İçeriğe geç

Çölden Öyküler

Bölüm 2 · 1 dk okuma

Çölden Öyküler

Bölüm 2

Düşler ve Düşüşler Masalı

Karanlığın dünyaya hükmettiği o köhne çağda doğmuştu Düşler Prensesi. Kalbi, değdiği her gölgeyi eritecek kadar saf; adımları, geçtiği koridorları ısıtacak kadar sıcaktı. Sarayın en çok ay ışığı alan odasında, sadece küçük hayvan dostlarının fısıltılarıyla yaşardı. Düşler Kralı, kızının odasından çıkmasına asla izin vermezdi; bu yüzden Prenses, hayata dair her şeyi pencerersine vuran ışıklardan ve gölgelerden öğrenmişti.

Lakin karanlık durmaz, aydınlığın nefesini kesmek için pusuda beklerdi.

Karanlıklar Kralı’nın gözü düşlerin tahtındaydı. “Eğer düşlere hakim olursam, insanların rüyalarına da karanlığı fısıldarım,” diye geçirdi içinden. Dolunayın gökyüzünü yırttığı bir gece, ordusuyla sarayın kapılarına dayandı. Muhafızları aşan kral, doğrudan Düşler Prensesi’nin odasına yöneldi ve ağır kapıyı bir hamlede açtı.

Odaya sızan ay ışığı simsiyah zırhına çarparken, Karanlıklar Kralı aniden durakladı. Prensesin gözlerinde parıldayan yıldızlar, ona asırlardır hissetmediği, adını bile unuttuğu bir şefkati hatırlatmıştı.

Düşler Prensesi ise karşısındaki devasa gölgeyi görünce donakaldı. Kralın kuzgun siyahı saçları ve obsidyen gözleri, odasına ilk kez hayatın o sert ve acımasız gerçeğini taşıyordu.

Prenses, korkusunu gizleyen cesur bir sesle, “Karanlığının düşlerimi esir almasına izin vermeyeceğim,” dedi. “Çünkü düşler, zindanlara sığmaz.”

Karanlıklar Kralı ağır adımlarla ona doğru yürüdü. “Ben kimseden izin almam. Düşler, gecenin; yani karanlığın bir parçasıdır. Ait olduğum şeyi almaya geldim.” Kral yaklaştıkça, Prenses pencereye doğru geri çekildi. Kral elini uzattı: “Benimle gel. Gel ve kraliçem ol. Bu dünyayı beraber, karanlığın ve düşlerin görkemiyle yönetelim.”

Düşler Prensesi acı bir tebessümle sarstı başını. “Bu imkânsız. Saf bir ruhu tutsak etmek isteyen birinin kalbinde, sevgiye yer olamaz. Düşlerimi senden ve karanlığından saklayacağım. Gece tüm dünyayı yutsa bile, düşler benimle birlikte özgür kalacak.”

Prenses, kendini o çok sevdiği pencereden boşluğa bıraktığı an; düşler ve düşüşler ayın huzurunda ilk kez mühürlendi.

O geceden beri derler ki; karanlık ne zaman düşleri ele geçirmeye çalışsa, insanlar rüyalarında aniden bir boşluğa düşerler. Düşerler ki, uyanıp karanlığın esaretinden kurtulsunlar.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.