İçeriğe geç

Dad or Daddy | Taekook

Bölüm 1 · 14 dk okuma

Dad or Daddy | Taekook

Bölüm 1

¹

jkookjeon: Bebeğime baba, bana babacık olacak yakışıklıları beklerim.

#baby #daddy

Yorumlar

x: nereye bekliyorsun güzel oğlan?

konum at geleyim.

y: tanrı, ikinize de baba olmamı istiyor

z: fahişeliğine bebeğini de alet etme

k: bebeğin gerçek babası mısın ?

w: çok güzelsin, bebek bize yük olur tatlım

e: dm'de bekliyorum hala yazmıyorsun

u: babacığın sana türlü cezalar verecek evlat 🔥

p: o bebeği niye yaptın?

q: yalarım seni

s: yorumlar iğrenç! haddinizi bilin!

--> u: adam davet postu atmış bize de yazmak düşer 🔥

ğ: gel babacığına yavrum 👅

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

"Tanrım ben ne yaptım?" Elimdeki telefona gelen bir ton mesaja baktıktan sonra telefonu yatağın üzerine fırlatıp göğsümde yatan bebeğimin yanağını okşadım.

"Eğlencesine attığım bir postun keşfete çıkacağını nereden bilebilirdim? Şimdi kaldırsam bile çoktan yayıldı ve bir sürü sıfatı kaymış sapık yazmaya başladı." Bebeğim, güzel kızım gözlerini kıpırdattığında sustum ve telefonuma uzanıp yeniden mesajlara baktım.

"Kim Taehyung," dedim fısıldayarak. En azından bir tanesi yakışıklıydı ve sarkıntılık etmeden bir mesaj yazmıştı. Dudaklarımı ısırıp düşünmeye başladım. Cevap vermek veya vermemek arasında turluyordum.

"Yazayım mı meleğim?" Hâlâ uyumakta olan kızıma seslendim. Beni şu an duymuyor, duysa bile anlamıyordu fakat konuşacak kimsem yoktu. Ne bir arkadaş, ne bir akraba...

Babam ve annem vefat edeli çok olmuştu, bir başıma bu zor dünyanın üstesinden gelmeye çalışırken yanımda sadece, bir gecelik zevkime kurban giden göğsümdeki bebeğim vardı.

"Bence babanın yeni birileriyle tanışma vakti geldi de geçiyor!" Heyecanla o adamın mesajını kabul ettim ve kalbim hızlanmaya başladı. Attığım gönderi pek normal sayılmazdı bu yüzden yazanlarda normal olamazdı lakin bu adam hiç sapık veya tehlikeli birine benzemiyordu. Çok yakışıklı bir model gibiydi.

Bebeğim karnımda kıpırdandığında telefonu yatağa geri koyup kollarım arasına aldım onu, "Babanın göğsü pek rahat değil ha?" Yanağını öptükten sonra kucağımdaki onu sarsmadan kalktım ve küçük, ucuz beşiğine yerleştirdim.

"Keşke sana daha güzel bir hayat sunabilseydim. Pembe tüllerle kaplı büyük bir beşik, renk renk kıyafetler ve oyuncaklar... Çok özür dilerim... Ama çalışacağım! İyi bir iş bulup tüm yaşamımı senin için harcayacağım güzel kızım..." Eğilip alnını öptükten sonra gözlerimin dolduğunu hissettim. Beşiğin kenarına çökerek yere oturdum.

"Lanet olası adam," dedim fısıldayarak. Deli gibi sarhoş olup tanımadığım biriyle yatmıştım. Bebeği doğurursam bana düzenli olarak para vereceğini söylemişti. Kabul etmiştim lakin doğumuma bile gelmemişti. Resmen ülkeyi terk edip beni ve bebeğimi kaderimize mahkûm etmişti.

"Sana hamile olduğumu öğrendiğim ilk andan beri hiçbir zaman aldırmayı düşünmedim. Biyolojik olarak diğer baban olacak it zaten bizi hak etmiyordu! Sarhoş aklımla bile onunla yatmamalıydım." Cümlemin sonuna küfürler eklediğimde ağzımı kapatıp kafamı beşiğin içine çevirdim. Mışıl mışıl uyuyordu meleğim, uykusuna çok düşkündü... Tıpkı benim gibiydi.

Yerden kalkıp yatağıma yüz üstü kendimi attıktan sonra aklıma o adamın mesajına görüldü attığım geldi ve hemen telefonumu alıp Instagram'ı açtım.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

kth

eğer bebeğinle yalnız yaşıyor ve yardıma ihtiyacınız varsa sizin için bir şeyler yapabilirim

tek başına bir bebeğe bakmak senin için oldukça zor olmalı

jkookjeon

öncelikle teşekkür ederim ama kendi başıma bebeğime bakabiliyorum

kth

sonunda cevap verdin|

ama sanırsam bebeğinin bir babaya ihtiyacı var

gönderinde paylaştığın gibi

veya senin

kth yazıyor...

jkookjeon

hayır

hayır

ben onu sadece eğlencesine atmıştım

zaten iki üç takipçim var

keşfete çıkabileceği hiç aklıma gelmemişti

kth

o hâlde neden hâlâ kaldırmadın?

jkookjeon

kaldırdım

az önce yani

kth

yine de yazan olacak öyle değil mi?

ortalıkta bir sürü sapık var

jkookjeon

sanırım onlarla başa çıkabilirim

kth

tek başına mı?

jkookjeon

ben hep tek başımaydım

kth

bebeğinin

diğer babası veya annesi

nerede?

evli değilsin|

hakkında boşanma davası da yok|

jkookjeon

babası da benim annesi de

kth

cevabını öğrenmek istediğim şey bu değildi

jkookjeon

onu ben doğurdum

beni hamile bırakan kişi de

bizi terk etti

ki zaten bir ilişkimiz yoktu

tek gecelik bir ilişkiydi

bunu neden söylüyorum ki?|

kth

şerefsizmiş

bebeğin kaç aylık?

jkookjeon

6 aylık

acaba bunları neden soruyorsun?

kth

sende cevaplıyorsun

jkookjeon

sorduğun için cevaplıyorum

tanrım|

kth

bu gönderiden sonra yazan kaç kişinin sorularını cevapladın?

jkookjeon

kimsenin sorularını cevaplamadım

çünkü kimsenin mesaj isteğini kabul etmedim

kth

benimkini niye kabul ettin?

jkookjeon

bilmiyorum tamam mı

diğerleri gibi sapık bir insan havası vermiyordun

fakat şimdi nedense sinirimi bozdun

sanırım seni de engelleyeceğim

kth

hayır dur

engelleme

jkookjeon

bana bir sebep ver o zaman

kth

bebeğine bakabiliyor musun?

yani maddiyat bakımından

sana bir iş teklifim olacaktı

şu an bir işte çalışmıyorsun|

jkookjeon

iş mi?|

söylediğiniz işin ne olduğuna bağlı

umarım altından saçma şeyler

çıkmaz|

kth

benim malikanemde

aşçı olarak çalışabilir misin?

jkookjeon

malikane?|

bir dakika...|

malikane mi?|

kth

aşçı arıyordum

dışarıdan yemek söylerim|

aşçıya ihtiyacım yok|

yoktu|

eğer yemek yapma konusunda kendine güveniyorsan

bunu düşünmeni isterim

jkookjeon

malikanen mi var

kth

:)|

evet

oldukça büyük

jkookjeon

sen

siz

her neyse

bayağı zengin olmalısın herhalde

holding sahibi falan

kth

mafya falan|

evet Kim Holding'in sahibiyim

jkookjeon

ne|

madem bir holdingin var

zenginsin

o zaman kendine

üst sınıf bir aşçı bulabilirsin

kth

ben sana yardımcı olmak istiyorum

bebeğine tek bakıyorsun

sana iyi miktarda para verebilirim

rahat geçinirsin

jkookjeon

bebeğime daha çok kıyafet ve oyuncak alabilirim belki|

veya güzel bir beşik|

zenginse bana iyi bir maaş verebilir|

sana neden güveneyim

beni evine

yani malikanene çağırıp yanlış şeyler yapmayacağın ne malum?

kth

asla yanlış bir şey yapmam|

senin gibi güzel birine|

minik bebeğine|

bana güvenebilirsin öyle biri değilim

ve ben tanınmış biriyim

dediğin yanlış şeyler beni lekeler

iş sözleşmesi imzalarsın

ve malikanemde tek çalışan sen olmayacaksın

temizlikçi ve bahçıvan da var

ayrıca güvenlikler

onlarda birer sözleşmeli çalışan

jkookjeon

hmmm|

iş fırsatı yalnızca ayağıma geldi o halde|

peki madem

o zaman yeni patronum sen olacaksın

kth

evet

kabul edersen yani

jkookjeon

elbette kabul edeceğim

eminim bana iyi bir maaş verirsin

yani verirsiniz

kth

istediğin kadarını|

elbette

jkookjeon

şey ama

bebeğimde yanımda olabilir mi

taşıma askısında durur

çok uslu bir kızdır

kth

tabii

senin yanında durması gerek

burada ona bakabilirsin

onun için en iyi mamalardan getirtirim

jkookjeon

ne|

ağlarım|

çok naziksiniz

teşekkürler

kth

bakıyorum da

sizli konuşmaya başladın

jkookjeon

artık patronum olacaksınız

bana yazan bir sapık olarak görmeyeceğim sizi

kth

amacım hiç öyle olmadı ama

neyse

yarın gelirsin

hem işe başlarsın

hemde burada kalmaya

jkookjeon

nasıl yani

orada kalmak derken

kth

çalışanlarımın odaları var

seninde olacak

yani bir düşün istersen

senin attığın bu gönderiden sonra emin ol seni bulmaya çalışacak iğrenç zihniyetler olacak

kapına falan bile dayanabilirler

ama kimse buraya gelemez

burada ihtiyacın olan her şey var

yemek ve barınma

istediğin zaman çıkar gezersin

yeter ki benim yemeğimi hazırla

jkookjeon

bu çok fazla|

ama haklı|

şimdiden bana evimin konumunu atmaya başlayanlar oldu ve giderek korkutucu oluyorlar|

ben

teşekkür ederim

gerçekten iyi biriymişsiniz

kth

ilk başta yazdığım gibi

tek başına bir bebeğe bakmak senin için oldukça zor olmalı

bu yüzden sana yardım ediyorum

sana ve bebeğine bulaşmalarını istemem

sonuçta gönderini gördüm

altındaki iğrenç yorumları da

buna sessiz kalamam

jkookjeon

ah kalbim|

çok teşekkür ederim

ben

ne zaman işe başlayayım

kth

eğer hazır olursan

yarın sabah seni almaya gelebilirim

jkookjeon

ne

sen mi

yani

siz mi

kendiniz

beni almaya

holding sahibi siz

kth

sevimli|

evet

yarın boşum

sizi alabilirim

bebeğinle bir de uzun yol çekmeni istemem

jkookjeon

uzun olacağını nereden biliyorsunuz

kth

hasiktir|

yani

malikanem şehirden uzak

tahminimce şehirde, seul'de oturuyorsun

jkookjeon

evet

buna hayır demem

yeniden teşekkürler

jkookjeon yazıyor...

jkookjeon çevrim içi

jkookjeon yazıyor...

jkookjeon

kızım ağlıyor gitmem gerek

yarın görüşürüz Bay Kim

size konum atarım

jkookjeon çevrim dışı

kth

görüşürüz güzel Jeon|

kth çevrim dışı

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

.

"Şş, bir şey yok, baban burada meleğim," Beşiğinden onu çıkarıp kucağımda sallamaya başladım.

"Hadi ama ağlama," Onu sallayarak yatağa oturdum ve terli saçlarını okşadım. "Üzerini değiştireyim, terlemişsin."

O kucağımdayken kalkıp dolaptan minik atlet ve tişörtlerinden çıkardım. Hâlâ ağlıyor, tişörtümü çekiştiriyordu. "Babanın sütü kalmadı meleğim, üzgünüm."

Yatağa tekrar oturup üzerini değiştirmeye başladım. Hemen değiştirmezsem teri soğur ve hasta olabilirdi. Temiz kıyafetlerini giydirdikten sonra komodinin üstünden kabın içindeki emziğini alıp ağzına götürdüm ve kaptığı gibi emmeye başladı. "Şimdi sana mama hazırlayalım, acıkmış olmalısın. Ah biliyor musun baban harika bir iş buldu! Buradan gidiyoruz... Bir malikanede kalacağız. Tabii küçük bir odamız olur muhtemelen... Ama sana en iyi mamalardan alırmış patronum, hani şu Kim Taehyung,"

O emziğini hızla emerek beni dinlerken her şeyi özet geçtikten sonra ayaklandım ve taşıma askısına onu koyup mutfağa giderek mamasını hazırlamaya koyuldum.

•

"Çok tatlı oldu benim güzel kızım!" Ufak tutamlarını taktığım çıt çıtlı pembe tokalar, giydirdiğim pembe elbisesiyle prenses olmuştu kızım. Ben ise sıradan mavi bir gömlek ve beyaz kumaş pantolon giymiştim. Fazla kıyafetimiz olmadığından orta boy bir bavula her şeyi sığdırmıştım. Oldukça heyecanlıydım, sebebini ise bilmiyordum.

Telefonuma baktığımda ondan gelen mesajı görüp daha da heyecanlandım. "Gelmiş ve bizi dışarıda bekliyormuş!" Kızımı karnıma astığım taşıma askısına koyduktan sonra bavulu çekmeye başladım. İşime yarayacak şeyleri almıştım. Beşik işini ise ona danışıp evimden getirtebilir mi, diye soracaktım.

Kapıyı açıp dışarı çıktığımda yola park edilmiş siyah range rover'ın kapısına dayanmış telefonuyla uğraşan onu görünce yutkundum. Uzaktan bile böyle çekici duruyorsa yanına gidince ne yapabileceğimi bilmiyordum. Instagram gönderilerinde pek fotoğrafı yoktu, tam inceleyememiştim ama yakışıklı olduğunu anlamıştım.

Kızım ağzında bir şeyler geveleyince, "Evet bence de çok ateşli," diyerek onu izlemeye devam ettim. Telefondan başını kaldırıp bakışlarını bize yönelttiğinde ikinci kez yutkundum ve kalbim hızlanmaya başladı. Tanrım, bu bakışlar da neyin nesiydi? Keskin ve derindi.

Telefonunu cebine koyup bahçe kapısından girdiğinde telaş yapıp arkamı döndüm ve evin kapısını kilitlemeye başladım.

"Selam, Jeon." Fazlasıyla erkeksi ve kadife çıkan bu ses tonu karşısında kendimi kaybedip anahtar dönmemesine rağmen çevirmeye çalışıyordum. Birkaç saniye sonra kendime gelip arkamı döndüğümde bize çok yaklaşmıştı. İki merdiven basamağı mesafemiz vardı.

"Oh- Bay Kim, selam," diyerek başımı eğdim ve yeniden yüzüne odaklandım. Esmer ten bir insana bu kadar fazla yakışamazdı, dedim. İnsan değil miydi yoksa? Yüzü de sert gözüküyordu. Sert ve özenle çizilmiş.

"İstersen bavulu ben taşıyabilirim." Elini bavuluma atıp tekerleklerle sürükleme ihtiyacı duymadan kaldırdığında gözlerimi kırpıştırdım. Vay! Güçlü patron.

Gözleri benim üzerimde usulca gezinirken göğsüme yaslanmış bebeğimin üzerine düştü ve dudakları gerilip, gülümseyerek kızıma bakmaya başladı. Bende başımı eğip kızıma baktığımda bir elini açıp kapayarak ona selam verdiğini gördüm.

"Ne kadar da şirinsin sen," diyerek elini kızıma yaklaştırdığında kızım, onun işaret parmağını kavrayıp kıkırdamaya başladı. Ah işte benim kızım! Yakışıklı heriflerden iyi anlıyor, benim gibi.

Esmer patronum, kızıma gülümsedikten sonra bakışlarını bana çevirdiğinde ona aynı gülümsemeyle karşılık verdim fakat bu bakışma tahminimden uzun sürmeye başladığında gerilmeye başladım ve kilitlenmiş bakışlarımızı çözüp arkasındaki arabaya baktım. Tanrı aşkına niye o kadar uzun süre bana gülümseyerek bakmıştı ki?!

Yavaşça geri çekildiğinde yeniden ona baktım ve gülüşünü sildiğini fark ettim. "Hadi gelin," dedi ve arkasını dönüp arabasına doğru ilerledi. Şu an oldukça tuhaftı. Malikanesi olan, holding sahibi patronum beni evimden almaya gelmişti! Beni! Alt tarafı bir aşçı olacaktım.

Bavulumu bagaja yerleştirdikten sonra bana döndü. "Kızını arka koltuktaki bebek koltuğuna koyabilirsin." Bu dediğiyle şaşırıp olduğum yerde kıpırdamadan durmaya başladım. Neden arabasında bebek koltuğu vardı?

Kaşlarım havalanıp dudaklarım aralandı. Tabii ki evli ve çocuklu olduğu için, dedim içimden. Bu düşüncelerim anlamsız bir şekilde içimi kötü yaparken onun arka kapıyı açmasıyla kendime geldim.

"Uzun bir yol olacak, kucağında rahat edemez diye bu koltuğu koymalarını söyledim." Kapıyı açık tutarak bana baktığında aralık dudaklarımı daha çok açtım ve ardından kapattım. Tanrım! Benim meleğim için koydurtmuş! İçim ferahlarken dudaklarımı birbirine bastırdım.

Esmer patronum çok iyiydi.

Bebeğimi oraya yerleştirdikten sonra burnuna öpücük kondurdum. Meleğimin yanına oturacaktım ki derin sesi buna engel oldu. "Sen de öne gelsene orası dar olmuştur artık."

"Ah, peki." Arabadan inip ön kapıyı açtım ve yanına oturup kemerimi taktım. Bir süre öne baktıktan sonra kızımı kontrol etmek için başımı çevirdiğim esnada esmer patronumun bakışlarının esiri oldum.

Kısık gözleri tenimi etkisi alırken göğsümdeki aptal sıkışmayı ve bakışlarını es geçip arka koltuklara, bebeğime, baktım. Halinden memnun bir şekilde bana gülümsediğinde rahat bir nefes alıp başımı geri çevirdim lakin onunla burun buruna gelmek kesinlikle hesabımda yoktu.

"Bebeğinin," dedi yüzüme nefesini vurarak ve ardından bakışlarının saniyelik de olsa dudaklarıma indiğini fark ettim. "Bebeğinin ismi ne?"

Yakınlıktan dolayı terlemeye başlarken, "Yuna," dedim. "Jeon Yuna."

"Hmm," dedikten sonra koyu irislerini üzerimden çekip arabayı çalıştırdığında hala aynı konumda kalıp nefeslerimi düzenledim. Ardından bakışlarım yeniden kızıma döndü ve bana kıkırdadığında gözlerimi kısıp ona baktım. Babasıyla alay ediyordu prenses.

Önüme dönüp yolu izleyeme başladım. Parmaklarımla oynuyor, ona bakma cesareti gösteremiyordum. Genel olarak gergin biriydim. Bazen hiç olmadık şeyler söyler, insanları şaşırtıp kendi hakkımda yanlış izlenimler verirdim. Rahat, vurdumduymaz biri olduğumu sanarlardı oysa ben çekingen ve telaşlı biriydim.

Ona bakmadan bakışlarımı arkaya çeviriyor, kızımı, Yuna'mı kontrol ediyordum. Heyecanla dışarıdaki ağaç ve binaları izliyordu. Bu onun ilk araba yolculuğuydu. Çantamdan emziğini çıkarıp ona uzattığımda hızla kapıp emmeye başladı. Bugün ona süt verebilirdim belki, diye düşündüm ve önüme döndüm.

"Gençsin," Arabada geçen sözsüz dakikaları bozduğunda ona döndüm. Yüzünde herhangi bir duygu yokmuşçasına arabayı kullanıyordu.

"Yirmi altı yaşındayım." dedim ve kemerle oynamaya başladım. Genç miydim bilmiyordum.

"Şimdi senin yaşında hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak isteyen yok." Bana bakmadan konuşumaya devam etti.

"Ona hamile kalmadan önce bende öyle düşünüyordum lakin öğrendiğim ilk andan beri içimde tarifi imkansız bir huzur bıraktı. Benim bebeğim, yanımda olacak biri diye düşündüm. Onu çok seviyorum, o benim bu hayatta tutanacak tek dalım." Başımı arkaya çevirip yeniden baktım bebeğime, her şeyime.

"Siz kaç yaşındasınız?" Başımı çevirip yeniden ona baktım. Bana genç diyordu halbuki kendisi de gayet genç gözüküyordu.

"Otuz iki," dedikten sonra göz ucuyla bana baktı. Bence hâlâ gençti.

"Sizin var mı?" Gözlerimi bir an bile ondan ayırmadan sordum. Gerçekten fazlasıyla hoş bir yüzü vardı, bakmadan duramıyordum.

"Neyim var mı?"

"Bebeğiniz... Ya da ne bileyim aileniz, eşiniz veya sevgiliniz?" Sondakileri nedense istemiyor gibiydim.

"Yok," dedi tok sesiyle ve kırmızı ışıkta durduk. Hayran bakışlarıma döndüğünde dudaklarımı birbirine bastırıp gözlerinden kaçtım. Kesik bir nefes sesi duyduğumda ise yanağımın içini ısırmaya başladım.

Gerçekten dediği gibi uzun bir yolculuktu fakat Yuna asla beni yormamıştı. Bir kez bile mızmızlanmamış, yolu izleyip durmuştu.

"Geldik," demişti ama ben zaten dev demir kapının açılmasından geldiğimizi anlamış, Yuna ile ilgilendiğimden malikaneyi tam olarak görememiştim. Kapı açılıp içeri girdiğinde iki yanda duran süslü çeşmelere, yapay çalılardan oluşan heykellere bakıyor ve beyaz duvarlı görkemli evine bakıyordum. Cidden fazla zenginliğinin haddi hesabı yoktu. Acaba parayla dolu bir havuzu var mıydı?

Arabayı park edip durduğunda bir anda kapım açıldı ve takım elbiseli, güneş gözlüklü bir adam kapıyı tamamen açıp durmuştu. Ne olduğunu anlamayıp esmer patronuma baktığımda onda da aynı durum geçerliydi.

"Hoş geldiniz efendim," Çalışanları olduğunu anlayıp arabadan indiğimde o da indi ve bu ciddi adamlara göz ucuyla baktım. Esmer patronumun yüzünün aldığı katı hâle şaşırırken iki adama döndüm fakat ikisininde başı öne eğikti. Ne yani buradaki çalışanlara tavrı böyle miydi?

Bir süre onlara baktıktan sonra bebeğimi almak için arka kapıyı açıp Yuna'ya uzandığımda esmer patronumun da benimle aynı anda bebeğime uzandığını fark ettim ve bir anda ikimiz de durup birbirimize baktık. Ne ara kapıyı açmıştı anlamamıştım. Kaşlarımı çatıp bebek koltuğunun kemerini açmaya çalıştım lakin açamayınca aracın içine girip yanına oturdum ve yeniden denedim.

"Açılmıyor mu?" deyip o da diğer tarafa oturduğunda başımla onayladım. Bir anda ellerimin üzerine kendi ellerini getirdiğinde irkilip geri çekildim. Kemeri kendisi açmaya çalışırken onu izliyordum. Yuna da tıpkı benim gibi ona bakıyordu.

Metalik bir ses gelip açıldığında, "Ah, oldu." dedi ve ellerini çekti. Bedeni bana dönük bir şekildeyken gülümsedim. Bebeğime uzanıp yerinden çıkaracak iken yüzüme yaklaştığında durup ona baktım. Yuna'nın koltuk altlarından tutarak ona bakıyordum. Yüzü bize yaklaştığında nefesimi tutup ona baktım ve ardından dudaklarını aralayıp konuştu.

"Çok güzel kokuyorsunuz, arabam sizin kokunuzla doldu."

___

bölüm sonu

burasını hiç beğenmedim... text kısmını düzenlemekle uğraşmak istemiyorum...

yeniden mpreg bir fic ile sizlerleyim!

ve ben mpreg yazınca artı şeyler de ekliyorum, ctn okuyanlar bilir

bilmenizi isterim ki kadınlarda hamilelikte hormonlar uyarıldığı için süt oluşuyor ve düşündüm ki eğer bir erkek de hamile kalabiliyor ise neden sütü olmasın? aynı hormon onlarda da var sonuçta

fakat bunu, "oha kadın yaptın iyice," diye algılayan olabilir. çok absürt, biz ficlerde erkeği hamile bırakıyoruz, süt oluşumu mu kadınlaştırmak oluyor? üstelik bu daha az anormal iken...

ayrıca birkaç omegaverse manhwada omegaların sütü olduğunu görmüştüm

fakat fic mpreg, hadi şuna bir açıklama getirelim

erkeklerde de süt bezi var!

erkeklerde süt üretebilir ancak bu üretim onların vücudunda "anormallik" olara

k kabul edilir. en yaygın neden hipofiz bezinde oluşan ve prolaktin (aşağıda hormonu tanımladım) salgılayan tümördür. yüksek tansiyon ilaçları ya da prostat kanseri hastalarında tercih edilen hormonal tedavilerden dolayı da erkek vücudu süt üretebilir. hormon dengesini ciddi biçimde sarsacak aşırı açlık da (savaş esirlerinde görülmüştür) buna sebep olabilmektedir.

|LTH(Lüteotropik hormon, prolaktin): Annelik iç güdüsünün oluşmasını ve süt bezi üretimini uyarır.

|Oksitosin: Doğum sonrası süt salgılanmasını uyarır.

oy vermeyi unutmayın güzeller

💗

sera

Bölüm sonu

13 yorum

  • discord.gg/yazarlaransiklopedisi Merhaba🌺2100+ üyeye sahip yazar ve okur topluluğu adına buradayım. Sizi Discord'ta sohbet eğlence,oyun,kitap,eleştiri temelli "Yazarlar Ansiklopedisi" isimli, tüm gün aktifliğini koruyan sunucumuza davet ediyorum.Sunucumuzda özenle seçilmiş yazarlar ve okurların içinde sizi de görmeye mutlu oluruz.Sunucumuz keşfedilmemiş ve gelişmekte olan yazar ve nitelikli okurlardan oluşuyor.Haftanın beş günü sırayla bir yazarın kitabının üç bölümü okunur yorumlanır,sunucuda isteğe bağlı iki tur vardır "eleştiri ve destek"turları,eleştiri turunda yazarın nerede eksiği olduğunu ve nerede iyi olduğunu söylüyoruz.Destek turu ise fazla vakti olmayan,sınavlara  hazırlanan üyelerimiz içindir.Bu turda okuma zorunlu değildir ve görevleri fazla zaman almayan görevlerdir. Etkileşimi az olan yazarlar için en iyi koşulları oluşturmaya çalışıyoruz.Sunucumuzda yarışmalar düzenliyor,bu yarışmaları kazananlara yorum,vote gibi ödüller veriyoruz.Sunucuda etkinlikler hazırlıyoruz.Bundan başka sunucumuzda ayın yazarı yarışmasıda geçirilmekte ve kazanana yorum vote ödülleri verilmektedir. Daha fazla bilgi için yazabilirsiniz Gruptan da bahsedeyim.Şu an 2100+ üyeye sahip her daim aktif. Sunucumuzda 13 yaşından 45 yaşına kadar her yaştan yazar ve misafir üye var .Neredeyse her gün sosyalleşme etkinlikleri yapıyoruz.Bunlar role play, tiyatro gibi etkinlikler.Farklı oyun etkinlikleri kanallarımızda ise üyelerle birlikte mafya,vampir köylü,cinayet çözme gibi oyunlar da oynuyoruz.Eğlence için owo,satranç,kelime türetmece,adam asmaca gibi oyunlar da var.Her gece üyeler seslide toplanarak müzik dinliyor. Sunucumuza girmek için burada yukarıdaki kısa linki (discord.gg/yazarlaransiklopedisi)oluşturup kopyalayın.Sonra Googleye yapıştırıp aratarak çıkan linkin üzerine tıklayarak dahil olun.Nasıl yapacağınızı anlamasanız yazıp sorabilirsiniz. Unutmayın bu linkin süresi asla geçmiyor ve her zaman dahil olabilirsiniz. Linke panomdandan da tıklayarabilirsiniz.

  • Burası sarmıyor ya wattpad ortamını özledim

    2Yanıt
  • Wattpad kapandığından beri fic yoksunluğu çekiyorum Allah razı olsun valla wattpad açılırsa oradanda okicam👍

  • Keşke wattpad geri gelse, bu kitabı oradan okumayı çok isterdim