
jkookjeon: Bebeğime baba, bana babacık olacak yakışıklıları beklerim.
#baby #daddy
Yorumlar
x: nereye bekliyorsun güzel oğlan?
konum at geleyim.
y: tanrı, ikinize de baba olmamı istiyor
z: fahişeliğine bebeğini de alet etme
k: bebeğin gerçek babası mısın ?
w: çok güzelsin, bebek bize yük olur tatlım
e: dm'de bekliyorum hala yazmıyorsun
u: babacığın sana türlü cezalar verecek evlat 🔥
p: o bebeği niye yaptın?
q: yalarım seni
s: yorumlar iğrenç! haddinizi bilin!
--> u: adam davet postu atmış bize de yazmak düşer 🔥
ğ: gel babacığına yavrum 👅
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
"Tanrım ben ne yaptım?" Elimdeki telefona gelen bir ton mesaja baktıktan sonra telefonu yatağın üzerine fırlatıp göğsümde yatan bebeğimin yanağını okşadım.
"Eğlencesine attığım bir postun keşfete çıkacağını nereden bilebilirdim? Şimdi kaldırsam bile çoktan yayıldı ve bir sürü sıfatı kaymış sapık yazmaya başladı." Bebeğim, güzel kızım gözlerini kıpırdattığında sustum ve telefonuma uzanıp yeniden mesajlara baktım.
"Kim Taehyung," dedim fısıldayarak. En azından bir tanesi yakışıklıydı ve sarkıntılık etmeden bir mesaj yazmıştı. Dudaklarımı ısırıp düşünmeye başladım. Cevap vermek veya vermemek arasında turluyordum.
"Yazayım mı meleğim?" Hâlâ uyumakta olan kızıma seslendim. Beni şu an duymuyor, duysa bile anlamıyordu fakat konuşacak kimsem yoktu. Ne bir arkadaş, ne bir akraba...
Babam ve annem vefat edeli çok olmuştu, bir başıma bu zor dünyanın üstesinden gelmeye çalışırken yanımda sadece, bir gecelik zevkime kurban giden göğsümdeki bebeğim vardı.
"Bence babanın yeni birileriyle tanışma vakti geldi de geçiyor!" Heyecanla o adamın mesajını kabul ettim ve kalbim hızlanmaya başladı. Attığım gönderi pek normal sayılmazdı bu yüzden yazanlarda normal olamazdı lakin bu adam hiç sapık veya tehlikeli birine benzemiyordu. Çok yakışıklı bir model gibiydi.
Bebeğim karnımda kıpırdandığında telefonu yatağa geri koyup kollarım arasına aldım onu, "Babanın göğsü pek rahat değil ha?" Yanağını öptükten sonra kucağımdaki onu sarsmadan kalktım ve küçük, ucuz beşiğine yerleştirdim.
"Keşke sana daha güzel bir hayat sunabilseydim. Pembe tüllerle kaplı büyük bir beşik, renk renk kıyafetler ve oyuncaklar... Çok özür dilerim... Ama çalışacağım! İyi bir iş bulup tüm yaşamımı senin için harcayacağım güzel kızım..." Eğilip alnını öptükten sonra gözlerimin dolduğunu hissettim. Beşiğin kenarına çökerek yere oturdum.
"Lanet olası adam," dedim fısıldayarak. Deli gibi sarhoş olup tanımadığım biriyle yatmıştım. Bebeği doğurursam bana düzenli olarak para vereceğini söylemişti. Kabul etmiştim lakin doğumuma bile gelmemişti. Resmen ülkeyi terk edip beni ve bebeğimi kaderimize mahkûm etmişti.
"Sana hamile olduğumu öğrendiğim ilk andan beri hiçbir zaman aldırmayı düşünmedim. Biyolojik olarak diğer baban olacak it zaten bizi hak etmiyordu! Sarhoş aklımla bile onunla yatmamalıydım." Cümlemin sonuna küfürler eklediğimde ağzımı kapatıp kafamı beşiğin içine çevirdim. Mışıl mışıl uyuyordu meleğim, uykusuna çok düşkündü... Tıpkı benim gibiydi.
Yerden kalkıp yatağıma yüz üstü kendimi attıktan sonra aklıma o adamın mesajına görüldü attığım geldi ve hemen telefonumu alıp Instagram'ı açtım.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
kth
eğer bebeğinle yalnız yaşıyor ve yardıma ihtiyacınız varsa sizin için bir şeyler yapabilirim
tek başına bir bebeğe bakmak senin için oldukça zor olmalı
jkookjeon
öncelikle teşekkür ederim ama kendi başıma bebeğime bakabiliyorum
kth
sonunda cevap verdin|
ama sanırsam bebeğinin bir babaya ihtiyacı var
gönderinde paylaştığın gibi
veya senin
kth yazıyor...
jkookjeon
hayır
hayır
ben onu sadece eğlencesine atmıştım
zaten iki üç takipçim var
keşfete çıkabileceği hiç aklıma gelmemişti
kth
o hâlde neden hâlâ kaldırmadın?
jkookjeon
kaldırdım
az önce yani
kth
yine de yazan olacak öyle değil mi?
ortalıkta bir sürü sapık var
jkookjeon
sanırım onlarla başa çıkabilirim
kth
tek başına mı?
jkookjeon
ben hep tek başımaydım
kth
bebeğinin
diğer babası veya annesi
nerede?
evli değilsin|
hakkında boşanma davası da yok|
jkookjeon
babası da benim annesi de
kth
cevabını öğrenmek istediğim şey bu değildi
jkookjeon
onu ben doğurdum
beni hamile bırakan kişi de
bizi terk etti
ki zaten bir ilişkimiz yoktu
tek gecelik bir ilişkiydi
bunu neden söylüyorum ki?|
kth
şerefsizmiş
bebeğin kaç aylık?
jkookjeon
6 aylık
acaba bunları neden soruyorsun?
kth
sende cevaplıyorsun
jkookjeon
sorduğun için cevaplıyorum
tanrım|
kth
bu gönderiden sonra yazan kaç kişinin sorularını cevapladın?
jkookjeon
kimsenin sorularını cevaplamadım
çünkü kimsenin mesaj isteğini kabul etmedim
kth
benimkini niye kabul ettin?
jkookjeon
bilmiyorum tamam mı
diğerleri gibi sapık bir insan havası vermiyordun
fakat şimdi nedense sinirimi bozdun
sanırım seni de engelleyeceğim
kth
hayır dur
engelleme
jkookjeon
bana bir sebep ver o zaman
kth
bebeğine bakabiliyor musun?
yani maddiyat bakımından
sana bir iş teklifim olacaktı
şu an bir işte çalışmıyorsun|
jkookjeon
iş mi?|
söylediğiniz işin ne olduğuna bağlı
umarım altından saçma şeyler
çıkmaz|
kth
benim malikanemde
aşçı olarak çalışabilir misin?
jkookjeon
malikane?|
bir dakika...|
malikane mi?|
kth
aşçı arıyordum
dışarıdan yemek söylerim|
aşçıya ihtiyacım yok|
yoktu|
eğer yemek yapma konusunda kendine güveniyorsan
bunu düşünmeni isterim
jkookjeon
malikanen mi var
kth
:)|
evet
oldukça büyük
jkookjeon
sen
siz
her neyse
bayağı zengin olmalısın herhalde
holding sahibi falan
kth
mafya falan|
evet Kim Holding'in sahibiyim
jkookjeon
ne|
madem bir holdingin var
zenginsin
o zaman kendine
üst sınıf bir aşçı bulabilirsin
kth
ben sana yardımcı olmak istiyorum
bebeğine tek bakıyorsun
sana iyi miktarda para verebilirim
rahat geçinirsin
jkookjeon
bebeğime daha çok kıyafet ve oyuncak alabilirim belki|
veya güzel bir beşik|
zenginse bana iyi bir maaş verebilir|
sana neden güveneyim
beni evine
yani malikanene çağırıp yanlış şeyler yapmayacağın ne malum?
kth
asla yanlış bir şey yapmam|
senin gibi güzel birine|
minik bebeğine|
bana güvenebilirsin öyle biri değilim
ve ben tanınmış biriyim
dediğin yanlış şeyler beni lekeler
iş sözleşmesi imzalarsın
ve malikanemde tek çalışan sen olmayacaksın
temizlikçi ve bahçıvan da var
ayrıca güvenlikler
onlarda birer sözleşmeli çalışan
jkookjeon
hmmm|
iş fırsatı yalnızca ayağıma geldi o halde|
peki madem
o zaman yeni patronum sen olacaksın
kth
evet
kabul edersen yani
jkookjeon
elbette kabul edeceğim
eminim bana iyi bir maaş verirsin
yani verirsiniz
kth
istediğin kadarını|
elbette
jkookjeon
şey ama
bebeğimde yanımda olabilir mi
taşıma askısında durur
çok uslu bir kızdır
kth
tabii
senin yanında durması gerek
burada ona bakabilirsin
onun için en iyi mamalardan getirtirim
jkookjeon
ne|
ağlarım|
çok naziksiniz
teşekkürler
kth
bakıyorum da
sizli konuşmaya başladın
jkookjeon
artık patronum olacaksınız
bana yazan bir sapık olarak görmeyeceğim sizi
kth
amacım hiç öyle olmadı ama
neyse
yarın gelirsin
hem işe başlarsın
hemde burada kalmaya
jkookjeon
nasıl yani
orada kalmak derken
kth
çalışanlarımın odaları var
seninde olacak
yani bir düşün istersen
senin attığın bu gönderiden sonra emin ol seni bulmaya çalışacak iğrenç zihniyetler olacak
kapına falan bile dayanabilirler
ama kimse buraya gelemez
burada ihtiyacın olan her şey var
yemek ve barınma
istediğin zaman çıkar gezersin
yeter ki benim yemeğimi hazırla
jkookjeon
bu çok fazla|
ama haklı|
şimdiden bana evimin konumunu atmaya başlayanlar oldu ve giderek korkutucu oluyorlar|
ben
teşekkür ederim
gerçekten iyi biriymişsiniz
kth
ilk başta yazdığım gibi
tek başına bir bebeğe bakmak senin için oldukça zor olmalı
bu yüzden sana yardım ediyorum
sana ve bebeğine bulaşmalarını istemem
sonuçta gönderini gördüm
altındaki iğrenç yorumları da
buna sessiz kalamam
jkookjeon
ah kalbim|
çok teşekkür ederim
ben
ne zaman işe başlayayım
kth
eğer hazır olursan
yarın sabah seni almaya gelebilirim
jkookjeon
ne
sen mi
yani
siz mi
kendiniz
beni almaya
holding sahibi siz
kth
sevimli|
evet
yarın boşum
sizi alabilirim
bebeğinle bir de uzun yol çekmeni istemem
jkookjeon
uzun olacağını nereden biliyorsunuz
kth
hasiktir|
yani
malikanem şehirden uzak
tahminimce şehirde, seul'de oturuyorsun
jkookjeon
evet
buna hayır demem
yeniden teşekkürler
jkookjeon yazıyor...
jkookjeon çevrim içi
jkookjeon yazıyor...
jkookjeon
kızım ağlıyor gitmem gerek
yarın görüşürüz Bay Kim
size konum atarım
jkookjeon çevrim dışı
kth
görüşürüz güzel Jeon|
kth çevrim dışı
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
.
"Şş, bir şey yok, baban burada meleğim," Beşiğinden onu çıkarıp kucağımda sallamaya başladım.
"Hadi ama ağlama," Onu sallayarak yatağa oturdum ve terli saçlarını okşadım. "Üzerini değiştireyim, terlemişsin."
O kucağımdayken kalkıp dolaptan minik atlet ve tişörtlerinden çıkardım. Hâlâ ağlıyor, tişörtümü çekiştiriyordu. "Babanın sütü kalmadı meleğim, üzgünüm."
Yatağa tekrar oturup üzerini değiştirmeye başladım. Hemen değiştirmezsem teri soğur ve hasta olabilirdi. Temiz kıyafetlerini giydirdikten sonra komodinin üstünden kabın içindeki emziğini alıp ağzına götürdüm ve kaptığı gibi emmeye başladı. "Şimdi sana mama hazırlayalım, acıkmış olmalısın. Ah biliyor musun baban harika bir iş buldu! Buradan gidiyoruz... Bir malikanede kalacağız. Tabii küçük bir odamız olur muhtemelen... Ama sana en iyi mamalardan alırmış patronum, hani şu Kim Taehyung,"
O emziğini hızla emerek beni dinlerken her şeyi özet geçtikten sonra ayaklandım ve taşıma askısına onu koyup mutfağa giderek mamasını hazırlamaya koyuldum.
•
"Çok tatlı oldu benim güzel kızım!" Ufak tutamlarını taktığım çıt çıtlı pembe tokalar, giydirdiğim pembe elbisesiyle prenses olmuştu kızım. Ben ise sıradan mavi bir gömlek ve beyaz kumaş pantolon giymiştim. Fazla kıyafetimiz olmadığından orta boy bir bavula her şeyi sığdırmıştım. Oldukça heyecanlıydım, sebebini ise bilmiyordum.
Telefonuma baktığımda ondan gelen mesajı görüp daha da heyecanlandım. "Gelmiş ve bizi dışarıda bekliyormuş!" Kızımı karnıma astığım taşıma askısına koyduktan sonra bavulu çekmeye başladım. İşime yarayacak şeyleri almıştım. Beşik işini ise ona danışıp evimden getirtebilir mi, diye soracaktım.
Kapıyı açıp dışarı çıktığımda yola park edilmiş siyah range rover'ın kapısına dayanmış telefonuyla uğraşan onu görünce yutkundum. Uzaktan bile böyle çekici duruyorsa yanına gidince ne yapabileceğimi bilmiyordum. Instagram gönderilerinde pek fotoğrafı yoktu, tam inceleyememiştim ama yakışıklı olduğunu anlamıştım.
Kızım ağzında bir şeyler geveleyince, "Evet bence de çok ateşli," diyerek onu izlemeye devam ettim. Telefondan başını kaldırıp bakışlarını bize yönelttiğinde ikinci kez yutkundum ve kalbim hızlanmaya başladı. Tanrım, bu bakışlar da neyin nesiydi? Keskin ve derindi.
Telefonunu cebine koyup bahçe kapısından girdiğinde telaş yapıp arkamı döndüm ve evin kapısını kilitlemeye başladım.
"Selam, Jeon." Fazlasıyla erkeksi ve kadife çıkan bu ses tonu karşısında kendimi kaybedip anahtar dönmemesine rağmen çevirmeye çalışıyordum. Birkaç saniye sonra kendime gelip arkamı döndüğümde bize çok yaklaşmıştı. İki merdiven basamağı mesafemiz vardı.
"Oh- Bay Kim, selam," diyerek başımı eğdim ve yeniden yüzüne odaklandım. Esmer ten bir insana bu kadar fazla yakışamazdı, dedim. İnsan değil miydi yoksa? Yüzü de sert gözüküyordu. Sert ve özenle çizilmiş.
"İstersen bavulu ben taşıyabilirim." Elini bavuluma atıp tekerleklerle sürükleme ihtiyacı duymadan kaldırdığında gözlerimi kırpıştırdım. Vay! Güçlü patron.
Gözleri benim üzerimde usulca gezinirken göğsüme yaslanmış bebeğimin üzerine düştü ve dudakları gerilip, gülümseyerek kızıma bakmaya başladı. Bende başımı eğip kızıma baktığımda bir elini açıp kapayarak ona selam verdiğini gördüm.
"Ne kadar da şirinsin sen," diyerek elini kızıma yaklaştırdığında kızım, onun işaret parmağını kavrayıp kıkırdamaya başladı. Ah işte benim kızım! Yakışıklı heriflerden iyi anlıyor, benim gibi.
Esmer patronum, kızıma gülümsedikten sonra bakışlarını bana çevirdiğinde ona aynı gülümsemeyle karşılık verdim fakat bu bakışma tahminimden uzun sürmeye başladığında gerilmeye başladım ve kilitlenmiş bakışlarımızı çözüp arkasındaki arabaya baktım. Tanrı aşkına niye o kadar uzun süre bana gülümseyerek bakmıştı ki?!
Yavaşça geri çekildiğinde yeniden ona baktım ve gülüşünü sildiğini fark ettim. "Hadi gelin," dedi ve arkasını dönüp arabasına doğru ilerledi. Şu an oldukça tuhaftı. Malikanesi olan, holding sahibi patronum beni evimden almaya gelmişti! Beni! Alt tarafı bir aşçı olacaktım.
Bavulumu bagaja yerleştirdikten sonra bana döndü. "Kızını arka koltuktaki bebek koltuğuna koyabilirsin." Bu dediğiyle şaşırıp olduğum yerde kıpırdamadan durmaya başladım. Neden arabasında bebek koltuğu vardı?
Kaşlarım havalanıp dudaklarım aralandı. Tabii ki evli ve çocuklu olduğu için, dedim içimden. Bu düşüncelerim anlamsız bir şekilde içimi kötü yaparken onun arka kapıyı açmasıyla kendime geldim.
"Uzun bir yol olacak, kucağında rahat edemez diye bu koltuğu koymalarını söyledim." Kapıyı açık tutarak bana baktığında aralık dudaklarımı daha çok açtım ve ardından kapattım. Tanrım! Benim meleğim için koydurtmuş! İçim ferahlarken dudaklarımı birbirine bastırdım.
Esmer patronum çok iyiydi.
Bebeğimi oraya yerleştirdikten sonra burnuna öpücük kondurdum. Meleğimin yanına oturacaktım ki derin sesi buna engel oldu. "Sen de öne gelsene orası dar olmuştur artık."
"Ah, peki." Arabadan inip ön kapıyı açtım ve yanına oturup kemerimi taktım. Bir süre öne baktıktan sonra kızımı kontrol etmek için başımı çevirdiğim esnada esmer patronumun bakışlarının esiri oldum.
Kısık gözleri tenimi etkisi alırken göğsümdeki aptal sıkışmayı ve bakışlarını es geçip arka koltuklara, bebeğime, baktım. Halinden memnun bir şekilde bana gülümsediğinde rahat bir nefes alıp başımı geri çevirdim lakin onunla burun buruna gelmek kesinlikle hesabımda yoktu.
"Bebeğinin," dedi yüzüme nefesini vurarak ve ardından bakışlarının saniyelik de olsa dudaklarıma indiğini fark ettim. "Bebeğinin ismi ne?"
Yakınlıktan dolayı terlemeye başlarken, "Yuna," dedim. "Jeon Yuna."
"Hmm," dedikten sonra koyu irislerini üzerimden çekip arabayı çalıştırdığında hala aynı konumda kalıp nefeslerimi düzenledim. Ardından bakışlarım yeniden kızıma döndü ve bana kıkırdadığında gözlerimi kısıp ona baktım. Babasıyla alay ediyordu prenses.
Önüme dönüp yolu izleyeme başladım. Parmaklarımla oynuyor, ona bakma cesareti gösteremiyordum. Genel olarak gergin biriydim. Bazen hiç olmadık şeyler söyler, insanları şaşırtıp kendi hakkımda yanlış izlenimler verirdim. Rahat, vurdumduymaz biri olduğumu sanarlardı oysa ben çekingen ve telaşlı biriydim.
Ona bakmadan bakışlarımı arkaya çeviriyor, kızımı, Yuna'mı kontrol ediyordum. Heyecanla dışarıdaki ağaç ve binaları izliyordu. Bu onun ilk araba yolculuğuydu. Çantamdan emziğini çıkarıp ona uzattığımda hızla kapıp emmeye başladı. Bugün ona süt verebilirdim belki, diye düşündüm ve önüme döndüm.
"Gençsin," Arabada geçen sözsüz dakikaları bozduğunda ona döndüm. Yüzünde herhangi bir duygu yokmuşçasına arabayı kullanıyordu.
"Yirmi altı yaşındayım." dedim ve kemerle oynamaya başladım. Genç miydim bilmiyordum.
"Şimdi senin yaşında hamile kalmak veya çocuk sahibi olmak isteyen yok." Bana bakmadan konuşumaya devam etti.
"Ona hamile kalmadan önce bende öyle düşünüyordum lakin öğrendiğim ilk andan beri içimde tarifi imkansız bir huzur bıraktı. Benim bebeğim, yanımda olacak biri diye düşündüm. Onu çok seviyorum, o benim bu hayatta tutanacak tek dalım." Başımı arkaya çevirip yeniden baktım bebeğime, her şeyime.
"Siz kaç yaşındasınız?" Başımı çevirip yeniden ona baktım. Bana genç diyordu halbuki kendisi de gayet genç gözüküyordu.
"Otuz iki," dedikten sonra göz ucuyla bana baktı. Bence hâlâ gençti.
"Sizin var mı?" Gözlerimi bir an bile ondan ayırmadan sordum. Gerçekten fazlasıyla hoş bir yüzü vardı, bakmadan duramıyordum.
"Neyim var mı?"
"Bebeğiniz... Ya da ne bileyim aileniz, eşiniz veya sevgiliniz?" Sondakileri nedense istemiyor gibiydim.
"Yok," dedi tok sesiyle ve kırmızı ışıkta durduk. Hayran bakışlarıma döndüğünde dudaklarımı birbirine bastırıp gözlerinden kaçtım. Kesik bir nefes sesi duyduğumda ise yanağımın içini ısırmaya başladım.
Gerçekten dediği gibi uzun bir yolculuktu fakat Yuna asla beni yormamıştı. Bir kez bile mızmızlanmamış, yolu izleyip durmuştu.
"Geldik," demişti ama ben zaten dev demir kapının açılmasından geldiğimizi anlamış, Yuna ile ilgilendiğimden malikaneyi tam olarak görememiştim. Kapı açılıp içeri girdiğinde iki yanda duran süslü çeşmelere, yapay çalılardan oluşan heykellere bakıyor ve beyaz duvarlı görkemli evine bakıyordum. Cidden fazla zenginliğinin haddi hesabı yoktu. Acaba parayla dolu bir havuzu var mıydı?
Arabayı park edip durduğunda bir anda kapım açıldı ve takım elbiseli, güneş gözlüklü bir adam kapıyı tamamen açıp durmuştu. Ne olduğunu anlamayıp esmer patronuma baktığımda onda da aynı durum geçerliydi.
"Hoş geldiniz efendim," Çalışanları olduğunu anlayıp arabadan indiğimde o da indi ve bu ciddi adamlara göz ucuyla baktım. Esmer patronumun yüzünün aldığı katı hâle şaşırırken iki adama döndüm fakat ikisininde başı öne eğikti. Ne yani buradaki çalışanlara tavrı böyle miydi?
Bir süre onlara baktıktan sonra bebeğimi almak için arka kapıyı açıp Yuna'ya uzandığımda esmer patronumun da benimle aynı anda bebeğime uzandığını fark ettim ve bir anda ikimiz de durup birbirimize baktık. Ne ara kapıyı açmıştı anlamamıştım. Kaşlarımı çatıp bebek koltuğunun kemerini açmaya çalıştım lakin açamayınca aracın içine girip yanına oturdum ve yeniden denedim.
"Açılmıyor mu?" deyip o da diğer tarafa oturduğunda başımla onayladım. Bir anda ellerimin üzerine kendi ellerini getirdiğinde irkilip geri çekildim. Kemeri kendisi açmaya çalışırken onu izliyordum. Yuna da tıpkı benim gibi ona bakıyordu.
Metalik bir ses gelip açıldığında, "Ah, oldu." dedi ve ellerini çekti. Bedeni bana dönük bir şekildeyken gülümsedim. Bebeğime uzanıp yerinden çıkaracak iken yüzüme yaklaştığında durup ona baktım. Yuna'nın koltuk altlarından tutarak ona bakıyordum. Yüzü bize yaklaştığında nefesimi tutup ona baktım ve ardından dudaklarını aralayıp konuştu.
"Çok güzel kokuyorsunuz, arabam sizin kokunuzla doldu."
___
bölüm sonu
burasını hiç beğenmedim... text kısmını düzenlemekle uğraşmak istemiyorum...
yeniden mpreg bir fic ile sizlerleyim!
ve ben mpreg yazınca artı şeyler de ekliyorum, ctn okuyanlar bilir
bilmenizi isterim ki kadınlarda hamilelikte hormonlar uyarıldığı için süt oluşuyor ve düşündüm ki eğer bir erkek de hamile kalabiliyor ise neden sütü olmasın? aynı hormon onlarda da var sonuçta
fakat bunu, "oha kadın yaptın iyice," diye algılayan olabilir. çok absürt, biz ficlerde erkeği hamile bırakıyoruz, süt oluşumu mu kadınlaştırmak oluyor? üstelik bu daha az anormal iken...
ayrıca birkaç omegaverse manhwada omegaların sütü olduğunu görmüştüm
fakat fic mpreg, hadi şuna bir açıklama getirelim
erkeklerde de süt bezi var!
erkeklerde süt üretebilir ancak bu üretim onların vücudunda "anormallik" olara
k kabul edilir. en yaygın neden hipofiz bezinde oluşan ve prolaktin (aşağıda hormonu tanımladım) salgılayan tümördür. yüksek tansiyon ilaçları ya da prostat kanseri hastalarında tercih edilen hormonal tedavilerden dolayı da erkek vücudu süt üretebilir. hormon dengesini ciddi biçimde sarsacak aşırı açlık da (savaş esirlerinde görülmüştür) buna sebep olabilmektedir.
|LTH(Lüteotropik hormon, prolaktin): Annelik iç güdüsünün oluşmasını ve süt bezi üretimini uyarır.
|Oksitosin: Doğum sonrası süt salgılanmasını uyarır.
oy vermeyi unutmayın güzeller
💗
sera










