İçeriğe geç

Cildi parlak kağıt kaplı, pahalı kitap

Bölüm 2 · 3 dk okuma

Cildi parlak kağıt kaplı, pahalı kitap

Bölüm 2

Kalbin Fiyatı

Roman yazmayı severdi...Oldukça başarılıydı adam. Kendi çapında yazardı oysa ki babası izin verseydi, belki çok şeyler başarabilirdi. Yazdığı romanlara imzasını atardı mutlaka... İnsandan kaçıp sığındığı romanlara imzasını atardı mutlaka...Peki o cildi parlak, kağıt kaplı,kitaba atabilecek miydi imzasını? O romanı yazabilecek miydi baştan? Konuşabilecek miydi onun dilinden? Ama o bilmiyordu ki bu dili. Öğrenemez miydi? O kadar zor muydu ki bu dil? Evet belki zordu...Zor olmayan bir iş mi vardı bu dünyada?Her kolaylıkla saklı bir zorluk yok muydu zaten?Yapardı, öğrenirdi bu dili. Fakat tamirci çırağıydı adam... Para olmadan, roman dili öğrenilir miydi?Bu normal bir roman olsaydı belki evet...Ama o farklıydı. Cildi parlak, kağıt kaplı pahalı romandı... Paha biçilemezdi ona göre. Onun için yıllarını, ömrünü verebilirdi. Yeter ki o roman onun olsun, okuyabilsin o romanı. Adam karar vermişti bir kere, yapacaktı bu işi. Çabaladı günlerce. Elleri nasır üstüne nasır tuttu adamın...Sırf o romana sahip olabilmek için. Ustasına dedi ki giymeyim bugün tulumları. Arkası kuşlu aynasında özenle taradı saçlarını. Gelecekti çünkü bugün geri arabayı almaya... O romandaki hayali belki gerçek yapmaya... Durdu o anda zaman, durdu dünya, girdi içeri kapıdan, girdi içeri roman

Öylece bakakaldı adam, gözünü ayırmadan Adamın romanı gelmişti sonunda...Arabasını almaya gelmişti... Peki adam o romanın gönlünü alabilecek miydi? Romandaki o güzel saf, temiz hayalleri gerçek olabilecek miydi? Atabilecek miydi imzasını? Kalbinin ritimleri zihnindeki bu garip sorularla karışmıştı. Nedense o roman, hiç bakmıyordu bu tarafa. Ama inat etmişti bir kere adam. O romanda olabilmek için herşeyi yapabilirdi, yaşamak istiyordu onu... Biraz daha yaklaştı yanına... Ona baktığında...İncitmekten korkarcasına çekti gözlerini. Tekrar denedi şansını. Kaçırmak istemiyordu romanını. Nazikçe baktı gözleri. Söze başlamak gerekirdi bu dili öğrenmek için ve o da öyle yaptı. Bu defa gözlerine baktı gözleri... Ruhunun derinliklerine indi. Sayfalarını karıştırdı... Bir roman ancak bu kadar derin konular içerebilirdi...Başlamak istedi artık söze...Başladı ama...Bu dili daha önce hiç konuşmamıştı ki! Kitapların ona öğrettiği kadarıyla konuşmaya başladı...Sadece şu sözler döküldü dudaklarından...

-Ben...Ben... Şey.. merhaba?

Sadece bu kadarcık sözcük söyleyebilmişti adam....Hangimiz yeni öğrenmeye başladığımız bir dili öylece konuşabilirdi ki? Romanlar susar mıydı peki bu kadar derin konuları varken? Ama bu roman susmuştu... Sadece bakmakla yetiniyordu ona. Gözlerini ondan ayırmak istemiyordu ama, ustasının sesiyle uyandı bu rüyadan. Nede olsa Roman yazarken dalar giderdi insan. Bunlar boş laflardı tabii. Arabanın kapısını açtı adam. Girebilmesi için. Bir anda romanın çatıldı kaşları...ve oda başladı söze...Ama adama değil, Çırağın ustasına bakıyordu o güzel gözleri...Nedense masumca gülmedi o an... Bir güldü ki... Dünyasını yıkarcasına, romanını yırtıp yakarcasına. Kıvrıldı dudakları yukarı. Çatık hilal kaşlarını havaya kaldırdı, araladı dudaklarını dedi:

-kim bu serseri?

Hissetmişti sesinde ki alayı. Romanlar alay eder miydi ki? Bu sefer gözlerindeki sisler yetmemiş egzoz dumanıyla kaplanmıştı romanları... Gözünde tomurcuk yaşları, ağır ağır doğruldu içinde ki acıyla. O roman gitmişti. Ardına bakmadan... Sorularını yanıtlamadan... Yarım bırakmıştı onu. Ne imzasını atabilmişti ne de yaşayabilmişti romanı. Öylesine önemsiz bir figüran olmuştu sadece. Devamını onunla birlikte yaşamak istediği şu hayatında tekrardan yalnız bırakmıştı onu. Parlak kağıt kaplı kitabın gözlerine bakıp dalamadan, orada kendini bulamadan gitti... O sorularını yanıtlamadı ama adam yanıtladı kendi içinde...

Kalbe fiyat biçilirmiş...

Kalbe fiyat biçilirmiş...

Kalbe fiyat biçilirmiş...

Aynı kelimler yankılanıp durdu zihninde bu defa. Yine rüyasından ustası uyandırdı. Sırtına vurdu. Bu cümleler babasının cümlelerine benziyordu şimdi.

- Oğlum unut romanları.

Unut...

Unutmak değil,

umut dolmak istiyordu oysa...

Bölüm sonu

2 yorum