Ben uyanınca dilini iç dudağında gezdirmiş, ve gözlerini başka tarafa çevirip üstümden kalkmıştı. Bana tabii göt korkusu gelmeye başlıyordu. Ya bu yakışıklı adam tarafından tecavüz edilirsem?! Dün aklım yerinde olmadığı için hemen teklifi kabul etmiş ve bilmediğim bir adamın evine gitmiştim. Neredeydi bu siktiğim aklım. Neredeydi ve neden hiç bir zaman çalışmıyordu? Ben yatakta geri doğru giderken, o beni umursamayarak kapıdan çıkmış mutfağa ilerlemişti. Bende hemen yanımdaki komidinden telefonumu alıp Jisung'a mesaj atmıştım. Felix - Jisung Felix: JISUNG YARDIM ET. ŞU ANDA YAKIŞIKLI BİR ADAMIN EVİNDEYİM EĞER BANA ULAŞAMAZSAN BİL Kİ VERDİM. (Görüldü) 09:22 -Jisung- Gördüğüm kadarıyla plan işliyordu. Hyunjin, ben ve Minho çocukluktan beri arkadaştık. Tabi arkadaşlığımızın arasına uzun yıllar girmişti. Bu uzun yıllar sonrasında da geçen ay Hyunjin Felix'in evinin tam karşısına taşınmıştı. Hyunjin sürekli Felix'i görüyormuş ve etkilenmeye başlamış.Yani bana etkilendiğini söylemedi ama benim tatlış ponçik 6.hislerim bana öyle olduğunu söylüyordu. Bir gün benim Felix'in evinden çıktığımı görüncede beni arayıp bana yalvardı. Hah! Ben de n'apayım. Kıyamadım arkadaşıma. Zaten Felix salak olduğu için sevgilisinin onu aldattığını da anlamamıştı. Biz de plan yapıp Hyunjin ile Felix'i bir kafede buluşturcaktık ki, tam onun üstüne suriyeli aile yüzünden evimizden olunca, Felix zırlarken benim de aklıma yeni ve daha iyi bir plan gelmişti. Ve şimdi de planın güzel devam ettiğini görüyordum. Tabi Felix birazcık korkmuştu ama ne yapalım yani? -Felix- Piç Jisung'tan görüldü yemiştim. Şimdi ne yapacaktım peki? Yakışıklı adamı bayıltıp kaçsa mıydım. Pek bayıltabileceğimi düşünmüyordum. Adam hayvan gibi kaslıydıydı. Eğer ona kötü bir şey yapma eyleminde bulunursam nedense beni öldürecekmiş değil de yatağa kelepçeleyecekmiş gibi hissediyordum. Yataktan yavaşça kalktım. Parmak uçlarında sessizce yürümeye çalıştım. Kendi evimden bildiğim evin krokisine göre olan mutfağa doğru gittim. Kapıdan gizlice ne yaptığına baktım. Beni nasıl farkettiğini anlamamış olsamda arkasını döndü ve tezgaha yaslandı. Sırıtıp konuştu. "Kalktın mı?" Yok hala yataktayım. Tövbe yarabbim. Sorusuna cevap vermeden konuştum. "Tanımadığın bir insanı neden evine aldın?" Omuz silkerek konuştu. "Canım öyle istedi" "Sen istediğin tüm bokları yapan biri misin? "Seni eve bile almayabilirdim o yüzden kapat şu küçük ağzını" "Kapatmıyorum!" İyice sinirlendim. Evet evine gelme teklifini kabul etmiş olabilirdim ama o da almasaydı! Onu sinirlendirmiş olmalıydım ki, yaslandığı tezgahtan çekilip üstüme doğru yürümeye başladı. Aferin Felix. Sıçmıştın şimdi de sıvadın iyice. Ben geri çekildikçe o daha çok geliyordu. Kendimi şu anda yaz dizilerindeki salak baş karakter gibi hissediyordum. Kapı pervazına yaslandığımda, elini başımın üstüne dayadı. Gözlerim onun dudaklarına çarptı. Dudakları çok dikkatimi çekiyordu. Umarım sapık gibi gözükmüyorumdur. "Yaramaz biriyiz galiba." Başkası bu sözleri söyleseydi gözlerimi devirip onun akli dengeseninin yerinde olup olmadığını sorardım ama şu anda bunu yapasım hiç yoktu. Gözlerimi dudaklarından gözlerine çevirince onun benim dudaklarıma değil gözlerime baktığını farkettim. Sahi ya. Adam gay olmayabilirdi. Ben niye böyle şeyler düşünmüştüm ki? Üstümden çekilip tekrar mutfağa doğru döndüğünde konuştum. "Sana bir soru sormuştum. Düzgün cevap verecek misin?" İç çekme sesi duydum. "Senin gibi insanlara acıdığım için seni evime aldım. Çok bir anlam arama içinde" Niye anlam aramam gerektirmediğini söylüyordu. Anlam arama ihtimalim var mıydı ki. Bir dakika ya! Benim gay olduğum dışarıdan çok fazla mı belli oluyordu?Yoksa o da mı gaydi? "Neden anlam aramam gerekiyor ki zaten?" Sessiz kalmıştı. Daha adını bile bilmediğim adama karşı düşündüğüm şeylere bak. "Adın ne" "Hyunjin" Nedenini bilmediğim bir şekilde sesi mutfağa girdiğimki gibi değildi. Morali bozuk gibi çıkıyordu sesi. 1-2 dakikalık sessizlik oluşmuştu. Neden benim ismimi sormuyordu? Tanışmalar zaten ilk isimle başlamazmıydı? "İsmimi merak etmiyor musun?" "Hayır, biliyorum zaten Felix." Nerden biliyordu ismimi? Telefonumda falan mı gördü? Ama ne ara? "İsmimi nasıl biliyorsun ki? Tanıştıkta ben mi hatırlamıyorum?" Kahve hazırlayan eli bir anlığına durmuştu sonra da kahve yapmaya devam ederek konuştu. "Kargo sipariş ederken kapı numaranı doğru kodlamayı denemelisin." Bu nedenden dolayı olduğunu öğrenince gözlerimi devirdim. Hem bu adam komşu olduğumuzu nereden biliyordu. Mafya falan mı bu adam ya?! Mutfakta deminden beri yaptığı şey kahveydi ve bana yapmamıştı bile. Yanımdan geçip oturma odasına gittiğinde oflayıp evi gezmeye başladım. Şu ana kadar farketmediğim şey evin çoğu yerinin siyah olmasıydı. Onun oturduğu salona doğru gidiyordum. Çünkü sıkılmıştım. En azından Hyunjin'le sosyalleşebilirdim. Salondaki koltuğun arkasında kalan aynalı komidin gibi olan siyah garip bir eşyanın üstünde çilekli bir lolipop görmüştüm. Aslında lolipop sevmezdim ama şimdi canım istemişti. Ne sağlıklıyım ama. Kahvaltı olarak lolipop. Lolipopun ambalajını açmıştım ve ambalajını elimde buruşturmuş cebime koymuştum. Şimdi çöpe atmaya üşendim. Sonra atardım. Lolipopu ağzıma attım ve parmağımla döndürerek güzelce tadına baktım. Asıl amacımın Hyunjin'in yanına gidip onunla konuşmak olduğunu hatırlayınca arkasında olduğum koltuğun önüne geçip yanına oturdum. Telefonda birisiyle mesajlaşıyordu. Merak ettiğimden dolayı kim olduğuna bakmak için kafamı ona doğru eğdiğimde Jisung'un profil fotoğrafına benzer bir fotoğraf görmüştüm. Kaşlarım istemsizce anlamadığımdan çatılırken o telefonunu diğer tarafa çekip bana baktı. "Evime gelen sıradan birinin telefonuma, ayrıca özelime bakabileceğini sanmıyorum." Sıradan biri demesine karşı sinirlenmiştim ve onunla konuştuğum ses tonundan farklı olarak ciddi ses tonumla konuştum. "Arkadaşımın profil fotoğrafına benziyor." "İnsanlar birbirine benzeyemez mi?" Hala sinir bozucu konuştuğunda gözlerimi devirip ağzımdaki lolipopu emmeye devam ettim. Aniden konuşmasıyla kafamı ona çevirdim. "O lolipop markette son kalan lolipoptu." Göz devirip ne yapabilirim yani diyecek iken lolipopun çubuğunu tutmuş ve ağzımdan çekmişti. Ağzımdan tok sesi çıkmış ve dudaklarım lolipopun çilekli olmasından dolayı hafif pembeleşmişti. Kaşlarımı çattım. Tam o sırada yine yaptı yapacağını. Ya benim gay olduğumu bilip böyle şeyler yapıyordu. Ya da kendisi gay di. Çünkü benim 5 dakikadır emdiğim ve bütün ağız dna larımı bıraktığım lolipopu almasının, ve kendi ağzına sokup emmeye başlamasının başka bir sebebi olduğunu düşünmüyordum. Artık gay or not cnm? Diye soracaktım az kalmıştı. "Yani bu lolipop benim hakkım" ᝰ.ᐟ꩜ Kaç gündür konu bulmaya çalışıyorum:(((
Bölüm 2
“Gay or not cnm?”
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.