Karşımda kırklarının sonunda olan hafif göbekli kalın kaşlı çatık yüzlü benim saygı duyduğum
Boris Honey vardı deriden yapılmış dönen sandalyesinde oturmuş önünde birden fazla dosyalar vardı bende hemen karşısına oturmuş merakla diyeceklerini bekliyordum kapı tıklatıldı içeriye yirmili yaşlarında genç ve bir o kadarda çaylak bir erkek polis girdi elinde ki mavi dosyayı Şef Borisin önüne bırakıp çıktı bakışlarımı ondan ayırmadım dosyayı açtı ve bana o fotoğrafı yani Alexi gösterdi.
Demek cesedini bulmuşlardı onu öldüreli iki günü doldurmuştum.
"Ee, ben niye çağırdınız bayım?"dedim yüzümü soğuk tutmaya çalışıyordum ama başarıyordum da son derece soğuktum.
"İki gün önce senin kaldığın pansiyonun iki sokak ötesinde bir cinayet işlendi."dedi ve öksürdü yüz ifademi ölçmeye çalışıyordu.
"Ee benimle ne alakası var?"dedim sahte bir şaşkınlıkla.
"Ah elbette ki seninle bir alakası yok ama olay yeri ve onun çevresini sorgulamak bizim görevimiz morgana inanır mısın bu yıl ki kaçıncı cinayetimiz."dedi biliyordum yetmiş dokuz ve alexle seksen.
"Haberlerde bir kaç kere denk gelmiştim ve eğer yanılmıyorsam katilleri hala daha orta da yok öyle değil mi boris?"dedim başıyla onayladı oturduğum tekli koltuğa sırtımı bir az daha yasladım önümde ki sütlü çayımdan bir yudum aldım.
"Malesef hayır eğer kimse işinde oldukça iyi tek bir kanıt izi bile yok."dedi üzgün bir sesle işte istediğim yanıt ama bir az daha emin olmam gerekiyordu.
"Üzücüymüş beni niye buraya çağırdınız?"
"Kurban ve katil senin kaldığın pansiyonun oradan tam da senin camının önünden geçmişler belki bir şey görmüş olabilirsin diye sana da bir sormalıyım diye düşündüm."dedi tek bir solukta önünde ki bardaktan bir yudum su içti bacak bacak üstüne attım.
"Zaman dilim kaçtaydı? çünkü çok hareketli bir insanımda o zaman nerede olacağım belli olmaz."dedim ellerimi tahta başlıklara koyarak.
"Gece yarısı 3.00 de tam olarak."
"Malesef o gece o saatde uyuyordum şüpheli bir şeyde görmedim."dedim yüzümü asık tutarak rol konusunda bu kadar başarılı olmam beni her geçen gün şaşırtıyordu.
"Benim camın önünden geçtiğini nereden öğrendiniz?"dedim masaya doğru eğildi ne yaptığını anlamadığım için kşlarımı çattım.
"Aslında bunu söylemem yasak ama sana güveniyorum bir az daha yaklaş hah tamam böyle iyi Owen Robert ünlü dedektif bulmuş nasıl bulunduğu bilinmiyor aslında tüm kameralar gariptir o gece devre dışıydı ama o bulmuş."dedi boris şaşkınlığım kat kat artıyordu o gece tüm kameraları hecklemiştim.
"Peki katille ilgili bir delile rastlanmış mı?"
"Aslında sadece boy ve kilosu belli ama ben inanıyorum ki Owen bu işi çözer sana bir sır daha katilin bulunması yakındır."dedi.Ah hadi ama bunca zamandır ki işimi bir adamın bozmasına izin veremem.
"Gerçekten çok sevindim peik şuan nerelerde Owen?"dedim önümdeki masadan paltomu kucağıma koyarak.
"Yarın burada işe başlayacak ve bu sefer ki davayı o alacak artık katil düşünsün."dedi sahte bir tebessümle güldüm.
Bence o benden korkmalıydı ayağa kalktım borise veda ettim ve karakoldan ayrıldım anlaşılan dedektif beni epey uğraştıracaktı...
Devam Edecek... Kitap baş rol karekterimiz.









