İçeriğe geç

ÇİLLİ

Bölüm 1 · 2 dk okuma

ÇİLLİ

Bölüm 1

BÖLÜM 1: Yeni Sıra Arkadaşı

Sabahları erken kalkmak Deniz için hep zor olmuştu. Alarmı tam üç kez ertelemişti,annesinin kapıyı açıp "Deniz kalk artık,geç kalacaksın!"demesiyle irkilerek uyanmıştı. Aynada kendini gördüğünde yüzündeki çiller hafifçe belirginleşmişti,ela gözleri hâlâ uykuluydu,ama koyu kumral saçlarını hızlıca tarayıp yüzüne biraz su serptiğinde bile kendini biraz daha iyi hissetti.O gün okulların ikinci dönemi başlıyordu.Deniz her zamanki gibi pek heyecanlı değildi,ama içinde tarif edemediği bir kıpırtı vardı.Sanki her şey az sonra değişecekmiş gibiydi...Mutfakta küçük kardeşi Yağız ekmeğini çikolataya bandırıyor,annesi çay koyuyordu.Babaları erkenden işe gitmişti."Çantan hazır mı kızım?" diye sordu annesi,çayın buharı arasında."Hazır gibi,"dedi Deniz.Oysa kitapları ve defterleri hâlâ masanın üzerindeydi,gece uyuyakalmıştı.Hızla hepsini çantasına tıkıştırdı,saçını at kuyruğu yaptı,montunu kaptığı gibi evden çıktı.Okul binasına yaklaştığında bahçedeki öğrencilerin kahkahaları ve sesleri arasında kendini biraz daha rahat hissetti.10-B sınıfının kapısını açtığında,içerideki uğultu tanıdıktı.Öğretmen Dilek henüz gelmemişti,öğrenciler birbirine dönüp tatil boyunca olanları anlatıyordu."Deniz!" diye seslendi Yasemin,en yakın arkadaşı,el sallayarak.Deniz gülümsedi,çantasını bıraktı.Yasemin hemen kulağına eğildi:"Yeni çocuk gelmiş bizim sınıfa.""Ne yeni çocuğu?""bugün nakil olmuş.Adı Ayaz'mış. Annesi eczacı,babası şehir dışındaymış falan.Neyse,yakında görürsün zaten."Tam o anda kapı açıldı.İçeiye Dilek öğretmen girdi,yanında uzun boylu,kumral saçlı,yeşil gözlü bir çocuk vardı.Üzerinde yepyeni okul forması,sırtında spor bir çantası vardı.Deniz ilk bakışta sadece dış görünüşüne değil,duruşuna'da dikkat etti.Ayakta kendinden emin ama sessizdi."Arkadaşlar, bu yeni öğrencimiz Ayaz.Bugünden itibaren bizimle olacak," dedi Dilek öğretmen gülümseyerek."Ayaz, boş yer...Hmm...Denizin yanına oturabilirsin."Deniz'in içi bir anlık karıştı. Yasemin yanaklarına hafifçe vurdu,"Ooo kader!" diye fısıldadı.Ayaz başını hafifçe sallayarak sıraya geldi."Merhaba" dedi kısa ve kibarca"Merhaba,"dedi Deniz, sesi neredeyse fısıltı gibiydi ama gülümsedi.Ders boyunca pek konuşmadılar. Ayaz defterini açtı, öğretmeni dikkatle dinledi. Arada camdan dışarı bakıyor, sonra hemen tahtaya dönüyordu. Deniz onun titizliğine şaşırmıştı. Genelde yeni gelen öğrenciler ilk gün darmadağın olurdu ama Ayaz düzenli ve sakindi.Teneffüste Yasemin hemen sıraya yanaştı. “Ayaz, ben Yasemin. Deniz’in en yakın arkadaşıyım,” dedi sırıtarak.“Tanıştığımıza memnun oldum,” dedi Ayaz.“Deniz sessizdir ama tatlıdır. Alışırsın ona,” dedi Yasemin, Deniz’in suratına bakmadan. Deniz göz devirdi.Ayaz bir an durdu. “Sessiz insanlar en çok şey anlatanlardır,” dedi.Deniz bir şey söylemedi ama o söz içini kıpır kıpır etti. Dışarıdan bakan biri bu lafı sıradan bulabilirdi ama o an, o tonda söylenince içine işledi.Dersler sona erdiğinde Deniz servis sırasına geçti. Ayaz okul kapısının önünde ayakta bekliyordu. Göz göze geldiklerinde hafifçe başını eğdi.“Yarın görüşürüz,” dedi.“Görüşürüz,” dedi Deniz, sesi hafifçe titreyerek. Nedense içi kıpır kıpır olmuştu.Servise bindiğinde camdan dışarı baktı. Ayaz hâlâ oradaydı ve ona bakıyordu. Yüzünde belli belirsiz bir gülümseme vardı. Rastlantı mıydı bu, yoksa bilinçli mi, emin olamadı ama kalbinin bir kez atışını kaçırdığını hissetti.O akşam Deniz odasında defterini açtı, ödev yapmaya çalıştı ama aklı derslerde değil, o yeşil gözlü yeni çocukta takılı kalmıştı. Ayaz…Kulağa biraz rüzgâr gibi geliyordu ismi. Sessiz ama etkili.Telefonu eline aldığında Yasemin’den bir mesaj geldi:Deniz başını yastığa koyarken içinden şu cümle geçti:“Birinin hayatına ilk kez bu kadar sessizce girmesi… Sanki fark ettirmeden büyüyecek bir şeyin başlangıcı gibi.”Ve belki de tam olarak öyleydi.

Bölüm sonu

1 yorum

  • Ve bazen insanlar çığlıklarını sessizliklerinde saklarlardı.