Theo nihayet aşkına , ruhunun diğer bir parçasına benzersiz kalk eşine inandırabilmişti aşkını . Güvendirebilmişti kendisine . Güvenini kazanabilmişti onun . Ve nihayet onun aşk dolu öpücüğüne de kavuşabilmişti . Önceki öpücükten fark olarak bu tamamiyle öpüşme olarak nitelendiriliyordu ve iki tarafta birbirine sonsuz aşıklardı . Tıpkı kehanette olması gerektiği gibi !..
Kız aşık olacak ve kehanet onların öpücüğü ile son bulacak !
Ve bilinmeyen birçok gizli not ... Sam'in çözüp bir kısmını yeğeninden sakladığı o gerçekler !..
...
- Lenaaa !? Lena uyan , sakınn sakın ölmüş olma Lenaaa !
Haykırışları tüm evreni inletmişti . Çığlığını duymayan hiçbir doğaüstü kalmıştı . İşte kehanetin son bulduğu ve Theo'nun da mutlak gücüne kavuşmuş olduğu an tam da şu an idi !
- Ben böyle istemedim , ben böyle olsun istemedim . Amcaaa !!
Lena soğuk ve ölü bedeniyle kolları arasında yerde yatıyordu . Ufak bir öpücüğün onun sonu olacağını her iki taraf nasıl bilebilirdi ki ?
Theo Lena kendisini öptüğünde tamamen güç dolmuştu . Kalplerindeki o sıcak sevgi birleştiğinde kehanet tamamlanmıştı . Tabii kehanetin sadece Theo'nun gücünü kazanmasıyla ilgili değildi . Theo'nun gücünü nasıl kazanacağı ile de ilgiliydi .
Sonsuzluk cadısının sonsuza kadar sürecek intikamı da buydu işte . Theo'ya sonsuz acı ve ölümsüzlük ''Mutlak Güç'' vermek . Artık istese de mutlu olamayacak sürekli acı ve vicdan azabı çekecekti . Böylece cadı da intikamını almış kehanette son bulmuştu .
...
- Theo ?
- Ölmüş olamaz , ölmüş olamazsın hayır ! Bir şeyler yap , Amca bir şeyler yap !
- Duymuyor musun kalbi atmıyor , ölmüş ...
- Suss ! Ağzını bile açma . Ölmemeli .
- Artık çok geç .
- Denemekten zarar gelmez .
- Sakın kanını içirmeyi düşünme !
- Ya çoktan vermiş isem ?
- Theo saçmalama ! Bunu yapamazsın , asla !
- Nedenmiş o ?
- Senden daha güçlüsü yaratılmadı , olamazda ! Kızı da kendin gibi yapamazsın ! Eğer yaptıysan , hiç çekinmem dönüşmeden saplarım kalbine kazığı !
- Sen neler söylüyorsun böyle !?
- Aptal duygularının işimizin önüne geçmesine asla izin veremem diyorum !
- İşimiz !? İşimiz ne tam olarak amca ? Sevdiğin kadının intikamını almak mı , umarım oğlun değilimdir ?
- Theo ...
- Kapa çeneni ! (Lena'yı yerden kaldırıp yavaşça yatağa bırakarak)
...
Verdiği meyve suyunda bir şey vardı . Sadece boynundaki yaraya ve bünyesine iyi gelsin diye verilmiş bir şeyin onun sonsuzluğuna bir lütuf olduğunu kim bilebilirdi ki ?
Güç arzulayan melez sadece ufak bir dişi insan için kanını akıtmıştı . Son derece değerli safkan melez kanı !
...
Theo Lena'nın başında umutla bekler iken Sam de odanın içinde mekik dokuyordu . Bir yandan da Theo'nun onun için söylediklerini düşünüyordu . Baba olma konusu ve Theo'nun annesine zamanında aşık olma konusunu . Tabii o kuralları çiğnemeye yürek yiyemediği için bunu yapan kardeşi olmuştu . O ikisinin acı sonunu gördüğünde biran olsun yapmadığı için mutluluk , geriye kalan yavrucak içinse büyük bir acı hissetmişti .
Nasıl yapabilirdi , nasıl yapmıştı bunu , nasıl izin verebilmişti . İşin sonunda ne olacağını bilmiyor muydu ? Artık her şey için çok geçti ve Sam sadece hayıflanıp durabilecekti sadece .
...
Lena'nın vücudundaki yaralar yavaş yavaş kapanmaya başlamıştı . Theo vücudundaki bütün değişimleri tek tek izliyordu ve en ufak bir ilerleme heyecanını ikiye katlıyordu . İyi olacaktı , Lena iyi olacaktı ve dünyaya iki güç olarak birlikte hükmedeceklerdi !
...
Boynundaki yaranın da geçmiş olduğunu görünce anlamıştı ki uyanması yakındı !.. Yakında karanlık son bulacaktı .
...
Hissettiğim şeyler ve karanlığın beni bir anda aydınlığa sevk etmesiyle korkuyla - bir hışımda - gözlerimi açtım . Neler oluyordu böyle , neler olmuştu !? Gözlerim yanıyor , her yerim ağrıyor bir o kadar da yorgun hissediyordum . Ama anormal bir durum da vardı . Başımın sonsuza kadar atacakmış gibi zonklamalarıyla birlikte hissettiğim yorgunluğun içinden sıyrılmaya çalışıp gün yüzüne çıkmaya fırsat arayan güçlenme isteği !
Gözlerimi başucumda bekleyen Theo'ya kenetledim . Şaşkınca aynı oranda gözlerini bana dikmiş bakıyordu . Sonra bir anda üzerime atlarcasına eğilerek sıkı sıkı sarıldı . Olayın şokunu atlatamamışken bir de bu sarılmanın amacını çözmek gerekecekti .
'' Neler oluyor !? ''
- Sen , sen iyisin ! Nihayet uyandın , seni bekliyordum saatlerce !
'' Ne oldu bana ? ''
- Sen , sen artık benim gibisin .
'' Hayır ... Bu olamaz ? Şaka mı bu !? İntihar etmedim ben nasıl yaparsın bunu !? Ve neden içimde derin bir boşluk var ? ''
- İntihar ettin , en azından denemiştin ... Bunu konuşmak doğru değil .
'' O halde hissettiğim bu şeyler ne ? ''
- Kehanet son buldu ... Artık özgürsün , özgürüz !..
Theo bunları söyledikten sonra bir anda göz renkleri değişti . Sanki aklına bir anda bir şey gelmiş gibiydi . Gözlerini amcasına dikip durdu . Bir şey hatırlamıştı sanki ? Ve ben olduğunu çözemediğim bir hızda bir anda amcasına saldırdı .
- Biliyordun değil mi !? Bunun olacağını biliyordun ! Araştırmıştın , neden söylemedin !?
- Çünkü amaçlarını karıştırıyorsun Theo ! En iyisi buydu .
- Biliyordun yani , biliyordun öyle mi !?
Theo bir anda Sam Amca'ya vurunca yataktan nasıl kalkacağımı şaşırmıştım . Ne olup bittiğini anlamazken çoktan onlar kavgaya girmişti . Sam Ama ise bir yandan hala Theo'ya laf yetiştirmekle meşguldü .
- Ne kadar güçlendiğini hissedebiliyor musun Theo , güçlerinin farkında mısın ? Nihayet amacına ulaştın , amacımıza ulaştık !
- Amaç demek ... peki ya şu anki amacımı biliyor musun amca !?
Hayır onu öldürmekten söz ediyor olmasın ! Bu öfkeyle , tüm güçlerini kontrol altında tutmazken onu öldürmeyi düşünüyor ! Öldürecek de !.. Sonrasında pişman olacağı bir şey yapmamalı ! Birileri engel olmalı . Ama bu halimle ne yapabilirim ki !?
Hiç bir şey düşünmeden durduğum yerden ayrılarak ikisinin arasına girmeye çalıştım . Arasına girmektense Theo'yu tutmaya çalışmak daha mantıklı bir seçim olacaktı tabii . Theo'yu amcasının üzerine tekrar atlayacak iken kolundan tutmaya çalıştım . Gözleri bir anda beni bulunca gözlerindeki öfkeyi fark ettim . Diğer öfke krizlerine nazaran daha da sinirli ve daha da güçlü !..
- Sen karışma Lena !
Sesi öyle bir soğuk öyle bir kalın çıkmıştı ki şaşırmıştım . Güçlerinin bu kadar büyük ve kontrol edilemez olduğunu asla düşünmezdim . Yoksa cadının kabuslarımda dedikleri doğru muydu , asla kazanmamalı mıydı o gücü !?
Hiçbir şeyi umursamayarak Theo'yu utmaya devam ederken Theo'nun kollarımdan kurtulması sadece yarım saniyesini almıştı . Ve daha da rahat hareket edebilmek , Sam Amca'ya daha kolay saldırabilmek için ittirmişti . Ama ne olursa olsun bu ittirmesi ufak bir ittirmeden ibaret değildi . Şuan kimseyi gözü görmüyordu ve güçleri son raddedeydi . Bu kişi ne ben ne de amcası ne de bir yabancı olsun şartlar aynıydı .
Sırtım duvara sertçe çarpıp yere düşmemle anlamıştım .
...