İçeriğe geç

Chomill /Jenlisa

Bölüm 10 · 4 dk okuma

Chomill /Jenlisa

Bölüm 10

0.9 Her gün daha da batıyorum dibe

Hikayenin tadını çıkarmak istiyorsanız noktalama işaretlerine uyarak yavaş okuyun. Olabildiğinde anlamak için yavaş okuyun, tadı çıkıyor.

...

Başımı yana yatırarak Jisoo'nun konuşmasını bekliyordum, o ise yavaşça cebinden sıyırıp aldığı telefonuna, bir de bana bakıyordu. Tek kaşımı kaldırıp "Hm?" Diyerek mırıldanmama karşın boğuk bir sesle konuştu.

"Arayacağım kişi hoşuna gitmeyecek." Kaşlarımı çatarak telefonuna eğildim. "Kimmiş o?" Gözlerimi telefondan çekmeden bastığı rakamlara baktım. Üst tarafta çıkan isimi gördüğüm gibi bağırdım.

"Sakın Jisoo, o sürtüğün yanımıza gelmesini istemiyorum!" Telefondan geri çekilip kollarımı birbirine sokuşturduğumda Jisoo bana ağzı açık bakakalmıştı. "Neden Rosé'yi aramıyor muşum?" Ona dönerek dişlerimi sürttüm.

"O kendini bilmiş egolu zürafa, Lisa'yı öptü. Bu yüzden aramanı istemiyorum." Jisoo omuz silkerek "Biliyorum zaten, Rosé anlattı." dediğinde yanaklarımı şişirdim. Cevap vermemi beklemeden telefonu kulağına götürmüştü. "Bize şu anda sadece o yardım edebilir Jennie. Şimdi bana Wendy de yardım edebilir deme, onun ufak bir işi var."

"Ne işi?" Jisoo tam konuşacakken telefondan gelen sese imrenerek burnumu kırıştırdım. "Alo, Rosé... mm şey benim yardımına ihtiyacım var, vereceğim adrese gelebilir misin?.... Ah teşekkür ederim. Şimdi konumu atıyorum." Telefonu kapattıktan sonra bir şeyler yazarak bana döndü. "Wendy, Yeri'nin yanına gitti, yani İtalya'ya." Kafamı ileri geri salladığımda yapmacık bir şekilde gülümsedim. "Dikkat et Jisoo, o kıza dalmayayım." Jisoo ciddi durup yapma bakışı atınca somurttum. "O kızı gerçekten sevmiyorum, ondan gelecek yardımı sikeyim.''

Omuzumu dürttüğünde ona baktım "Ama ben seviyorum Jennie." Ciddiydi, ve Jisoo'yu ilk defa bu kadar ciddi görüyordum. Gülümsedim, buna katlanabilirdim...

Yarım saat sonra kapının çalınmasıyla Jisoo'yu dürttüm. Ayağa kalkarak üstünü düzeltmişti, kime süsleniyordu bu...Onu dürttüğümde bana dönerek göz kırptı ve kapıyı açmak için gitti. Saniyeler sonra içeriye dolan sesle gözlerimi kapattım, göğüs hizamda birbirine geçirdiğim kollarımla karşımda ki kıza baktım. Nefes nefese kalmış, önümde diz çökmüştü. Kaşlarımı çatarak ona baktım. "Ne bu halin, otursana koltuğa?" Kafasını sallayarak kendini zar zor Lisa'nın koltuğuna attığında iç çektim. Jisoo sakinleşmem için omzumu tutuyordu.

Ona dönerek baştan aşağı onu süzdüm, neyini beğenmişti ki. Jisoo'ya dönerek sıkılırcasına gözlerimi kıstım. "Evet Jisoo, planını dinliyorum." Jisoo bir anda ayağa kalkarak ellerini çırptığında Rosé'ye baktım, gülümsüyordu ve Lisa'nın koltuğuna iyice yayılmıştı. Derin bir nefes alarak Jisoo'ya döndüm. "Evet kızlar, planımız şu... Rosé sen gidip Lisa'yı takip edeceksin ve biz Jendeuk'la arkandan gelip sizi izleyeceğiz. Lisa'yla konuş ve ağzından laf çalmaya çalış olur mu?" Ellerimi birbirine bağlayarak geriye yaslandığımda ikisi de bana dönmüştü. "İyi de, Lisa nerede Jisoo?" Jisoo, dudağını ısırdığında iç çektim, bu kız cidden salaktı.

Rosé, koltuktan uzanarak omzuma dokunduğunda ona dönerek kaşlarımı çattım. "Ne var." Rosé ciddiyetini bozmayarak gülümsediğinde ona sinirle bakıyordum, omzumdan elini çekerek bana doğruldu. "Ben Lisa'nın nerede olduğunu biliyorum Jennie, orasını bana bırak." Geri çekilerek gülümsediğinde gözlerim yanıyordu. Rosé gerçekten güzel bir kızdı, fakat bir şeytan olduğunu biliyorum.

...

Rosé'nin anlattığı yere gelmiştik, burası Lisa'yla en çok gitmek istediğimiz yerlerden birisiydi ve Lisa buraya bensiz mi gelmişti... Gözlerim buğulandığında elimin tersiyle hemen gözlerimi sildim. Jisoo bana doğrularak yanaklarımı iki eli arasına aldığında gülümsedim. "Ağlamak yok Jendeuk. Limario'yu bulduğumda bir bebeği ağlatmak neymiş ona soracağım. Söz!" Jisoo gülümseyerek sandalyemin kollarını tutarak sürmeye başladığında derin bir nefes aldım, buranın kokusu insanı çok huzurlu hissettiriyordu.

Bir anda durduğumuzda gözlerimi açtım, Jisoo kulağıma eğilip fısıldadı "Lisa orada, Rosé konuşmaya gidiyor." Onlardan uzaktık ve ne konuştuklarını duymuyorduk. Jisoo'ya dönerek kaşlarımı çattım. "Ne malûm bu melek görünümlü şeytanın bize yalan söylemeyeceği?" Rosé bize yalan söyleyebilirdi ve ben bunu kaldıramaz, bir ilahla havalanıp onu öldürürdüm. Jisoo kıkırdayınca iç çektim. "Rosé benim çok yakın bir arkadaşım ve yalan söylerken kendini çok belli eder, merak etme, Chae pekte yalan söyleyen birisi değildir." Yanaklarımı şişirerek kollarımı birbirine bağladım, gözlerimi onlardan ayırmıyordum. Yaklaşık 5 dakikalık konuşmadan sonra, Rosé Lisa'ya sarıldığında tırnaklarımı avuç içime geçirdim ve Jisoo'ya döndüm. "Konu Lisa'ysa bal gibi yalan söyleyeceğine eminim." Jisoo duruşunu bozmayarak sadece gülümsediğinde bize doğru gelen Rosé'ye baktım, gülümsüyordu.

"Gülünecek bir durum mu var?" Tam bir şey söyleyecekken kurduğum cümle ile bana bakmasına göz devirdim. Ama kız nasıl bir manyaksa bu cümleme bile gülümseyerek cevap vermişti. "Lisa birisini bekliyormuş, sanırım adı Jeon yada Juen. Pek anlamadım." Resmen beni umursamamıştı. Burnumdan nefes alıyordum, dudaklarımı hafif araladım ve gözlerimi yere sabitledim, Jungkook'la buluşacaktı.

"Lisa ve onun bozuk korecesi." Gülümsediğimde gözlerimin tekrar dolmasına ve kalbimin acımasına engel olamamıştım. Lisa'nın bu çocukla ne gibi bir yakınlığı vardı ki. Bize neden yalan söylemişti...

O sırada karşıdan gelen çocuğa gözlerimi çevirerek kıstım, Lisa'ya yaklaşıyordu. Yutkundum. "İşte başlıyoruz Jen."

Jungkook'la Lisa'nın sarılmasına göz devirdim, onlar hariç her yere bakıyordum. Rosé ve Jisoo içecek bir şeyler almak için bakkala gitmişlerdi ve ben burada sadece onları izliyor, sarılmalarını yutkunarak izliyordum. Aksine tipsiz bir çocuk değildi, boyu posu yerindeydi ve... yakışıyorlardı. Nefret ettim kendimden bunu söyleyebildiğim için, ama benim yerime onu tercih etmesi şaşırılır değildi.

Göğüs kafesim sıkıştığı için derin bir nefes alıp verdim, Lisa öncesinde birçok kişiyle çıktığında böyle hissetmemiştim. Kalbim göğsümü delip çıkacak kadar ağrıyordu ve ben burada iki büklüm olmuş nefesim kesilirken, bir anda Lisa'nın uzanarak Jungkook'un dudaklarını öpüşü ile olduğum yerde kitlenmiştim.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

11. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.