İçeriğe geç

Cursed Love

Bölüm 17 · 6 dk okuma

Cursed Love

Bölüm 17

İlaç Gibi

Korkuyla Theo'ya bakmaya devam ettim. Zaman geçtikçe daha da kötüleşiyordu . Ellerimle yarasına bastırmaya çalışırken araba hızla ilerlemekteydi .

" Kötüleşiyor ! "

- İmkansız ! İyileşmeye başlaması gerekiyordu .

Sam Amca bunu söyleyerek dönerek bu tarafa baktı.

" Ne yapmam lazım !?

- Yapılacak tek bir şey var ... O da senden beslenmesine izin vermen!

" Ne !? Ama nasıl? "

- Basit . Yaklaş ve gerisini ona bırak .

Sam'in bunu söylemesinin ardından Theo'ya döndüm. Gerçekten çok kötü gözüküyordu ve o kötü iken ben de kötü oluyordum . Hem ruhen hem de bedenen !..

Yavaşça yanaşarak yanında yaklaştım . Bu sırada gözlerini aralamaya başlamış idi .

" Theo ... "

Benim seslenişimin ardından gözleri biraz daha açılmıştı . Kısa süre içerisinde de olan olmuş idi .

Bir anda boynumda keskin bir acı hissettim ve bu acı da gittikçe artıyordu . Acıyı tarif etmesi imkansızdı . Sanki oradan bir parça koparılıp alınıyor gibi hissettiriyordu. En sonunda bayılmıştım ve yolculuğa dair hiçbir şey hatırlamıyordum .

...

Tüm bu olanlardan sonra Sam arabayı güvenli bir yere sürdü . Bu güveli yer çok uzaklarında değil idi . Kısa bir süre içerisinde vardılar ve Sam arabayı garaja gizledi . Sonrasında da Aidan ile birlikte baygın olan Lena ile Theo'yu alarak eve götürdüler .

Daha sonra ikisini de yataklara yatırmışlardı . Onlar için iki tane oda hazırlayıp yalnız bırakmışlardı. Sam de gelip onları kontrol etmek amaçlı odaya girmişken Theo nun kalbindeki yarayı iyice inceledi . Aynı şekilde Lena yı da kontrol etmişti. Durumu anladıktan sonra Irelia'nın yaptığı şeyi fark etmiş ve doğrudan kazığın küle dönüşmediğini tespit etmişti. Peki bundan onlara söz edecek miydi ? Kazığın hala var olduğundan, Theo ya bahsedecek miydi ?Sam hala Theo ile ilgilenirken Aidan da Lena'yı boş bırakmamış ve başında beklemekteydi . Aradan 1.5 gün geçmesine rağmen daha doğru düzgün kendisine gelen olmamıştı. Ancak Theo gözlerini açmaya çalışırken Sam bunu fark edince epey bir heyecanlanmıştı . Normalde hiçbir şeye karşı tepki vermeyen bu Sam elbette yeğenine çok düşkündü. Ne kadar arada anlaşmazlık yaşasalar da .. Theo uyanmış ve yerinden kalkarak bir iki bir şey öğrenmek için amcası Sam'i sorgu seline boğmuştu.

Theo : Ne zamandır uyuyorum ben !? Lena nerde ? Irelia nerde !! Onu öldürdük mü? Ağh , bu acı da ne !?

Sam : Beni sorgu suale çekmeden önce gidip Lena ya bakalım. Daha sonra olanları ikinize de uzun uzun açıklarım.

Ikisi birden odadan çıkmış ve Lena'nın odasına girmişlerdi. Theo kapıyı açtığında Aidan'ı Lena'nın başında nöbet tutarken gördüğünde olayı kavramış ve Lena'nın hala uyanmadığını görmüştü.

Aidan : Sanırım kanını fazla içmişsin ...

Theo bunu duyduğunda soğukkanlılıkla bileğini bir kesikle aralamış ve kanından bir kaç damla Lena'ya sunmuştu. Lena artık cansız durmuyor gibiydi . Hiç değilse gözleri biraz aralanmıştı daha sonra 1.5 gün daha geçtiğinde Lena artık eski gücü kadar olmasa da kendine gelecek durumda idi . Uyandığında ise yataktan çıkmış ve başında bekleyen üç meraklı göze dik dik bakmıştı. Ama dikkatini çeken bir şey vardı. Theo'nun bileğindeki beyaz sargı ... Ve sebebi de Theo'nun yavaş iyileşmesinden kaynaklıydı . Ama neyseki kısa süre içerisinde kendisine gelmeye başladıkça o yara da kapanacaktı .

Theo : Lena , lena iyi misin !?

Theo derin bir nefes verdi . Anlaşılan epey bir içi rahatlamış görünüyordu. Ve aynı şekilde Sam'in de öyle...

Aidan : Başka bir şey yoksa ben çıkayım.

Sam : Tamam git sen .

Aidan gittiğinde Theo Lena'nın yanına yaklaşmış ve içini rahatlatmak için cümleler kurmuştu.

Lena onu pek bir duymamış daha çok elindeki yaraya odaklanmıştı .

Lena : Elin mi yaralandı !? Ne zaman !?

Theo : Ah , hayır. Bu şey...

Sam : Sana kan verdi sadece . Hepsi bu . Gelin de biraz bir şeyler yiyin . Güce ihtiyacınız olacak ! O sırada da size olanları anlatırım....Bu meraklı gözlerden evet dediğinizi duyar gibiyim .

Ikisi de kendini silkeleyip yerlerinden kalktı ve Sam de mutfağa giderek buzdolabını kontrol etti . Şuan ikisi de biraz yorgun olduğundan ve Lena da insan olduğundan mutfağa kadar gitmeleri biraz zor olacaktı . Bu yüzden Sam servisi ayaklarına getirmeye karar verdi . Sam gittiğinde Lena ve Theo da odada yalnız başına kaldılar .

Sam mutfağa geldiğinde buzdolabını açmış ama buzdolabında bulunan tek şey bir hiçlik ti.

Sam : Ugh , dolapta bir şey kalmamış !..

Sam bunu söyleyerek ellerindeki hiçlik ile odaya geri döndü . Theo ve Lena ona şaşkın şaşkın bakmaktaydı . Sam odaya girerek konuştu :

- Sanırım bu evde yenecek bir şey yok .

Theo : Her ihtimale karşı bir şeyler bulunması gerektiğini birkaç ay önce söylemiştim değil mi amca !?

Sam : Şimdi benimle mi tartışıyorsun ? Tek derdin buymuş gibi !

Theo : Seni dinliyorum amca .

Sam : Dediğim gibi önce kafanın yerine gelmesi şart . Aidan'dan bir şeyler getirmesini isteyeceğim .

Theo : Harika !

Sam : O zaman ne duruyorsun ayakta ?

Theo : Çocuk olmadığım aşikar .

Sam : Kendini kazıklatabilecek kadar mı ?

Theo göz devirerek daha fazla tartışmadan uzaklaştı . Bu süre zarfında Aidan da nihayet gelebilmiş idi .

Sam : Pekala siz burada durun . Ve mümkünse bu sersem halinizle bir şeylere dokunmayın!

Sam gitmiş ve Lena da boş boş arkasından bakmıştı . Theo da bu durumuna bakıp güldüğünde Lena ona dönüp neye güldüğünü sorgularca bir bakış atmıştı.

Theo : Hala elimdeki yaranın ne olduğunu merak etmiyorsundur umarım.

Lena : Hayır, bu sadece komik olanın ne olduğunu merak ettiğim içindi ama evet ... Elindeki yara .. tam olarak ..ne ?

Theo : O gün bana bir iyilik yaptın ve bende borcumu geri ödedim. Hepsi bu ;).

Sam telefonla konuşmasını bitirip içeri geldiğinde Lena'nın lafı da havada kalmıştı.

Lena : Ama...

Sam : İşte yemekleriniz !

Theo : Endişe edeceğimiz daha önemli konular var amca !

Lena : O gün ne oldu .

Theo : Ve üzerinden kaç gün geçti.

Sam : Neredeyse 2-3 gündür uyuduğunuz için olayın unutulması normal ve tabii yaşadığınız şeyler yüzünden de .

Theo : Irelia ..? O nereden çıktı ve BENDEN ne istiyor , bizden !?

Sam : Bunu akıl edebilmen lazımdı Theo . Onunla bir geçmişin var nihayetinde . Elbette senden bir intikam almaya çalışacaktı .

Bunu duyduğunda Lena biraz tuhaf hissetmiş ve Theo'ya bakmıştı. Theo da sinirli sinirli elini yumruk yapmış sıkıyordu. Ancak biraz daha sıkarsa sargı daha da mahvolabilirdi . Theo düşünürken Sam de yemek poşetlerini bırakmıştı .

Sam : Hadi yiyin de kendinize gelin biraz . O zaman afiyet olsun . Tabii Theo . Sen önce benimle gel.

Theo kafasını kaldırıp baktığında amcasının bakışlarıyla sınanmıştı.

Theo : Nedenmiş o ?

Sam elini işaret ederek sargısın patladığını görmüştü. Ama kan yoktu .

Theo : Sadece biraz derinden kesmişim . Alt tarafı bir izi saklamak için sargıya gerek yoktur değil mi ?

Sam : Öyleyse ye .

Sam'in getirdiği poşetin birini Lena açıp yiyecekleri yemeye koyulmuşken Theo da onlara bakıp açlığını gidermek üzere yemeye başlamıştı. Diğerleri de odayı terk etmiş idi .

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.