A:
BULDUM! Aman biraz sesli oldu. (Fısıldayarak) buldum buldum nasıl iletişim kuracağımı buldum!
Bana lazım olan şey ne tür kitaplar okuduğunu öğrenmek. Nasıl öğreneceğimi biliyorum 😃.
Usulca kayıtların yapıldığı masaya yöneldim.
- Hey Bow! Sence de çok çalışmadın mı?
- Hayır, daha yeni oturdum?
- Aah öyle mi? Yukarı katta sana kek ayırdım. Tadı harika, hemen gidip yemelisin.
- K...kek? Bana kek mi ayırdın?
- Evet, niye bu kadar şaşırdın?
- Hiiç ben gidip yiyeyim. Keki yiyeyim. Teşekkürler.
- Git git hadi ben bakıyorum kasaya.
Niye keke bu kadar şaşırdıysa, yoksa? Neyse ne, gelmeden işimi halledeyim. Hatırladığım kadarıyla geçen gün buradan çıkarken elinde bir kitap vardı, bu da demek oluyor ki kayıt yaptırmış. Bakalım bakalım ama saat kaç sularıydı acaba?
Aynı gün üç yeni kişi kayıt yaptırmış. Nereden bilicem hangisi... Alexko Joshua? Alexko ne biçim bir isim bu? Begom, Park Begom? Bir yerden tanıdık geliyor ama neyse. Son olarak Ian Luca. Hepsi erkek olmak zorunda mıydı gerçekten? Hangi kitapları aldıklarına nereden bakıyoruz acaba.
- Pardon? Ben kitap alıcaktım.
- Kitap mı? Ha kitap evet. Üye kartınızda bulunan numarayı ve kitabın adını alayım.
- 1606, Kayıp Eşyalar Hanı iki.
- Tamamdır. Not ettim, iyi okumalar.
- Kolay gelsin.
Bu sıcakta elini, yüzünü örtmüş. Manyak mıdır nedir? Her neyse, kayıp eşyalar hanı bir mi? Ne meşhur kitapmış. Demin gelen de onu almıştı, bende mi okusam acaba?
DEMİN GELEN DE ONU ALMIŞTI! Hemde ikincisini...
Hayır ya gerçekten, insan az dikkatli olur. Aradığın kişi ayağına gelmiş sen ismini sormuyorsun. Bir saniye, doğru ya şuradan bakayım ismine. Bugün aklım neredeyse artık. Ian Luca, Luca güzel isimmiş. En azından Alexko değil. HEHE.
Tamam, şimdi göreve başlamak için diğer günü mü beklemem gerek? Hayır ya uuf. O kadar dayanamam, çok heyecanlı umarım bir terslik çıkmaz. Boyu da pek uzundu...
- Aria?
- Ha! Korkuttun beni, geldin mi sonunda? Oturmaktan sıkılmıştım. Yeni bir kitap alındı, onu sisteme girersin artık.
- Tamam, girerim.
- Kolay gelsin Bow!
D:
Aria için bugün çok güzel geçiyordu. O kadar neşeliydi ki zaman kum saati gibi akıp gitmişti. Bir kaç kişiyi daha birbirine bağlamıştı, bugün çok çalışmıştı bu yüzden ödül olarak işten çıkınca göl seyir terasına gitmeye karar verdi.
Aria'nın bu kasabada en sevdiği şeylerden biri açma ve diğeri ise bu terastı. Güneş batarken bir başka oluyordu ama tabii ki favori zamanı hala güneşin doğmasıydı.
Luca ile birlikte burada oturduğunu hayal etti. Düşüncesi bile huzurluydu kim bilir gerçek olsa nası olurdu?
Bu düşünceler arasında çantasından çıkardığı kitabı okumaya başladı.
Kayıp Eşyalar Hanını okuyacaktı.
A:
Kapağı çok güzel çizilmiş, beni oku diye yalvarıyor. İnsan sırf kapağı için bile okuyabilir. Bugün güneş daha da yavaş batıyor sanki. Daha uzun süre oturabilirim demek ki.
İşte bitti, bu kitaplar güzel güzel olmasınada, hemen bitiyor. Hızlı biten kitapları sevmem çünkü ayrılamıyorum ama en azından bunun iki kitabı daha var.
Eve gidebilirim artık. Bakalım nerede benim çocuğum, buradaymış. Sen olmasan ne yaparım kulaklık. Şimdiye gidecek en iyi şarkı, Vaundy'nin şarkıları.
Aria kulaklığını takmış evine doğru yürürken, Luca sessizlik içinde kitabını okuyordu.
Kütüphanede ki kız, birine çok benziyordu ama kime? Dilimin ucunda, çıkartamıyorum. Görüntüsü kafamda, ismi yok. Çok sinir bozucu gerçekten. Bulamazsam ölene kadar bunu düşüneceğim galiba.
Sabah koşan kız mı acaba diyeceğim ama hayır ya aynı kişi olmaları garip geliyor. Biri gülücükler saçarken diğerinin fazla ciddi ve asabi bir yüz ifadesi vardı hiçte hoş durmuyordu.
Sanırım ikisi aynı kişiydi. Kütüphanenin daha samimi kişileri işe alması lazım. Sabah olduğu gibi olsaydı kütüphaneye beş yldız verirdim.
Nerede benim telefonum. Neydi bu kütüphanenin adı? Heh işte burası. Puanlama, kaç versem üç? Hayır dört, birde yorum ekleyelim.
"Kitap kayıtlarını yapan personel güler yüzlü değildi."
Paylaş. Tamamdır, rahatlıkla uyuyabilirim. Yarın gene gider üçüncü kitabı alırım.
Bu yorum ne şimdi? Keyit yepen persönel güler yüzlü değildi, blablala. Aradığın kitabı bulamadıysan bu bizim suçumuz değil, insanları anlamıyorum.
Kullanıcı adına bak "KitapKurdu22". İsmini yazsan, yazamazsın tabii. Cevap vermem lazım.
"Pardon efendim ama yanlış yere yorum yaptınız galiba. Çalışanlarımız olduğunca güler yüzlüdür. İyi günler."
Güzel oldu,cevabını almıştır umarım, birde dört vermiş. Peh senin puanın etki etmez bize.
Her neyseee, ne yazsam ilk notuma? Kesin yarın kitabın üçüncüsünü almaya gelir bende o kitaba koyarım notu. Mükemmel plan. Şimdi yazacağım şeyi düşünelim.
Merhaba, ben Aria yok hayır ismimi söylemeyeyim pat diye.
Merhaba, ben senden hoşlanıyorum HAYIR! Böyle olmaz ilk şeyde. Sapık falan sanar.
Merhaba, yok selam hayır merhaba olsun.
Merhaba, kitap zevklerimizin aynı olduğunu fark ettim. Seninle tanışmak isterim. Yalan oldu birazcık.
"Merhaba, kitap zevklerimizin benzediğini fark ettim. Seninle tanışmak isterim."
Bu oldu ama küçük bir detay lazım.
"Merhaba, kitap zevklerimizin benzediğini fark ettim. Seninle tanışmak isterim :D ." Tatlış oldu. Bir aksilik çıkmadan yapalım şu işi.
Yeni bir sabaha uyanan Aria her zamankinden daha heyecanlı şekilde kütüphaneye gider.
Bugün o gün, notu şimdi koysam ama ya başkası alırsa yok olmaz o geldiğinde koymalıyım. Bence azıcık sihir kullanırsam bir şeycik olmaz.
Yukarı kattan gelen gideni gözetlemeliyim yoksa kaçırırım. Bugün başkaları aşık olmasa da olur. Ne de olsa bu önemli bir iş. Bir insanın mutluluğu söz konusu. Bow'a söyleyeyim daha güler yüzlü olsun sonra yukarı çıkarım.
-Bow bundan sonra müşterilerimize daha güler yüzlü olacağız.
-Tamam ama bir sorun mu var?
-Hayır? Gayet iyiyim. Gülümseyelim Bow!
Kaç saat oldu neden hala gelmedi? Kütüphane bir saate kapanacak. Boşuna heyecanlanmışım. Gelmeyecek, galiba asla kendime göre birini bulamayacağım.
-Pardon bakar mısınız? Bir kitap soracaktım.
-Tabii geliyorum.
Kağıdı kitaba koysam belki birine denk gelir. Yok koymayacağım. Gelecek, umarım.
-Aria çıkmıyor musun? Hep 15 dakika erken çıkardın.
-Bugün tam zamanında çıkacağım, Bow yanlız sıkılıyordur belki. Değişiklik olsun bugünlük.
Nerede bu kitap? Yer yarıldı da içine girdi sabahtan beri onu arıyorum. Bulamazsam yeni kitap alamam. Heyecanlı bir yerde kalmıştı, kütüphane kapanmadan bulup götürmeliyim.
Burada ne işi var bu kitabın neyse bunu sorgulayacak zaman yok 15 dakikadan az kalmış kapanmasına. Koşarak gitmem gerekecek.
Luca koşarken, Aria da onu bekliyordu yetişebilecek miydi?
