İçeriğe geç

Cursed Love

Bölüm 16 · 5 dk okuma

Cursed Love

Bölüm 16

Ölüme Yakınken

Theo'nun hafife aldığı bu kan avcısı ordusu sandığından da güçlü çıkmış idi . Öyle güçlülerdi ki bir an Theo hepsiyle zar zor baş edebileceğini düşünmüştü . Eski güçleri olsa hepsi şuan küle dönecekti elbette ama şuan eski potansiyelinin yakınında bile değil idi . Bu yüzden de işi ağırdan alarak tempolu hareket ediyordu . Kan avcıları ölümsüz gibi bir şeydi . Neyseki bir zayıf noktaları vardı , kalpleri !..

Theo bir tanesinin kalbini sökerek onu öldürdü . Kan avcısını koruyan güç duvarı onu zorlasa da tüm gücüyle yoğunlaştığında kolayca büyücünün büyüsünü alt edip hedefine yani kalbe ulaşabilmişti . Kalan işlem de çok basitti . Theo düşmanının kalbini tek hamlede sökerek onu öldürdü ve elindeki kalbi sıkarak Irelia'nın önüne fırlattı . Irelia ise muzipçe sırıtmaktaydı . Ordusundan bir adamın ölmesi ona zevk mi vermişti yoksa ?

Tam bu sırada Irelia'nın işareti ile tüm büyülenmiş kan avcıları Theo'nun üzerine atladı . Hepsi aynı anda saldırıya geçmişti . Theo büyücü güçlerini kullanarak onları üstünden atmayı başarıp ayağa kalkmıştı ki tam o sırada kalbinde büyük bir yanma hissetti .Yaralanmış mıydı !?

Şaşkınca gözlerini indirip baktığında ışıltılı bir kazığın kalbine saplı olduğunu gördü . Tek sorun hissettiği acı idi . Bunun olması olası bile olamazdı ! Hiçbir kazık onun canını bu kadar yakamazdı çünkü kazık ona zarar vermez ve kazık yarası hızla iyileşirdi . Bu ise bambaşka bir şeydi .

Kısa bir süre sonra Irelia sapladığı kazığı geri çekerek uzaklaştı . Theo'nun vücudu yerle buluşunca gözlerinin önüne geçerek durdu ve elindeki kazığı salladı .

'' Tüm ağacı yok edebildiğini mi sanmıştın gerçekten , çok yazık ! '' diyerek kahkahalara boğulması da pek uzun sürmemişti . Theo yerden kalkmaya çalışırken Irelia onu tekmeleyerek tüm dengesini alt üst etti ve Theo'yu tekrar yere yapıştırdı .

Söyleyeceği birkaç şey vardı , Theo ölmeden önce !

Bunun için üzerine eğilerek konuştu .

Irelia : Beni hafife almamalıydın Theo ! Sen olmasaydın kan avcılarına ben hükmedecektim . Ve ne şanstır ki artık ebediyen yoksun ! Sana upuzun acı dolu , ıztıraplı uykular diliyorum Theo , kabuslarında öldürdüğün sonsuzluk cadısını görmen dileğiyle ...

...

Irelia bunu söyleyerek doğruldu ve adamlarına işaret vererek geri çekildi . Adamların gitmesini emretmişti . Kendisi de burada biraz daha kalacak ve Theo'nun öldüğüne emin olacaktı . Theo ölünce de önünde başka hiçbir engel kalmayacaktı . Hatta Lena'yı öylesine kaçırıp öylesine bırakma sebebi de bundandı . Theo ölünce Lena da zaten ölüp gidecekti Irelia bunu en başından biliyordu . Yıllardır bu anın hayalini kuruyor ve bu ana ulaşabilmek için bir sürü plan yapıyordu . Neyseki artık hayallerine kavuşmuş ve anı yaşamıştı . Bu da onun için unutulamaz bir mutluluk olmuş ve bugün tarihlere kazınmış idi . Melezin yok oluş günü ! Her yıl her yerde neşeyle kutlanılması gerekli bir gün !..

...

Odada öylece gelmelerini beklerken bir anda kapı zorlanmış ve kısa süre içerisinde de iki izbandut içeri dalmış idi . İkisinin de doğaüstü yani kan avcısı olduğu sivri dişlerinden belli idi . Korkutmak için kasıtlı dişlerini çıkarmışlar gibi . Ama tek sorun onlardan dağa korkunç iki güçlü kan avcısı ile kalmak idi . Doğal olarak bu numaralar pek işe yaramamıştı . Daha sonrasında beni kollarımdan tutarak dışarı diğerlerinin yanına götürdüler . Dışarı da Theo , Aİdan 7 ölmüş insan cesedi dışında bir de diğer kan avcıları bulunmaktaydı . Liderleri ise ... Bir kadın !?.

Küt saçlı küle dönük açık sarı saçlarıyla birlikte kireç gibi bir tene sahip orta uzun boylu bir kadın idi . O da tıpkı diğerleri gibi kan avcısı idi ve anlaşılan çok güçlüydü . Theo'ya kafa tutabilecek biri güçlü olsa gerek ! Gerçekten kadına diyecek bir lafım yoktu . Tüm kan avcıları bu kadar güzeller miydi acaba büyük bir muamma . Benim içinse koca bir merak konusu .

Dışarı çıkarılınca Theo'nun hareket etmeye çalıştığını fark eden adamlardan birisi dişlerini derime sokmakla tehdit edip onu engellemişti . Theo hepsini tekte indirirdi de işte işini garantiye alıyor .

Adının Irelia olduğunu öğrendiğim kadın beni yanına çekerek Theo ile konuşmaya başladı . Ah bir de bunların bir geçmişi vardı ! Eski sevgililermiş . Ne yaşadılarsa bu kız fazlasıyla kinleşmiş ve intikam ateşi ile yanıp tutuşuyor . Son sözler de söylenince gözlerim bir anda kararıverdi . Evet kesinlikle bu kan avcıları tarafından kaçırılmıştım !

Kısa bir zaman geçtikten sonra Theo gelmişti elbet . Ne olduğunu anlayamadan ölüme yaklaştığımı hissettim . Ölecektim ama çok değişik bir şey olmuştu ve sıyrılmıştım . Sanki korunuyormuş gibi ...

Bu olaydan sonra Irelia sinirlenerek beni fırlatıverdi . Bu sırada Aidan hızıyla yanıma gelerek yerden kaldırmış ve Theo'nun da izni ile - daha doğrusu verdiği emir ile - depo gibi bir yerden çıkararak götürmüştü . Kısa süre sonra bir arabanın yanına gelmiştik . Aidan hızlıca arka kapıyı açarak bindirdi . Arabanın içine baktığımda ise şoför koltuğunda Sam amcayı görmüştüm . Aidan gitmeye yeltenirken devasa gözlerle ona baktım . Belki olayı çakar da bu küçük arabada beni boğması için Sam amca ile aynı ortamda bırakmaz beni . Aidan aklına bir şey geliş olacak ki bir anda durdu . Sonrasında da kapının önünde ayakta beklemeye başladı . Gitmeyeceğe benziyor demeye kalmadan bir anda olanlar oldu .

Theo yaralanmıştı , tekrardan ! Bu sefer daha da korkunç bir yerden . Kalbinden !..

Acıyla kalbimi tutarak dişlerimi sıktım ve eğildim . Sam Amca çoktan olayın farkına varmıştı ama Aidan hala anlamış değil idi . Ne olduğunu sordu . Kalbime vuran acı konuşmama bir türlü izin vermiyordu ki derdimi anlatayım !

Sam Amca arkasına dönerek sordu :

- Bu sefer neresinden ?

Anlaşılan Theo'nun yaralandığı yerden bahsetmekte idi . Kalbimi tuttuğumu görünce cevabını da almıştı . Aidan'a dönerek acele etmesini ve doğruca Theo'yu çıkarıp almasını söyledi . Aidan durumu anlayınca hızla gitmişti . Sam de bana dönerek samimiyetsiz olduğunu düşündüğüm ses tonuyla şunları söyledi :

- Bir şey olmayacak merak etme . Üstünde koruma büyüsü var . Bu kadar acıya dayanabilme sebebin de bu . Theo'ya bir şey olmayacak , dolaylı olarak sana da !

Sadece kafamı sallamakla yetinmiş idim . Bir süre sonra da arabanın kapısı bir anda açılmış idi . Aidan Theo'yu almış ve getirmişti .

Hızlıca kayarak yer açtım ve Aidan Theo'yu arka koltuğa bırakarak kapıyı da kapattı . Sonrasında da ön koltuğa geçti . Sam Amca vakit kaybetmeden arabayı sürmeye başlamış idi .

Normalde yarasının iyileşmesi gerekmez miydi niye şimdi bu halde idi !?.

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.