... Aradan bir hafta geçti çay satan adam ne geldi nede sordu başına bir şey mi geldi acaba demekten de kendimi geri alamadım aslında sıradan bir adamdı ama beni ona bağlayan ona çeken neydi. Acaba parka gitsem ordamıdır dedim kendi kendime sonra aman şu doktorun yanına gideyim ne diyecek yine... Doktorun yanından ayrıldım sonuçlar fena değil hava da yine yağmur var...Yağmurdan ıslanmış gözlüğümün camını siliyordum gözlerim ilişti birden ufak bir lastik parçasıyla özentisiz bağlanmış saçları, ıslak kaldırımda eteği bileğinden diz altına Kadar ıslanmıştı. Attığı her adımda ayaklarının sıçrattığı yağmur taneciklerinin ıslanmayı daha da yukarılarına kadar ıslanmasına sebep oluyordu. Yırtık kazağının kolunu avucuna kadar çekmiş parmak uçlarıyla tutuyordu avuçlarını ısıtmak için ve arada soğuktan kızarmış burnunun ucunun altındaki dudaklara götürüyordu üfleyerek avucuna. Kucağında bir demet kan kırmızı gül belli ki kendinden daha çok bakıyordu güllere neden bakmasın ki ekmeğini oradan yiyordu sonra titrek bir sesle güllerim var sevgiliye gül güller 20 lira diye sesleniyordu ıslak kaldırımda içimde bir tarifsiz duygu belirdi kendime iç sesimle sorular sordum en son ne zaman eşime gül aldım diye düşündüm sanırım evliliğimin ilk yıllarıydı yaklaştım.
+Merhaba kızım.
+Merhaba amca güllerim 20 lira vereyimmi.
+Olur...
+Kaç tane amca...
Kız cağız benimle konuşuyor bense kızı tepeden tırnağa süzüyordum. Özentisiz bağlanmış dağınık Saç tellerinin
Arasında yağmur tanecikleri ve hafiften yükselen bir buhar vardı.
Beyaz Rengi neredeyse griye kaçmış boğaz kısmı çürümüş boğazlı kazağı üzerinde kenarları yırtık yeleği boynunda en az gözleri kadar mavi bir nazar boncuğu kalınca kaşlarının altında uzun kirpiklerinin içinde kocaman mavi gözleri vardı.
Yine sordu...
+Kaç tane amca...
+Hı efendim kaç tene varsa kızım.
Ufak bir hesap yaptı
+17 tane olacak amca yine de bir sayayım
Dedi kocaman gözlerini şaşkın bir şekilde dikti bana ve hemen saymaya koyuldu.
+Evet 17 tane kalmış dedi heyacanlı bir sesle.
+17 tane kalmış 20 liradan ne eder amca benim hesabım yok.
Nasıl hemen güvenebilir ki bana tanımadan.
+500 TL tutuyor dedim
+İmkansız amca 25 tane olmalı 500 olması için
+E bunu bildin hani sayman yoktu.
+Amca bu düz hesap bazı günler o kadar sattığım oluyor ondan biliyorum.
+Ama bunlar 500 den de fazla tutuyor benim için.
İsmin ne bakalım.
Dedim ürkek bir sesle
+ Berivan dedi.
+Ne güzel bir isimmiş kim taktı sana bu ismi.
+Rahmetli annemin isteğiymiş beni doğururken ölmüş.
+Çok üzüldüm. Hep buralarda mısın.
+ Evet amca.
+Tamam kızım ben bunları aldım.
+Tamam amca.
+Al bakalım bu 500 güllerin parası bu 1000 lirda da gözlerinin...