İçeriğe geç

DARK HİKAYELER

Bölüm 2 · 2 dk okuma

DARK HİKAYELER

Bölüm 2

Yolların Ötesinde Sen Varsın

Gece, şehrin üzerine ağır bir örtü gibi çökmüş, sokak lambalarının soluk ışıkları kaldırım taşlarına düşüyordu. Telefonum avuçlarımda, parmaklarım ekranda dolanıyor, gelen mesajı bekliyordum. Saat farkı yine kendini hissettirmişti—burada gece olurken, onun yaşadığı yerde sabah yeni doğuyordu.

Uzak mesafe ilişkileri böyleydi işte. Saatler uyumsuz, zaman kavramı karmaşık, ama bir mesajla her şey anlam kazanıyordu.

Bir an titreyen ekran, beklediğim mesajı gösterdi:

**"Bugün seni daha fazla özledim."**

Gülümsedim. Özlemek… Uzun mesafe ilişkilerinde en çok hissedilen duygu buydu belki. Yanında olamamak, dokunamamak, bir anlık yüz yüze gelmenin bile bir hayal gibi olması. Ama yine de her mesaj, her görüntülü konuşma, mesafeyi biraz daha yakınlaştırıyordu.

Saat gece yarısını geçtiğinde, sesli arama geldi. Hemen açtım.

**"Bu saatte uyumadın mı hâlâ?"** dedi sesi yorgun ama tanıdık bir sıcaklıkla.

**"Seni bekledim."** dedim.

Birkaç saniye sessizlik oldu, sonra ikimiz de güldük. Konuşmalarımız her zaman böyleydi—basit ama anlamlı. Önemli olan kelimeler değil, hissettiklerimizdi.

O gece saatlerce konuştuk. Günlük şeyler, küçük detaylar… Yaşadığı şehirde hava nasıl, burada nasıl? Ne izledi, ne okudu, gün içinde neler hissetti? Mesafeler uzak olsa da, her şey ortak olmaya devam ediyordu.

Ama uzun mesafe ilişkileri sadece güzel anlardan ibaret değildi. Zor anlar da vardı.

Bazı günler, özlem o kadar yoğun olurdu ki, telefon ekranı bile yetmezdi. Dokunabilmek, sarılabilmek isterdim. Birlikte yürümek, gerçek dünyada yanında olmak… Ama yol uzun, bekleyiş zordu.

Bir keresinde, bu mesafe yüzünden neredeyse vazgeçecektik.

**"Bu kadar zor olmamalı."** demişti.

**"Ama biz böyle başladık, böyle devam etmeliyiz."** diye yanıtlamıştım.

Çünkü bazen uzaklık, sevgiyi test ederdi. Eğer gerçekten birbirimize bağlıysak, mesafeler sadece geçici bir durumdu. Ve biz buna inanıyorduk.

Sonunda gün geldi.

Aylar süren mesajlar, saat farkları, geceleri görüntülü konuşmalar… Hepsi bir buluşmaya hazırlanıyordu. Havaalanında beklerken, içimdeki heyecanı bastıramıyordum. Yıllarca ekrandan gördüğüm yüzü, gerçek hayatta görecektim.

Kapılar açıldı. Gelen yolcular arasından tanıdık bir siluet belirdi.

Göz göze geldiğimizde, tüm uzaklık anlamını yitirdi.

O an anladım ki, bazı mesafeler sadece fizikseldi. Gerçek bağlar ise, hiçbir zaman uzaklıktan etkilenmezdi.

Ve biz, tam da bunu başarmıştık.

---

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.