İçeriğe geç

Çözemediğim Vakam

Bölüm 10 · 3 dk okuma

Çözemediğim Vakam

Bölüm 10

Zemin sert ve soğuk demek?

Ne diyeceğimi bilmiyordum. Safa yatmayı denedim. Sanki buda rolün bir parçasıymış gibi...

"Sen zaten başrol kadınsın Deniz,sevgilim?" Toprak gibi gözlerden sonra deniz gibi gözlere bakmak garip geliyordu.

Hayal kırıklığına uğramış bir yüz ifadesine büründü. Gözüme kapşonlu biri çarptı. Tedirgin ve hızlı adımlarla içeriye giriyordu.

"İzin verir misin Deniz?" Kolum arkasında kalmıştı.

"Tamam, ne oldu?"

Ayağa kalktım."önemli bir şey yok gelirim birazdan."

"Peki."

Adamın gittiği yola yöneldim. Biraz ilerledikten sonra koridor ikiye ayrılıyordu. Biraz durduktan sonra halıda ki çamurlu ayak izlerini takip ettim. Önümde 3 oda vardı şimdi çamur izleri belirginliğini kaybettiği için takibi kaybettim. Silahım da yanımda yoktu ama bir partide en fazla ne olabilirdiki?

Bir odanın ışıklarının açık olduğunu fark ettim. O odaya doğru yöneldiğini Arkamdan sivri ve acı veren bir şey hissettim. O acı verici şey vücudumdan geri çıktıktan sonra arkamı döndüm. Acıdan Biraz zorlanıyordum ama yere düşüp bayılacak kadar değildi. Kan kaybından ölememde diyemeyiz.

Arkamı döndüğümde kapşonlu kişiydi. Suratı bembeyazdı ve korkudan ne yapacağını bilmiyordu.

Sürekli mırıldanıyordu. "..ben çok üzgünüm.. ben böyle olsun istemedim.."

"Elindekini yere bırak." Dedim kekeleyerek.

Adam şok geçiriyordu. Ruhsatımı çıkartıp gösterdim. "Bak ben sana yardımcı olabilirim. Ne oldu?" Bıçağı yere attı. Canım yanarken bıçağı yerden aldım. Beyaz tişörtümü kan kaplamıştı. Sonum böyle mi olacaktı? Bir korkak katil endişelenmesiyle bıçaklanarak. Hep o çözdüğüm vakalarda ki kurban ben mi oldum şimdi?

"Sen.. ben.. çok üzgünüm. Ben onu öldürdüm.. öyle olsun istemedim.. şimdi sende öleceksin.. ben.. kaçmalıyım.. "

Katil bir yere ayrılmasın diye onunla konuşuyordum. Konuşurken Burak'a yazıyordum. Yaram çok pis ağrıyordu. "P-pekâlâ.. adın ne?"

"Ben.. benim adım Mustafa.. ben Turgut'un komşusuyum.. damarıma basmasaydı böyle olmazdı.." içimden adama sövüyorum ama dıştan sakin kalmaya çalışıyordum. Duvara yaslandım.

siz: Burak bul beni tuvalet koridorundayım.

Yere çöktüm. Ayakta durmak canımı yakıyordu. Kafamı duvara yasladım. Mustafa başımın üstünde bir şeyler anlatıyordu. Gözlerim kapanırken, yav kardeşim önüne çıkan herkese bıçak saplanır mı ya?, diye düşündüm.

Deniz

Berk galiba tuvalete gitmişti bilmiyorum. Biraz üzerime alındım. Acaba çocuğu çok mu rahatsız etmiştim?

Sonra bir anda Burak birinin peşinden koşarak içeri daldı. Kovaladığı adamın elleri kanlıydı. Hemen çantamdan küçük silahı çıkardım. Müzik susmuştu.

"Burak ne oluyor bu kim?"

Burak nefes nefese "Tuvaletin-orada-Berk-hızlı." Dedi kesik cümlelerle. Berk'e bir şey olmuştu.. hızla dediği yola gittim.

Koridora girdiğimde Berk duvarın dibinde yerde yatıyordu. Beyaz tişörtü kandan kıpkırmızı olmuştu. Çok kan kaybetmiş olmalı.

"Berk!" Önünde diz çöktüm. Kafasını bir elimle tuttum. Bir elimlede kanın yoğun olduğu tarafına baktım. Sırtından bıçaklanmıştı galiba.

"Berk.. dayan.." çantamdan telefonumu çıkartıp ambulansı aradım.

"Buyurun 112 size nasıl yardımcı olabilirim?"

"Sevgilim sırtından bıçaklanmış, fazla kan kaybetmiş.. Ne yapacağımı bilmiyorum.."

"Nerede olduğunuzu söyleyebilir misiniz?" Yok ben söylemeyeceğim hadi bul bakalım ben neredeyim? Ebe sensin.

"Turgut Sayar'ın evini biliyormusunuz?" Turgut tanınmış olduğunu söyledi bana sonuçta.

"Evet derhal ekipleri yönlendireceğim. Sabredin."

Telefonu kapattım.

Burak yanıma geldi. "Adam piskopat lan!"

"Burak! Burak! Kan akıyor!"

"Sakin ol! sakin ol Deniz. Ela gel buraya Deniz'le ilgilen."

"Deniz hadi gel kalk." Dedi sesi titrerken.

"Ela- Ela kafası acımasın zemin sert ve soğuk!"

"Bak Burak onunla ilgileniyor gel biz kenara çekilelim. Derin nefes al." Yemin ederim panik anı yapılmaması gerekenler örnek modülü gibiydim.

...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.