bir gülümsemeydi.**
*"Bazı insanlar, en sevdiği çiçeğin solduğunu fark ettiğinde döner."*
Jonathan ne diyeceğini bilemedi. **Bazen hiçbir kelime yeterli olmaz.**
Ve o an, ikisi de biliyordu. **Artık birbirlerine ait değildiler.** Ama yine de Eleanor’un yüzünde, son kez sıcak bir tebessüm belirdi.
Bazı şeyler kaybedilir. **Ama bazen, kaybedilenler insana küçük bir huzur bırakır.**
---