İçeriğe geç

ÇIKMAZ SOKAK

Bölüm 4 · 6 dk okuma

ÇIKMAZ SOKAK

Bölüm 4

4. Bölüm: GERÇEKLER

💔💔💔💔💔💔💔💔💔💔💔💔💔💔💔💔

Bütün vücudum ağrılar içindeydi sanki üzerimden büyük bir kamyon geçmişte bütün kemiklerimi kırmiş gibi.

Ama en çok başımın arka kısmı ağrıyordu o kadar fazlaydı ki ağrısı gözlerime vuruyordu. Yada ben öyle sanıyordum.

Gözlerim...

Gözlerim neden açılmıyordu?

Bana ne olmuştu bu kadar?

Zihnimi yokladığımda anılar gözlerimin önüne düştü. Onların beni davete götürecekmiş gibi hazırlamaları ama götürmemeleri, odama çıkıp ağlamam, o adamın odama gelip beni dışarıya sürüklemesi, arabaya fırlatması, yardım çığlıklarım ve uçurum...

Sonumun o arabada olacağını sanmıştım..

Yardım çığlıklarımın bana yardımı olmamamıştı. Her zamanki gibi kimse beni duymamış, görmemişti. Ne bekliyordum ki? Bu hayatın bana güleceğini falan mı?

Hayır. Hiç bir zaman benim mutlu bir hayatım olamayacak. Sanırım..

Bir anda odanın kapısı açıldı. İçeriye onlar girdi ve bana daha önce hiç bakmadıkları gibi bakıyorlardı.

Yabancı...

Bana yabancı ama birazda şaşkın şaşkın bakıyorlardı. Evet bana daha önce türlü türlü baktılar. Ezik. Hayvan. Acıyarak ve daha neler neler..

Ama hiç yabancıymışım gibi bakmamışlardı. Bana her ne kadar kötü davransalarda,onların çocuklarıymışım gibi davranmasalarda hiç böyle bakmamışlardı.

İçimde bir yerlerin paramparça olduğu hissettim. Hem de öyle bir parçalandıki bir daha birleşmeyecek, iyileşmeyecek gibi..

Süslü pakize geldi ve hiç beklemediğim bir şey yaptı. Yatakta yanıma oturup elimu tuttu. Elimi tuttu! Yardımına,eline ihtiyacım olduğunda bana elini uzatmayan,beni reddeden kadın şuan hiç beklemediğim anda benim elimi tutuyor! Neden? Neden peki?

Burada çok kötü şeyler dönüyordu ve bu beni korkutuyor. Ama nereden bilebilirdimki bu dönen şeyler benim için bir çıkış kapısı olacağını? Ama kapı nereye gidiyor?..

Gözlerimi gözlerine diktiğim kadın hagif bir boğaz temizlemesiyle konuşmaya başladı.

"Defne Gül Kızılay..." derin bir nefes aldı. Sanki nasıl konuşacağını bilmiyor gibiydi.

"Defne Gül... Biliyorum sana şuana kadar ne sevgimizi ne de şefkatimizi gösterdik. Sana şuan garip ve tuhaf geliyor bu davranışım anlıyorum. Elini tutmam... İhtiyacın olduğunda tutmadığım elini şuan tutmamın bir nedeni var. Belki seni mutlu edecek belkide kırık kalbini daha çok kıracak bilemiyorum, bu sana bağlı ya da daha çok gideceğin aileye bağlı."

Gideceğim aile mi? Ne yani beni evlatlıktan red mi ediyorlar? Öz kızlarını istemiyorlar mı bunca sene sonra?

Belkide benim yerime daha iyi bir kız bulmuşlardır. Süslü pakizenin istediği gibi makyaja,partilere ve süslenmeye özen gösteren ya da onun istediği gibi okula,dersle takık olan kafasını hiç dersten kaldırmayan bir kız? Böyle birini mi bulmuşlardı? O yüzden mi beni evlatlıktan reddediyorlar?

Onun uzattığı kağıdı aldı süslü pakize ve hiç bakmadan bana uzattı. Gözlerimi kağıda çevirdiğimde hiç beklemediğim bir başlık gördüm.

DNA Testi Sonuçları

Elime aldığımda süslü pakize yerine o devam etti konuşmaya hiç acımadan hiç duygu olmadan ve hiç duraksamadan. İndirdi kalbime sözlerini bir balyoz gibi.

"Sen Bizim Kızımız Değilsin!" Her bir kelimesini vurgulayarak kurmuştu bu cümlesini.

"N-ne?" Benim sesim ise ona kıyasla daha güçsüz daha duygulu ve daha kesintili çıkmıştı.

"Duydun İşte Nesini Anlamıyorsun! Birazdan Gerçek Ailen Gelir! Sende Defolup Gidersin Onlara!" Aynı ses tonu değişen bir şey yoktu.

Bunu diyip kapıyı çarparak odadan çıkmıştı. Yavaş yavaş dolan gözlerimi elimdeki kağıda çevirdim ve okumaya başladım.

Son cümle her şeyi açıklıyordu, gerçekleri bir bir yazıyordu.

"DNA TESTİ NEGATİF ÇIKMIŞTIR. DEFNE GÜL KIZILAY %99,9 İHTİMALLE KENAN KIZILAY'IN KIZI DEĞİLDİR."

Tek bir cümle insanı hayattan koparabilir mi? Beni koparmıştı. Yavaş yavaş dolan gözlerim şimdi hızlı hızlı akıyordu.

Peki şimdi ne olacaktı? Gerçekler bunca yıl sonra ortaya çıkmışken ne olacaktı? Burada yerim yoktu bunu o her bir kelimesini vurgulaya vurgulaya söylemişti. Burada,onlarla kalamazdım ki kalmama da izin vermezlerdi. Tek çare onlar kalıyordu...

Şuan yolda olan,buraya gelen biyolojik,gerçek ailem...

Beni istiyorlarmıydı ki? Yoksa istemiyorlarmıydı? Eğer istemezlerse ben ne yapacaktım? Ya bana 18 yaşına girmişsin kendi başının çaresine kendin bak derlerse o zaman ne yapacaktım?

Kimsesizliğim bir kez daha yüzüme vurmuştu..

"Üzülme Defne Gül. Biz gerçek ailenle biraz konuştuk onlarda çok şaşırdı ama içlerinde zaten böyle bir şüphe varmış lakin üzerine düşmemişler. Seni onlara anlattığımda gerçek annen seninle hemen tanışmak istedi gerçek baban sesin çok çalışkan olduğu duyunca sesinden bile anlaşılabilicek bir gurur vardı. Eminki onlar bizim sana baktığımızdan daha iyi bakacaklar..."

"Ne zaman?... Nasıl öğrendinizi bunu?"

"Defne Gül sen geçirdiğin o kazadan sonra yaklaşım 1.5 hafta yoğun bakımda kaldın. Doktorlar senin hakkında olumsuz konuşuyorlardı ama sen her şeye rağmen direndin,hayatta kalmak için vücudun üstün bir çaba harcadı ve sonunda gözlerini açabildin. Nasıl öğrendiğimize gelecek olursak da... Buraya ilk geldiğinde yani hastaneye ilk geldiğinde doktorlar bizi aradı senin kaza yaptığını ve hastanede olduğunu söylediler. Biz apartopar davetten hastaneye geldik. Çok kan kaybetmiştin ve acil kan nakli lazımdı. Kenan da ben de kan vermiştim ama kanımız seninle uyuşmuyordu. Hemşire test sonuçlarına bakıp bize "Siz hastanın yakını olduğunuza emin misiniz?" Diye sordu. Bende "Evet,eminiz. O bizim kızımız neden öyle söylediniz?" Diye sorunca gerçekler ortaya çıkmıştı. "Kan testi sonuçlarına göre siz bırak hastanın annesi,babası olmayı akrabası bile değilsiniz." Dedi hemşire. Kenanla birbirimize bakıp o an aklımıza ilk o geldi.

DNA testi...

Sen ameliyathanedeyken yapamazdık bunu o yüzden bekledik. 4 saat sonra çıktın o yerden, seni yoğun bakım odasına aldılar. Doktor karşımıza geçip senin o yataktan kalkmanın düşük bir ihtimal olduğunu söyledi. Kalksan bile bu uzun zaman sürebilir ya da sakat kalabilirdin. Bir taraftan senin o yataktan kalkamayacağın ihtimalin diğer taraftan senin bizim kızımız olmadığın ihtimali. Daha fazla beklemedik çünkü eğer bizim kızımız değilsen gerçek ailen sen ölmeden önce seni bir kez olsun görebilsin. Senin saçından alınan telle, Kenandan alınan teli teste verdik ve 1 hafta önce sonuçlar çıktı. Sen bizim kızımız değildin. Bunca yıl benimle olan kız, Kenan'ın başarılı olsun diye uğraştığı kız bizim kızımız değildi. Kenan çıldırdı bunun nedeni gece gündüz araştırdı ve sonunda gerçekler ortaya çıktı.

Benim seni doğurduğum gün benimle beraber başka bir kadın daha doğum yapmış. Başta bebekler doğru yerlerine konulmuş ama sonra bir hemşire gelip bebeklerin isim kartılarının ve bilgilerinin yerlerini değiştiriyor. Bunu bilerek yapıyor. Kenan günlerdir o kadını arıyor ama hâlâ bulunamadı. Hastaneye dava açtık hastanede o kadını arıyor ama bulunamıyor. Sonra Kenan gerçek,biyoljik aileni buldu ve onları arayıp haber verdi. Şuandada gelmek üzereler. Birazdan burada olurlar."

Dakikalardır konuşan kadın derin bir nefesle cümlesini bitirdi. Ama aklına komik bir şey gelmiş olmalıki devam etti.

"Bu arada hep kardeş istiyordun ya aslında kardeşin varmış daha doğrusu kardeşlerin varmış. 4 abin, 1 tanede küçük kardeşin var."

Ne?

4 abi mi? 4 TANE!

KOSKOCA 4 TANE ABİ!

BEN NE YAPACAĞIM O KADAR ABİYLE?!

Ama bundan daha kötü şeyler vardı. Tabikide abimin olması kötü değildi ama 5 tane... Ne bileyim çok değil mi ya?!

Öte yandan bilerek beni karıştıran hemşire... Üstüme bir yorgunluk çökmüştü bu o kadar ağırdı ki omuzlarım yorgunlukla çöktü.

Ne yani bunca yaşadıklarım, aptal bir hemşirenin bebekleri karıştırması sonucu muydu? Yalan mıydı? Yaşadıklarımdan o hemşire mi sorumluydu yani?

Belkide o hemşire olmasıydı mutlu bir hayat yaşayacaktım. Hep hayallerimdeki gibi kardeşlerimle anlaşacak,oyunlar oynayacak kimi zaman kavga edecek kimi zaman onlara trip atacak kimi zaman ise onlar beni,ben onları kıskanacak... Hepsi bir hemşire yüzünden yerle bir olmuştu.

Sadece bir hayal olarak kalacaktı...

Daha fazla dayanamadım ve göz yaşlarım akmaya başladı. Yavaş yavaş başlayan göz yaşlarım her geçen saniye şiddetlendi ve en sonunda da hıçkıra hıçkıra ağladım. Bazen yanımdaki kadının sesini duymuştum ama anlamamıştım, oda beni yalnız bırakmanın daha iyi olacağını düşünmüş olmalıki odadan çıkıp gitti.

Dik durmaya bedenim dayanamağı içim kendimi sırt üstü yatağa bıraktım bir süre böyle ağladım ama birine sarılmak istediğim için cenin pozisyonuna geçtim.

Dizlerime sarıldım.

Her zamanki gibi kendime kendim destek verdim.

Yaslayacağım sırt kendi sırtım oldu...

Şuan serum olan sol kolumu uzatmış sol omzuma doğru yatmış dizlerimi kendime çekil sağ kolumuda dizlerime sarmıştım.

Yatakta küçücük kalmıştım ama içimdeki sıkıntılar o kadar büyüktü ki anlatamam...

Sadece şunu söyleyebilirim:

Benim dayanacak gücüm kalmadı...

Kendi kendime destek olmak beni çok yordu artık, tek bir darbede yıkalabilirim...

Ama bu öyle bir yıkılış olurki etrafımdaki herkesi etkiler...

...

Evett.. yeni bölümün sonunda geldi♡♡

Biliyorum bu bölüm kısa oldu ama Defne'nin gerçekleri öğrendiği kısım ayrı gerçek ailesiyle tanıştığı kısım ayrı bölüm olsun istedim.♡

Oylarınızı ve yorumlarınızı bekliyorum kendinize iyi bakın.♡

E.K.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.