Oyunların kaotik dünyasında, Chishiya'nın aklı bir an için Kira'da takılı kaldı. Kira, cesareti ve zekasıyla ona olan güveni aşılamıştı. Ama şimdi, labirentin sonuna yaklaşırken, bir şeyin ters gittiğini hissetti. Tam çıkışa ulaşacakken, Kira'nın çığlığı aniden odanın duvarlarını sarmaladı.
“Chishiya!” Gözleri korkuyla açıldı, ama onun için zaman geçmekteydi. Kira, bir tuzağın tam ortasında kalakalmıştı. Chishiya, endişeyle geri döndü, ama labirentin kapıları aniden kapandı. “Kira!” diye bağırdı, ama yanıt alamadı. İçindeki korku dalgaları boğazına düğümlendi. Kira, çıkıştan kaçarken, arkasındaki düşmanlar peşine düşmüş ve onu köşeye sıkıştırmıştı. Chishiya, o an hayatının en zor kararını vermek zorunda kaldı: Kira'yı kurtarmak için geride kalmak.
“Sadece hayatta kal, Kira. Ben buradayım,” dedi, ama Kira'nın gözlerinde beliren korkuyu görebiliyordu. Kira, son bir gayretle kendini kurtardı ve dışarı fırladı. Ama Chishiya, labirentin karanlık derinliklerine hapsolmuştu. O an, Chishiya'nın zihninde bir ampul yandı. “Beni bekleyin,” dedi, kendisine güvenerek. “Zekamı kullanacağım.” Yalnız başına, labirentin karanlık köşelerine adım attı.
Etrafındaki duvarlar, ona meydan okurcasına titriyor ve yeni bulmacalar ortaya çıkarıyordu. Her biri, Chishiya'nın zihninde bir strateji oluşturmasını gerektiriyordu. Soğukkanlılıkla, her bulmacayı çözmeye başladı. “Sadece zeka yeter,” diye düşündü. “Ama cesaret de şart.” Birbirinden karmaşık soruları çözüp ilerlerken, Kira'nın sesi aklında yankılandı. “Sarı prensim, hadi!” Onun sesi, ona cesaret veriyordu. Chishiya, Kira’nın dışarıda onu beklediğini biliyordu. “Seni hayal kırıklığına uğratmayacağım,” diye fısıldadı. Sonunda, bulmacaları tek tek çözüp labirentin kapısına ulaştığında, derin bir nefes aldı.
Kapı, gıcırdayarak açıldı ve Chishiya, havalı bir şekilde dışarı adım attı. “İşte buradayım,” dedi, kendinden emin bir gülümsemeyle. Ama dışarıda Kira'yı bulduğunda, onun gözyaşlarıyla dolu gözleriyle karşılaştı. Kira, boynuna atladı. “Seni çok korktum!” diye haykırdı, ama içindeki sevinç, gözyaşlarını silmeye yetti. Chishiya, onu sıkıca kucaklayarak, “Beni kaybetmeyeceksin, Kira,” dedi. O an, tüm korkularının üstesinden gelmiş gibi hissetti. Tam o anda, Arisu ve Usagi de oyundan çıkmış, Chishiya ile buluşmak için gelmişlerdi.
“Nasılsınız?” diye sordular, ama Chishiya'nın yüzündeki gülümseme, her şeyin yolunda gittiğini gösteriyordu. “Bir takım olarak daha güçlü olacağız,” dedi Chishiya, Kira'ya bakarak. Ve o an, Borderland'ın karanlık sırlarını çözmek için birlikte daha fazla savaşa hazırlanacaklardı. Bu sadece bir oyun değil, aynı zamanda bir savaş ve Chishiya, her zaman en iyi oyuncu olmayı hedefliyordu.