İLK GÜN
Sabah uyandığımda ilk defa bu kadar huzurlu uyandığımı fark ettim. Çok mutluydum. Sanki yeniden doğmuş gibi hissediyordum. Hepsi daha yeni tanışmış olduğum bi yabacı sayesineydi.Ancak o yabancı bana sanki yıllardır tanıdığım biri gibi gelmişti. Bana ilk defa birileri elini uzatmış ve karşılığında hiçbirşey istememişlerdi. Bu düşüncelerle huzur içinde yataktan kalktım. Bugün üstümde okulun ilk gününün heyecanını da taşıyordum. Önce üstüme siyah bir tişört altıma siyah bir kumaş pantolon giydim. Boy aynasında kendime baktım. Çok güzel olmuştum aslında. Aynada ilk defa umut ışığı taşıyan o gözlerime baktım. Sonra vücudumun tamamına baktım. Sonra... gözlerim annemin morarttığı koluma kaydı. Kocaman bi morluk. Sonra çizikler içindeki bacağıma... aynadaki yansımama baktım. "Üzgünüm sevgili kendim. Ama sen bunları giyebilecek kadar şanslı bir kız olarak doğmadın." dedim. sonra büyük bir hayalkırıklığı ve dolmuş gözlerimle üstüme daha kapalı birşeyler giyim. o güzel kıyafetlere odadan çıkmadan önce bakakaldım. odadan çıktığımda loranın uyandığını ve kahvaltıyı hazırladığını gördüm
—Günaydın
—günaydın güzellik?
—güzellik
—ah rahatsız olduysan çok çok özür dilerim tegan.
—y-yok y-yani sorun değil
—harika o zaman
—bert uyanmadı mı?
—hayırr o çok uykucudur gelsene kahvaltıyı birlikte hazırlayalım
—olur
loran ile kahvaltıyı hazırlarken bert uyanmıştı.
—Ooooo bert erkencisin
—günaydın
—günaydın bert
hep beraber kahvaltı masasına oturduk. hızlıca yedikten sonra hemen okula gittik. okula geldiğimizde bütün kızlar bize bakarak birşeyler fısıldaşıyorlar ve gülüyorlardı. biri loranın yanına geldi
—selam loran
—sanada merhaba Aira
—bert sen nasılsın?
—iyi
—aa bu kız kim?
—arkadaşımız
—nerden arkadaş?
kıza nedense sinir olmuştum.
—aira bu tegan, okulda ilk günü
—ahh öyle mi memmun oldum tegan. bende aira. loran ile bertin çok yakın arkadaşlarıyım
—hımm öyle mi ne güzel
—evet harika değil mi. biliyor musun okuldaki bütün kızla-
derken loran konuştu.
—ehehe hadi bi gidelim görüşürüz aira
diyerek atlı kovalarcasına koştu.
—loran niye böyle birşey yaptın ki?
—zamanı değil güzellik.
yine bana güzellik demişti.
sınıfa gittiğimizde bir kız gözüme çok güzel ve harikulade gelmişti. diğer kızlar gibi değildi. kızıl saçları beni adeta büyülemişti. dolgun dudakları ve mühteşem gözleri zaten korkunç derecede mükemmeldi. giyimine baktığımda ne tesadüftür ki sabah giymek istediğim ancak giyemediğim kıyafetleri giymişti. şanslı kız diye içimden geçirmedim değil. loran ona büyülenmiş bir şekilde izliyordu.
—loran
—heh
—şeyy o kızıl saçlı kız kim?
—edna...
—edna mı?
—edna...
—harika bir kızmış
—edna...
—onunla arkadaş olmak isterdim.
—edna NEE GERÇEKTEN Mİ
—ş-şey ev-evet neden ki?
—ah seni korkutmaz istemezdim sadee şaşırdım. genelde kızlar onu mükemmel bulduğu için kıskanırlar ve nefret ederler
—niye kıskanıyorlar ki bence böyle bir arkadaş edinmeleri harika olurdu üstelik mükemmel olması onun suçu değil
—haklısın.
cesaretimi toplayıp ednanın yanına gittim. 3 4 kızla konuşuyordu.
"şeyy merhaba" diyebilmiştim sadece. "merhaba ezik" dedi birtanesi. simsiyah saçları ve pürüzsüz cildi dikkatimi çekmişti. ama birazcık aşağılanmış gibi hissetmiştim.
"londa biraz daha kibar olmayı deneyemez misin." dedi edna. açıkçası onunda o kız gibi olduğunu düşünmüştüm. ama benim için arkadaşını azarlamıştı. bana dönüp "merhaba canım. arkadaşımın kusuruna bakma. ben edna memmun oldum.yenisin galiba." dedi. seesi o kdar güzeldiki.. "evet ben yeniyim adım tegan bende memmun oldum edna. ismin çok boş.. yan yani hoş demek istedim yani şeyy..." off ne saçmalıyordum ben. güldü ve "çok komik ve tatlısın tegan. arkadaş olmak ister misin." mutluluğum tarif edilemedi. "evet evet çok isterim." diye yanıtladım. sonra beraber sohbete daldık. diğer kızlara ısınamamıştım zaten onların da beni sevdiğini zannetmiyorum. edna beni diğerleriyle tanıştırdı. "ben bo. dövüş konusunda benden iyisi yoktur." dedi biri. gayet iyi biriydi ama birazcık kibirli gibiydi. saçları koyu kahverenginda hafif uzun ve tepaden sıkıca topludu. "ben Gale." dedi diğeri. galeye dair en dikkat çekici şey kocaman ve simsiyah gözleriydi. sebepsizce irkilmiştim. "ve son olarak bende zora." dedi sonuncusu. siyah saçlarının arasında pamukşeker bulaşmış gibi hoş bir görüntü vardı ve açıkçası hoşuma gitmişti. ilk bata bana ezik diyen ve ednanın azarladığı ve isminin londa olduğunu düşündüğüm kıza baktım. ne var dercesine kafasını salladığında edna kötü hissettiğimi görünce "bu da bizim bad girl kızımız londa. biraz asabidir kusuruna bakma." sorun değil dercesine başımı sallamakla yetindim.
aradan uzunca bir süre geçer. herşey çok güzel ilerliyordu. edna beni diğer zorbalardan genellikle koruyordu. loran ve bert ile de çok iyi anlaşıyorduk. beraber harika zaman geçiriyorduk. bazen kutu oyunu oynarken, film izlerken veya başka birşey yaparken loranla sürekli göz göze geliyorduk. genelde biri bana baktığında hissederim ve otomatik olarak bende ona bakarım. loranın bana baktığını hissedip baaşımı ona döndüğümde bana baktığını görürüm ve bana genelde çapkın bi şekilde göz kırpar. bende genelde utandığım için bakışlarımı kaçırırım. acaba bana aşık mıydı. şahsen ben artık ona aşık olduğumu hissetmeye başlamıştım...