Cuma gününe kadar okulda Emir ve Batın adlarında iki kişiyle tanıştım. Deniz ise kendi arkadaşlarının yanındaydı fakat arada yanımıza geliyordu. Bizim gibi uzun boylular yanında kendisini dışlanmış hissetmesi normal, sonuçta onu duyamadığımız zamanlar bile oluyordu. Cuma günü öğlen arası Emir ve Batın ile tekrar lobiye indim. Resepsiyona doğru ilerledik ve masanın önünde durduk. "Pardon, benim kulüp başvurularım ne durumda?"
Resepsiyondaki yine aynı sarışın kadın bana baktı ve gülümsedi, ardından bilgisayarına döndü ve klavyede birkaç tuşa tıkladıktan sonra ekranı inceledi. "Sana fotoğrafçılık kulübü gelmiş, tatlım. Yarın üçüncü kattaki koridorun sonundan sola dön, kulübün orada."
Teşekkür edip oradan ayrıldık. Merdivenden çıkarken Emir konuştu: "Fotoğrafçılık kulübü mü? Bizim okulda o kulüp kurulduktan sonra şehirdeki cinayetler arttı. Orası oldukça gizemli bir yer."
Ardından Batın konuştu: "Evet, o kulüp hakkında oldukça fazla dedikodu var. Kulüp dışındaki öğrencilerin o kulüp odasına girmesi yasak. Aksi takdirde kulüp baskani tarafından ceza yedikleri söyleniyor."
Onları dikkatle dinledim. Gizemli bir kulüp mü? O kulüp kurulduktan sonra şehirdeki cinayetlerin artması mı? Evet, birçok kez bu cinayet haberlerini gördüm. Fakat kulübümden şüphelenmiyordum. Sonuçta bu cinayetleri onlar yapsaydı okuldan atılır, kulüp kapatılır ve kulüpteki öğrenciler tutuklanırdı. Hem bir okuldaydık, mümkün değildi çünkü oldukça fazla güvenlik, öğretmen ve öğrenci vardı. "İyide bu mümkün değil. Ne garip şeylere inanıyorsunuz. Bu okul oldukça korunaklı, hem onlar olsaydı çoktan tutuklanmışlardı."
Batın iri gözlerle bana döndü. "Arda, sus! Onların kulağı her yerde. Bu dediklerini duygularsa bil ki neden dedim diye günlerce sorgulayacaksın."
"Sadece abartıyorsunuz, kafanızı bunlarla doldurmayın. Ayrıca ben şuan yemek yemek ve kütüphaneye gidip kitap okumak istiyorum."
Aramızda bir sessizlik oluştu, konuşurken çoktankafetaryaya varmıştık. Yemeklerimizi alıp bir masaya oturduk ve hafif bir sohbet eşliğinde yemeye başladık.