Soojin'in ısrarı ile hastaneye gelmiştik. Bir kaç ilaç verirler diye düşünürken kan tahlili yapılmış ardından da serum takmışlardı. Şimdi ise müşahede odalarından birinde serumumun bitmesini bekliyordum.
Soojin'in ortalığı ayağa kaldırmasıyla Taehyung, Jungkook, Yuna, Minnie ve Hana 5 dakika içinde burada olmuşlardı. Önemli bir şey olmadığını ve beklemelerine gerek olmadığı söylediğim halde gitmemişler hatta başımdan ayrılmıyorlardı. Sonunda onları kafeteryaya göndermiş sakince uzanıyordum.
Her dakika başı nasıl olduğumu soruyorlardı. Soojin geri gelmişti.
"Sen neden gitmedin Soojin?" Dedim. Elinde tuttuğu telefonumu havada sallayarak bana uzattı.
"Telefonun bende kalmış, üst üste mesaj gelince getirmek istedim." Başımı tamam anlamında sallayıp uzattığı telefonumu aldım.
"Sağol Soojin-ah" diyip sevimlice gülümsedim. Yanaklarımı sıkıp öptükten sonra odadan çıktı. Soojin'in benimle bu kadar ilgilenmesi hoşuma gidiyordu, o mükemmel bir arkadaştı.
Telefonumu açıp mesajlar kısmına girdiğimde Yoongi'den 3 mesaj olduğunu gördüm.
Mesajlar
Minyoongi: hey cidden hastaymışsın
Minyoongi: iyi misin?
Minyoongi: hastanede olduğunu duydum önemli bir şey mi?
Idyllic: yok ya önemli değil
Yalanımı sağlama almak için öyle bir geleyim dedim
Minyoongi: şu durumda bile bana laf sokmaya mı çalışıyorsun?
Idyllic: hayır Yoongi
Minyoongi: neyse nasılsın şu an?
Idyllic: daha fazla nasılsın sorusu duymak istemiyorum
İyiyimmm
Minyoongi: iyi ol daha bana hesap vereceksin
Idyllic: hasta bir insanla böyle mi konuşuyorsun insanlık ölmüş
Minyoongi: aynen ondan Hae woo
Idyllic: -_-
Minyoongi: baya iyisin sen
Idyllic: evet evet
Hem kimden duydun hastanede olduğumu bizimkilerden başkası bilmiyor
Yoksa Tae ile barıştınız mı?
Minyoongi: hayır Jungkook söyledi
Idyllic: siz konuşuyor muydunuz?
Minyoongi: evet
Idyllic: oha
Sinsi Jungkook hiç belli etmedi
Minyoongi: benle konuşması
yasak mı?
Idyllic: hayır da senin yanında hiç görmedim, şaşırdım
Minyoongi: neyse dinlen sen
Idyllic: tamam
Görüldü
Mesajlardan çıkıp telefonu kapattım. Serumuma göz ucuyla baktım. Bitmesine az kalmıştı. O bitene kadar gözlerimi kapatıp dinlenmek istiyordum. Hiçbir şey yapmama rağmen aşırı yorgun hissediyordum. 100 kilo ağırlık taşımış gibi.
İçeriye elinde sonuçların olduğu kağıtlarla hemşire girmişti. Yanıma gelip sonuçları uzattı. "D vitamini eksikliği ve kansızlığınız var. Serumunuz bitince gidebilirsiniz" dedi. Diğer elindeki kağıdıda uzatıp "bunlarda kullanmanız gereken ilaçlar, bitince tekrar kontrole gelmeniz gerekiyor. İyi günler" teşekkür edip kağıtları incelemeye başladım.
"Sanki okusan anlayacaksın da" Taehyung dalga geçerek konuştuğunda ona katılarak güldüm.
"Belki anlarım diye baktım ama çok karışık bunlar" tepkime daha fazla gülmüştü.
"Şu serum bir an önce bitsede gitsem. Çok uykum var" diye söylendim. "Uyu sen serum bittikten sonra ben seni taşırım eve" Tae'nin beni götüreceğine emindim ama ona yük olmak istemiyordum. O yüzden zor olsa da bekleyecektim.
"Sağol Taetae" diyip öpücük attım. Sanırım ilaçlarında etkisiyle iyice mayışmıştım. Göz kapaklarım istemsizce kapanıyordu. Kapatmamak için savaşsamda göz kapaklarımın ağırlaşmasına karşı gelemedim. Ve sonunda gözlerimi kapattım.