İçeriğe geç

Cry baby, myg

Bölüm 15 · 4 dk okuma

Cry baby, myg

Bölüm 15

15.Bölüm

Okulun bahçesinde deli gibi Yoongi'yi arıyordum. Onu bulursam boğacağım. Hatta döveceğim. Pislik benden intikam almak için ona yaptığımı yapıp rezil fotoğraflarımı yaymış. Tamam şimdi eşitlenmiştik ama yinede kabullenemiyordum.

Bana bakarak gülen öğrencileri sinirimle göz aradı edip karşımdan gelen bir çocuğa Yoongi'yi görüp görmediğini sordum.

"Yoongi'yi gördün mü?" Başını onaylar şekilde salladığında onu bulduğum için gülümsedim.

"Evet kapalı spor salonunda" teşekkür edip hızla binaya girdim. Kapalı spor salonu okulun en alt katındaydı bodrum gibi.

Asansör olmasına rağmen çalışmadığı için merdivenlerden inmek zorundaydım. İkişer üçer merdivenlerden inerek spor salonuna gelmiştim. Kapısı açıktı ve içeride 2-3 kişi vardı Yoongi dışında.

Kapının önünde durup derin bir nefes aldım. "Ya! Yoongi!" Diyerek bağırdığımda içerde ki öğrenciler koşar adımlarla içeriden çıktı. Kapıyı kapatıp Yoongi'nin yanında doğru yürüdüm.

"Sen tam bir pisliksin!" Dediğimde alayla gülerek sandalyelerden birisine oturup sol bacağını diğer bacağının üzerine attı. Ellerini ceplerine yerleştirip başını sağa yatırarak bana bakmaya başlamıştı.

"Hoşuna gitmedi mi?" Sinir bozucu bir şekilde konuşmuştu. Bunun neresi hoşuma gidebilir ki. "Hah"layarak biraz daha yakınına gitmiştim.

"Şaka mısın?" Gözlerini kısıp omuz silkti. Şu an onu pataklamak istiyordum.

"İntikam mı aldın şimdi?" Başını salladı. "Evet, senden intikam alamayacağımı söylemiştin." Gözlerimi devirdim. Yanda ki sandalyelerden birisini çekip karşısına oturdum.

"Yoongi seni boğarım" dedim sinirle. Ama Yoongi benim tam tersime, aşırı rahat duruyordu ve alayla gülüyordu.

Bu hali sinirimi daha çok bozsada sakinleşmek adına gözlerimi kapattım.

"O fotoğrafları nasıl buldun?" Fotoğraflarım diyemiyordum o kadar rezil ve komiklerde ki. Hangi akılla çekmiştim acaba.

"Zor olmadı buldum bir yerden. Yalnız bir ara makyaj yeteneklerinden konuşalım harika makyaj yapıyorsun" diyip kahkahayla gülmeye başlamıştı. O kadar iğrenç makyaj yapıyordum ki hatta yapmak demiyorum mahvetmek desek daha doğru olur. Ayağa kalkıp oturduğum sandalyeye bir tekme geçirdim. Yoongi'nin gülmesi hala devam ediyordu.

Sinirle üzerine doğru eğildim. "Bunun intikamını alırım" dedim fısıltıyla. Yüzünü ciddi bir ifadeye bürüdü. "Alabilirsin" dudaklarını büzerek omuzlarını silkti. "Benden karşılık almaya devam edersin" diye ekledi. Daha çok eğilip yüzlerimizin hizasını eşitledim. Bir kaç saniyeliğine gözlerimi kapatıp sakinleşmeye bekledim.

"Ben senin bu kadar kötü fotoğraflarını yaymamıştım" en azından ona "tatlı" diyenler olmuştu benimkiler rezillikten başka bir şey değildi. Tatlı gibi durmuyordu aksine gece görsem ben bile korkardım.

Yoongi konuşmak için yeltendiğinde kapının açılmasıyla panik yapıp yere düşmüştüm. Yoongi'nin omuzuna tutunduğum için o da üzerime düşmüştü. Hızla Yoongi'yi üzerimden ittirip ayağa kalktım. Kıyafetlerimi silkelerken kimin geldiğine baktım.

"Hae woo ne oluyor?" Soojin sırıtarak yanıma gelmişti. Kısa bir süre arkamda duran Yoongi'ye baktı. Soojin'den kaçmak için koşarak spor salonundan çıktım. Bahçeye gidip banklardan birisine oturdum. Çok geçmeden arkamdan Soojin'de gelmişti. Kaçamayacağımı biliyordum ama bir umut denemiştim.

"Çabuk anlat ne yapıyordunuz orda?" İmalı imalı gülünce ağlamaklı ses çıkartıp yüzümü buruşturdum.

"Bir şey yapmıyorduk sadece konuşuyorduk" dedim. Elini alayla salladı.

"O şekilde mi konuşuyordunuz?" Yoongi'yi de düşürdüğüm aklıma gelince utanmıştım. Zaten alışamamıştım varlığına şimdi hiç rahat edemezdim.

"Şuna bak kızardı" diyip benimle dalga geçmeye başlamıştı. Yüzümü ellerimle kapattım. "Sen içeriye öyle dalmasaydın düşmezdim" şaşırarak eliyle "ben mi?" anlamında kendini işaret etmişti.

"Evet pat diye girdin içeriye korkudan dengemi kaybettim Yoongi'ye tutunayım derken onu da düşürdüm" bedenini bana doğru çevirip yüzüme dikkatlice bakmaya başladı.

"Ben içeriye girdiğimde sen Yoongi'nin dibindeydin yoksa?" Elimi hızla salladım. Olayı çok ama çok yanlış anlamıştı. Soojin'in omuzlarından tutup iyice kendime çevirdim.

"Aklından ne geçiyor tahmin edebiliyorum ama öyle değil. Çok yanlış düşünüyorsun!" Dedim. Ama ikna olmamış gibi duruyordu. Derin bir nefes aldım.

"Oraya Yoongi'ye hesap sormaya gittim. Benim fotoğraflarımı o yaymış" şaşkınca bakmıştı. Neden bunu yaptığını sorguluyordu sanırım.

"Niye ki?" Afferin Hae woo ne diyeceksin şimdi? Eğer Soojin'e anlatmazsam durumu daha çok yanlış anlayacaktı. O yüzden anlatmak en mantıklı çözümdü.

"Şey... Çünkü onun fotoğraflarını da ben yaymıştım. Şimdi de benden intikam alıyor." Gözleri kocaman açılmıştı. Biraz öyle durup bana bakmaya devam etti. Artık konuşup tepkisini vermesini istiyordum.

"Bir dakika, sen neden yaptın bunu?" Soojin'e tüm her şeyi baştan sona anlattım. Yoongi'ye yazdığımı ve dahasını. Şaşkınca beni dinlemişti.

"Kızım sen neler yapmışsın öyle?" Dedi gülerek. Bende bilmiyordum neler yaptığımı ama sonucu iyi gibiydi. Benim için öyle söylenemezdi ama en azından Tae mutluydu.

"Bana neden anlatmadın bunları?" Hafif sinirle sormuştu. "Bilmiyorum sadece anlatmak istemedim" tüm bunları bir kenara bırakıp şimdi ne yapacağımı düşünmem gerekiyordu.

"Neyse boşver sen Yoongi'yi, Sam ile konuştunuz mu?" Mutlu bir şekilde gülümsedi.

"Evet konuştuk, çok teşekkür ederim Hae woo sen olmasaydın benden kaçmaya devam edecekti Sam." Diyip sarıldı. Sevinçle bende onun sarılmasına karşılık verdim.

"Ee ne konuştunuz?" gülerek saçlarını kulaklarının arkasına atıp omuzlarını dikleştirdi.

"Beni Jay'le konuşurken görüp yanlış anlamış" Soojin'in Sam'e karşı bir şeyler hissettiğini biliyordum ama flört derecesinde olduklarını bilmiyordum.

"Siz? İkiniz?" Dedim gülerek.

"Evet! Konuşmanın sonunda Sam ile sevgili olduk!" Kocaman gülümseyerek Soojin'le tekrar sarıldık. Arkadaşımın mutlu olması beni de mutlu ediyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.