İçeriğe geç

Cinayet Aşk

Bölüm 15 · 2 dk okuma

Cinayet Aşk

Bölüm 15

O Artık Yok

Uyandığımda saat 9 buçuktu. Oğuz çoktan işe gitmişti. Annemin yanına gitmek için yataktan kalktım. O bu saatlerde ayakta olurdu. Aşağıya inmeden merdivenden bakıp seslendim.

"Anne! Kahvaltı hazır mı?"

Cevap yoktu. Uyanmamıştı demek ki. Eee, sonuçta kalkmasını zorunlu kılan birşey de yoktu ki. İstediği zaman uyansın benim kraliçem!

Ablamı arayıp olanları anlattım. Bilmek onun en büyük hakkıydı.

"Alo, efendim Asena'm."

"Abla sana birşey söyleyeceğim ama panik yapma sadece evinde oturmaya devam et. Buraya gelme sakin ol."

"Noldu? Kötü birşey mi var?"

"Evet abla. Annem şiddet görüyormuş..."

"Ne!" dedi sinirle bağırarak.

"Ama artık hiçbirşey yapamaz bizim yanımızda çünkü. Bizim yanımızdaki villayı alacağız ama bunu sadece biz bileceğiz başka kimse bilmesin olur mu?"

"Ya, Asena benden sakin olmamı bekleme!"

"Abla olmalısın ama. Şuan sinirlenmen birşeyi değiştirmeyecek. En kısa sürede tedavi görecek zaten annem. Yaralarının iyileşmesi için. Ben ona yapabileceğim herşeyi yaptım ama gerisini diğer doktorlara bırakıyorum ben bu kadarını biliyorum."

"Tamam balım, sakinim ben. Haber verdiğin ve onu evine aldığın için çok teşekkür ederim."

"Abla o nasıl laf? O benim de annem tabiki onu koruyacağım. Ama sen başka bir gün gel olur mu? Biraz dinlensin kadın."

"Tamam hadi öptüm. İşe geç kalmayayım."

"Tamam bende öptüm ablacım."

Telefonu koltuğa koydum ve artık annemi uyandırmak için odasına gittim.

"Benim güzeller güzeli annem uyanmış mı bakalım?" dedim tatlı bir ses tonuyla. Odası boştu. Allah Allah? Tuvalette miydi acaba? Kapıyı tıklattım ses gelmedi. Açtım kimse yoktu.

Markete gitmiş olabilir. Hemen karşımızda olduğu için sorun olmayacağını düşünmüştür. Ama bu yaptığı çok tehlikeli. Bunu yapmış olamaz. Ayakkabısı burda mı diye bakacaktım ki gördüğüm şey kan akışımı durdurdu. Gözümü kapıya çevirir çevirmez açık olduğunu gördüm... Eve nasıl girdi o pis yaratık? Olamaz! Allah'ım bu olmuş olmasın! Onu almış olmasın! Etrafıma bakındım çaresizce. O sırada bodrum kapısından gelen kırmızı sıvıyı farkettim. Yaklaştım, yaklaştım, yaklaştım ve onun bir kan olduğuna emin oldum... Ağlamaya başladım sessizce. Hemen dış kapıyı kapattım ve bodrum kapısını açtım. Ve gördüğüm şeyi tahmin ediyor olmalısınız. Kapıyı açtığımda içerisi dağınıktı. Ve gördüm ki sadece vişne suyu dökülmüş. Oh! Gerçekten bir nefes aldım. Ama kırmızı sıvılar hâlâ bitmiyordu. İleride de vardı.

"Allah Allah! Bitmedi mi bu meyve suları?" dedim alaylı alaylı gülerek. Sigortanın kapağını açtım ve bütün ışıkları tek tek yaktım. Bizim bodrumumuz o kadar korkunç değildi. Sık sık temizlerdik Oğuz ve Sinan'la... Ama artık sadece Oğuz ve ben temizliyoruz... Neyse ki annem de yanımızda!

Lambalar teker teker yandı. Yüzümdeki gülümseme yavaş yavaş soldu.

"Ama buraları nasıl temizleyeceğiz? Gerçekten sinirlerim bozuldu!" dedim. Çünkü vişne suyu buralarda da vardı. Diğer ışıkları da yaktığımda son kırmızılığın gerçekten kan olduğunu anladım annem karşımda sapasağlam duruyordu. Ve elinde bir silah. Ölen kişi... BABAMDI.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.