Çölün ortasında on gündür yalnız koyunuyla aç ve susuz yürümekteydi ardıl gerçekten çok yorgundu uzun zamandır insan yüzü görmemişti artık hayal görmeye başlamıştı her yerde vaha görmeye ve vahalarda bin bir kuyu bin bir ağaç bin bir birbirinden güzel yemek görüyordu ama hepsi bir seraptı buraya nasıl geldiğini düşünüyordu hakikaten buraya nasıl gelmişti
Babasıyla ne güzel oyunlar oynardı ne eğlenirdi ne sohbet ederdi, annesi ona ne güzel yemekler yapardı afiyetle yerdi ailesini çok severdi ta ki kral ölene kadar kral öldükten sonra onun yerine zalim ve şımarık oğlu geçti Ailesi zalim kralın zalim emirlerine uymadığı için öldürülmüştü genç ardıl intikam için yanıp tutuşurdu ona ailesinden kalan bir koyunu ve hançeri vardı yakında ülkeden ayrılmayı planlıyordu ve bu koyunu satarak yakınlardaki bir vahaya yerleşe bilirdi ya da bu zalim kralın altında hayatını kaybedebilirdi ha bir de kulübesi vardı iki odalı zaten şu an kulübesindeydi Akşam olmuştu ardıl uyuyordu
-görüyorum delikanlı görüyorum koyununu satma çok değerlenecek bir vahaya gidip kaderini değiştiren adamla tanışacaksın hayatın değişecek ailenin intikamını alacaksın ve…
Ve ardıl dışardan gelen bağırmalarla uyandı az önce gördüklerinin rüya olduğunu anladı ama bağırtı hala devam ediyordu sesin kaynağını öğrenmek için dışarı çıktı krallık askerleri yaşlı bir adamla dalga geçiyordu her zaman krallık askerleri çapkınlık ediyordu krallık askerleri işte yönetim saçma olunca onlarda pislik yaparlar sabahtı krallık yeni yeni uyanıyordu genç rüyasında olanları düşünüyordu acaba tavsiyelere uymalı mıydı dışardaki yaşlının bağırışları daha da artmıştı genç kararsız kaldı yaşlı ya yardım etmeli miydi etmemeli miydi eğer yardım ederse askerler onu pataklıya bilirdi ya da krallık askerlerine karşı geldiği için hapse atılabilirdi ama yine de yaşlı adama yardım etmek istiyordu