Barlas sanki şaşırmamış gibiydi. Anlamamıştım. Sesini duyduğum kadın müdür yardımcısıydı. Yanındaki kız herhalde müdür yardımcısının kızıydı. Kadının ismi Leylaydı. Sanırım kızınında ismi Çiğdemdi. Benim en alışmadığım hiss beklemediğim birisinden yalnış bir hareket görmekti. Amma bu nasıl olur? Müdür yardımcısının kızı neden Ayşeyi yukarı kattan itsin? Ayşenin orda ne işi vardı? Neden Ayşe? Böylesine iyi bir kızın müdür yardımcısının kızına nasıl bir kötülüğü deymiş ola bilirdi...?
_>
Çiğdem bundan kimsenin haberi olmamalı. Kimseye bir şey belli etmiyorsun. Tamam mı?
_>
Amma anne kendimi tutamıyorumki.
Evet. Bende Çiğdemin ağladığını sanıyordum. Gülüyormuş. Genç bir kızı öldürdüğü için gülüyordu... Yaşıdı bir genç kızı öldürdüğü için gülüyordu... Bu ona komik mi gelmişti? İlk defa böyle bir şeyle karşılaşıyordum. Dilim tutulmuştu resmen.
_>
Evet bende kendimi tutamıyorum. Amma tutmamız gerek.
_>
Babam çok sevinecek.
Evet. Bunlar ailecek psikopat olmalılardı.
_>
Evet. İntikamımızı aldık.
_>
Sahi anne ya. Bizim intikamımız tam olarak neydi? Duymaktan keyif alıyorum.
Hala dinliyordum. Bir anda müdür geldi ve bağırmaya başladı.
_>
Siz neden hala burdasınız?! Hadi işinizin başına!
Bu sefer kendimi tutamadim. Çünki benden sadece 2-3 yaş büyük biri bana bu şekilde bağıramazdı. Hele ki erkek.
_>
Kesin sesinizi! Burda son lafı ben söylerim. Bitti! Hadi şimdi! İşinizin başına!
En şaşırdığım Barlasın bir şey söylememesiydi. Çünki onun yerinde başka bir erkek olsaydı müdürün çoktan ağzını burnunu kırmıştı. Ben bunu söyledikten sonra müdür bir şey söyleyemedi ve ağzını burnunu kırıştırıp gitti.
Barlasla biz üniversiteden çıktık. Karakola gidicektik.
_>
Gel birlikte gidelim istersen.
_>
Yok teşekkür ederim. Ben kendi arabamla giderim.
_>
Arızalı görünüyor.
_>
Arabammı? Değil
_>
Emin konuşma bence. Lastiklerine baksana.
Lastiklere baktığmda dörtüde inmişti. Nasıl olur? Amma hepsi sapasağlamdı.
_>
Ben tamirciyi aradım. Gelip tamir edip evine bırakacaklar. Sadece adresi söylemen yeterli. Ve bence o zamana kadar burada beklemek istemezsin.
Ne? Ne ara tamirciyi aramıştı? Bir şey söyleyemedim. Ve arabasına bindim. Yol boyu aklım hep kadınla kızının ne konuştuğunda kalmıştı. Belkide onların sayesinde olayı çözmüştüm. Gerizekalı müdür işime karışmasaydı şimdi orda onlar dinliyor olacaktım. Yüzümde öfke vardı. Ve Barlasın bana baktığını fark ettim.
_>
Çok sinirlisin. Neden?
_>
Şu salak kendini bir şey sanan müdür yüzünden işte. O koca burnunu bir işede sokmasa şaşarım.
Barlas gülerek:
_>
Tamam sakin. Merak etme bu olayı çözücez. Birlikte.- dedi.
_>
Birlikte?
_>
Birlikte.
Çok naif ve nazik birisi. Ailem onun hakkında nasıl böyle şeyler söylemiş ola bilirdi? Barlasa karşı artık yavaş-yavaş güven hissediyordum. Onun yanında güvendeymişim gibi hiss ediyordum. Düşmanım olduğunuda inanmıyordum.
Karakola vardık. Olan her şeyi arkadaş olduğumuz Baş Savcıya anlattık.
_>
Evet Kenan. Hepsi böyle.
_>
Peki kadınla kızının konuşmasına dair elinizde kanıt varmı?
_> Malesef. Yok.
Barlas hemen söze girdi.
_>
Var.
_>
Varmı?
_>
Evet var. -Deyip paltosunun cebinden bir ses kayıt cihazı çıkardı. Şaşırıp kalmıştım.
_>
Arjin müdürle konuşurken ben ses kayıt cihazını kadınla kızına birazda olsa yakın bir taşın yanına koydum. Onlari bende dinleyemedim. Şimdi sizinle dinliyicem.
_>
Bu bize çok yardım edecek Sayın Savcı.
_>
Algın deyin Baş Savcım.
Barlas denilmesinden hoşlanmıyormu acaba? Amma açıkcası daha ona adıyla seslenmedim. Sorarım bence bir ara. Yada her şeyi çok büyütüyorum. Daha bu gün tanıştık. Öncedende tanışmıştık amma neyse onu katmayayım şimdi.
Kadınla kızını Karakola çağırdık. Sorgu odasına aldık. Ben konuşacaktım. Ve kendimi hiç olmadığım kadar hazır hiss ediyordum. Çünki o kadına ve kızına karşı bir nefret hissi uyanmıştı içimde.
Evvvett arkadaşlarrr umarım seversinizz biraz gecikti kusura bakmayinnn❤🌹