10 YIL SONRA Ekim teyzenin ismimi bağırmasıyla uyandım. “Lal kızım, uyan hadi, kahvaltı hazır!” “Hazır her şeye bayılırım,” diye kendi kendime mırıldandım. Üzerime kırmızı kazağımı, altıma ise İspanyol paça kot pantolonumu giydim. Saçımı hızlıca bir at kuyruğu yaptıktan sonra, son olarak aynada kendime baktım. Geçmişin izlerini hâlâ üzerimde taşırken, onlardan kurtulmak istercesine odadan hızla çıkıp mutfağa gittim. Kahvaltılıkları masaya koyan anneme gülümsedim. Bana dönüp baktığında aynı şekilde karşılık vermesi, gülümsememi daha da büyüttü. Ardından Ekim teyzenin yanına gittim; çiçekleri suluyordu. “Yine mi çiçekleri suluyorsun?” diye sordum. Ekim teyze bana dönerek sevgi dolu bir bakış attı. “Çiçekler sevgi ister, ilgi ister. Onlar benim çocuklarım. İlgilenmezsem küserler.” Her dediğini dikkatle dinlediğim ve sonunda kendime hep bir ders çıkardığım konuşmalara bir yenisi daha eklenmişti. Not almak için odama koştum. Düşmek üzereyken çalışma masama tutunmam beni kurtarmıştı. Çok unutkan biri olduğum için hemen hemen her şeyi not alırdım. Unutkanlığım annemden geliyordu ve bu özelliğimi hep çok severdim. Kötü anıları hatırlamaktansa, her şeyle birlikte unutmayı tercih ederdim. Düşüncelerimin içinde kaybolmuşken annemin seslenmesiyle dikkatim dağıldı. “Lal kızım, hadi, yemekler soğuyacak!” Hızlıca kahvaltımı yapıp çıktım. Bugün dükkânı ben açacaktım. Çantamı alırken ceketim gözüme takıldı ama kazağın üstüne ceket giymeyi pek sevmediğim için yanıma almadım. Dışarı çıktığım ilk anda pişman oldum; fakat geri dönüp almak için fazla üşengeçtim. Sonunda dükkâna vardığımda kepenklerin açık olduğunu gördüm. Bensiz birinin işe alınmış olmasına anlam veremedim. Dün akşam kapattığıma emindim. Kendi kendimi sorgularken yavaş adımlarla dükkânın kapısına doğru ilerledim. Dedektif gelmişti… Son zamanlarda sıkça gördüğüm için artık alışmıştım. İşlediğim cinayetlerin peşindeydi ama beni anlamıyorlardı. Ben sadece kendi adaletimi yaratıyordum. Onların yapamadıklarını ben yapıyordum diye beni kıskanıyorlardı. Dedektifle konuşmaya başlamak için hafifçe öksürdüm. Geldiğimi görünce ayağa kalktı. El sıkıştıktan sonra yerine oturdu. “Merhaba Lal Hanım, rahatsız ediyorum ama biliyorsunuz ki bu görüşmeleri yapmak zorundayız. ”Bunu rutin bir görüşmeymiş gibi söyleyip benden bilgi almaya çalışmaları, sanki ortada çocuk yokmuş gibi davranmaları beni güldürüyordu. Ama şüphe çekmemek için yüzüme sadece hafif bir gülümseme yerleştirdim. “Koral Bey, yine her zamanki gibi çok nazik ve çok şıksınız,” dedim.Belki bu sefer konuşmayı kısa keserdi. “Siz de çok naziksiniz Lal Hanım. Ama bu sefer konuşacaklarımız pek iç açıcı değil. Açıkçası sizinle İnci’nin son işlediği cinayet hakkında konuşacağız. Son zamanlarda çiçeklerle alakalı kişilerin ifadelerini almak zorundayız, maalesef. ”Tam o esnada içeri giren kişiyle ikimiz de bakışlarımızı kapıya çevirdik.
Bölüm 2
İfade - 2. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.