İçeriğe geç

Ceonun sahte eşi

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Ceonun sahte eşi

Bölüm 2

Bölüm 2:

Aradan iki hafta geçmişti.

Kerem Arslan'la çalışmak düşündüğümden çok daha zordu.

Mükemmeliyetçiydi.

Soğuktu.

Ve insanı delirtme konusunda doğal bir yeteneğe sahipti.

"Dosyaları masama bırak."

"Toplantıyı öne çek."

"Kahve."

Bazen bütün gün boyunca bana söylediği tek şey bu üç kelime oluyordu.

O sabah da farklı değildi.

Elimde dosyalarla ofisine girdiğimde telefonunu kapatıp bana baktı.

Yüzü normalden daha gergindi.

"Kapıyı kilitle."

Şaşkınlıkla gözlerimi kırptım.

"Efendim?"

"Kapıyı. Kilitle."

İçimde kötü bir his oluştu.

Sessizce kapıyı kilitledim.

Kerem yerinden kalktı ve pencerenin önüne geçti.

İlk kez ne söyleyeceğini bilmiyormuş gibi görünüyordu.

"Bir anlaşma yapacağız."

Kaşlarımı kaldırdım.

"Nasıl bir anlaşma?"

Bana döndü.

"Sana yüz milyon lira vereceğim."

Elimdeki dosyalar neredeyse yere düşüyordu.

"Ne?"

"Sadece dinle."

Kalbim hızlanmıştı.

"Bir yıl boyunca nişanlım olacaksın."

Ofis sessizliğe gömüldü.

Birkaç saniye boyunca beynim çalışmayı reddetti.

Sonunda konuşabildim.

"Şaka mı yapıyorsunuz?"

"Hayır."

"Kesinlikle hayır."

Kerem'in yüzünde en ufak bir değişiklik olmadı.

"Sebebini bile sormadın."

"Sebebi ne olursa olsun cevabım hayır."

Masanın üzerine kalın bir dosya bıraktı.

Dosyanın kapağında büyük harflerle yazılmış bir başlık vardı.

EVLİLİK SÖZLEŞMESİ

Nefesim kesildi.

"Bu bir nişan değil sadece," dedi sakin bir sesle.

"Altı ay sonra evleneceğiz."

"Çıldırmışsınız."

"Muhtemelen."

Dosyayı açtım.

Maddeler sayfalar boyunca uzanıyordu.

Bir yıl boyunca kamuoyu önünde kusursuz bir çift gibi davranılacak.

Taraflar birbirlerinin özel hayatına karışmayacak.

Gerçek duygusal bağ kurulması zorunlu değildir.

Boşanma sonunda belirlenen ödeme yapılacak.

Gözlerim son maddeye takıldı.

"Eşlerden biri sözleşmeyi ihlal ederse..." diye okudum.

"...beş yüz milyon lira tazminat öder."

Şok içinde başımı kaldırdım.

"Bu delilik."

"Benim için gerekli."

"Niye?"

İlk kez gözlerini kaçırdı.

Sanki söylemek istemediği bir şey vardı.

Sonunda derin bir nefes aldı.

"Dedem vasiyet bıraktı."

"Ne?"

"Şirketin tamamını devralabilmem için evlenmem gerekiyor."

O anda her şey yerine oturdu.

Bu aşk değildi.

Bu bir iş anlaşmasıydı.

Ama Kerem'in söylemediği başka bir şey olduğunu hissediyordum.

Ve birkaç gün sonra öğreneceğim gerçek, bu evlilik şartının sadece başlangıç olduğunu gösterecekti.

Çünkü Kerem Arslan'ın sakladığı sır, yalnızca şirketle ilgili değildi.

Birileri onu izliyordu.

Ve o kişiler artık beni de hedef almaya başlamıştı...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.