Evde Jisung malıyla oturup, Minho ile olan fantezilerini dinliyordum. Her ayrıntısını anlatıyordu gerizekalı. Red lights şarkısını duyunca zilin çaldığını anladım. Normalde bize birileri gelmezdi. O yüzden Jisung’un internetten sipariş ettiği kargolarından biri zannettim.
“Jisung, aç şu kapıyı”
Jisung, onu dinlediğim zaman bütün isteklerimi yaptığı için hemen kapıya koştu. Kapıyı açtı. Ben o sırada telefonumu açmış tiktokta geziniyordum. Kapıdan şöyle sesler gelince korkarak kapıya döndüm.
“Habülü, zqae qğeaje”
Jisung, gülmesini zor tutarak bana döndüğünde kapıya doğru gittim. Galiba suriyelilerdi. Tahminimin doğru mu değil mi olduğunu şunu sorarak anlamaya çalıştım.
“Suri, suri?”
Yine bir şey demediklerinde, kapıyı yüzlerine kapatacakken ev sahibi suri ailenin arkasına gelip şöyle dedi.
“Yeni kiracılar bunlar. Evin kirasını arttırdığım zamandan beri ödemediniz”
Bunu söyleyince Jisung’ta bende çok şaşırdık. Çünkü bu ayki kirayı sadece bir gün geciktirmiştik,çünkü ikimizde ödemeye üşenmiştik, ki zaten kirayı 3 ay önce yükseltmişti ve biz son 2 ayın kirasını ödemiştik!
“Ahjussi, isterseniz bu ayın kirasını şimdi ödeyebiliriz. Bizim için sıkıntı değil. Sadece ödemeyi unutmuşuz”
Nazikçe anlatmama rağmen beni bir sikine almamıştı. Mecburen yarım saat beklemelerini söyleyip, eşyalarımızı toparlamıştık. Jisung’un dört tane valizi benim ise iki tane valizim vardı. Ve resmen şu anda evimiz yoktu. Evden çıktığımızda ben zırlamaya başlarken, Jisung kalacak yer bulmaya çalışıyordu. Bulduğunda kolumu çıkaracak gibi sallayıp konuştu. “Kalk amına koyayım, ağlama. Minho’ya gideceğiz.”Jisung’un sözüne karşı mutlu olup zırlamamı kesip ‘canım arkadaşıma’ sarıldım. Minho’nun evine geldiğimizde ise, nankör Minho hyung sadece Jisung’u kabul etmişti. Çünkü birlikte fantezi yapıyorlardı, orospular! Ben tek kalınca zırlarken aklıma sevgilimin olduğu geldi. Hala üniversiteden mezun olamadığı için ve ders çalışmak için beni ekiyordu bazen ve çok fazla birbirimize zaman ayıramıyorduk. O yüzden bu zor durumda bile anca aklıma gelmişti. Telefonumu çıkartıp konumuna baktım. Birbirimizin konumunu telefonlarımıza eklemiştik. Lan! Niye clubdaydı benim ballı çöreğim?!?! Bunu düşünürken gözyaşlarımı sildim ve bahçeye inip, tozdan dolayı siyah olmuş açık gri bozuk arabama bindim. Ne yapayım yani? Her gün araba mı yıkanır? İki yılda bir yeter işte. Hemen onun olduğu konuma doğru sürdüm. 10-15 dakika sonra club ın önüne gelmiştim. Arabamı park edip arabadan indim. Güvenlik görevlilerin yanından geçip kapıyı açtım. Açtığım anda ağır içki kokuları ile karışmış ter kokuları burnuma dolunca yüzümü buruşturdum. Burada nasıl yaşıyorsunuz?! Aceleyle ilerledim. Ballı çöreğimin yanına gitmeli ve beni evine almasını söylemeliydim. Sağımı ve solumu dönüyordum. Yoktu hiç bir yerde. Telefonumu çıkartıp tekrar konumuna baktığımda hala burada olduğu gözüküyordu. Telefonumu cebime koydum ve iğrenç kokuların içinde sarmaş dolaş duran insanların yanından sıyrılıp geçtim. Sağıma ve soluma baktım. Bir de ne göreyim?!? Sağıma tekrar baktığımda ballı çöreğim dediğim adam bir tane kızı köşeye kıstırmış, inleye inleye sikişiyorlardı. Ve cidden ikiside çok zevk alıyor gibi gözüküyordu. Bakmaya devam ediyordum ve içinden bir türlü çıkmıyordu. Kızın boynuna dudaklarını geçirmişti ve iğrenç bir şekilde öpüşüyorlardı. İkiside ter içindeydi. Onları izlediğim andan beri dolan gözlerimi, bakış açım bulanıklaştığında fark ettim ve sarhoş, kendilerinden geçen insanları o an ki üzüntüyle itmeye ve çıkmaya başlamıştım. Club tan sonunda çıktığımda tekrar arabama bindim ve arabada tekrar ağlamaya başladım. Gerçekten kendime çok üzülüyordum. Canım kendim! Senin gibi güzel, şefkatli, masum, merhametli,seksi ve daha bir çok güzel özelliği barındıran bir insanı nasıl üzebiliyorlardı? Eve vardığımda apartmana girmedim ve binanın önüne bir bavulumu yatırdım ve üstüne oturdum. Üstümü kirletmek istemiyordum. Diğer bavuluda önüme koydum. İnsanların beni deli sanmamasını istiyordum
Ama hiç bir sike yaramıyordu! Gelen geçen herkes bana bakıyordu ve “Allah yardım etsin” diyorlardı. Benimde “Amin Amiiiğğn” dememi bekliyorlardı galiba ama ben onu söylemiyordum. Böyle dedikleri için canım kendimin haline üzülüp daha çok zırlıyordum. Omzumu falan öpüyordum. Cidden deli gibi gözüküyor olabilirdim, ama şu anda düşündüğüm şey bu değildi. Hem sevgilim tarafından aldatılmış, hemde evsiz kalmıştım. Şu anda kendimi o kadar zayıf ve güçsüz hissediyordum ki, mafya babaları gelse “Benim evimde kalabilirsin” deseler bile onlara güvenip onlarla gidebilirdim.
Ossssuuurada benim yaşlarımsa bir genç adam gelmiş ve önümde durmuştu.
“Böyle zırlamaya devam edeceksen o ağzını çok farklı yöntemlerle kapatabilirim, o yüzden ya benimle gelirsin yada farklı yöntemleri denersin”
Gözlerim bulanık olduğu için onu tam göremiyordum ama sesi çok seksi olduğu için hemen ayaklandım ve valizlerimi elime aldım. Zaten şu an her şeye kanabilirdim ve bu tamda şimdiye denk gelmişti.
Beni takip et anlamında yaptığı işaretlerle onu takip etmeye ve valizlerimi sürüklemeye başladım. Hiç yardım etmiyordu orospu çocuğu!
Kapıya doğru gittiğinde tam karşı komşum olduğunu gördüm! O evde kimsenin yaşamadığını düşünüyordum. Galibe ses yalıtımını çok iyi yapmışlardı. Onu nasıl hiç bir zaman görmemiştim?! Onun evine geldiğimizde hala bana donuk bakışlarıylabakıyordu. Biraz ürpersemde şu anda derdim farklıydı ve onun garip bakışlarıyla uğraşamazdım. Bilmediğim bir nedenle kendimi rahat hissediyordum. 2 yıldır kaldığım evimin karşısında olmamdan dolayı olabilir diye düşündüm.
Hala bulanık olan gözlerimle görmekte zorlandığım adam bana doğru soğuk bakışlarını atıp bana şöyle dedi.
“Rahatına bak.”
Cidden şaşırıyordum. Şu anda ne yaşıyordum ben? Şaşkın bakışlarımı ona atarken o salona doğru gitmişti. Evlerimiz aynı tasarlandığı için büyük ihtimalle yatak odası yaptığı odaya doğru gittim. O an yatak odasına yatmamam gerektiğini, misafir odasında durmam gerektiğini düşünmemiştim. Yatağa atlayıp hemen içine girmiştim.
…
Derin bir uykudan uyanıyordum. Hareket etmekte zorlanıyordum. Gözlerim hala kapalıyken kaşlarımı çatmış ve neden hareket edemediğimi mal gibi sorgulamıştım. Gözlerimi yavaş yavaş açtığımda, çekik gözlü, dolgun dudaklı, kaslı mı kaslı yakışıklı bir bayın belimin iki yanına bacaklarını koymasını, ellerini kafamın yanlarına koymasını yüzlerimiz arasında 10-15 cm kalana kadar eğilmesini ve beni incelemesini beklemiyordum.
ᝰ.ᐟ꩜
869 kelime olmusss! Saçma olduysa sorry :3