İçeriğe geç

CENNETİN KÜLÜ(THE ASHIRT OF HEAVEN )

Bölüm 4 · 2 dk okuma

CENNETİN KÜLÜ(THE ASHIRT OF HEAVEN )

Bölüm 4

BÖLÜM 4 — “KONTROL ODASI”

Makine durmuştu.

Ama bu bir zafer gibi hissettirmiyordu.

Tam tersine…

sanki bir şey ilk kez gerçekten dikkat kesilmişti.

Salonun içindeki ışıklar titriyordu. Ekranlar birer birer kararıyordu. Kül havada asılı kalmış, yere düşmeyi unutmuş gibiydi.

Ve kapının içindeki beyaz oda artık netti.

Artık bir görüntü değil… bir “yer”di.

Felix kapıya baktı.

Bakışı değişmişti.

Sanki artık orayı sadece görmüyordu.

Hatırlıyordu.

Felix yavaşça konuştu:

“Burası… başlangıç değil.”

Hyunjin ona döndü.

“Ne?”

Felix devam etti:

“Burası… izleme noktası.”

Kapının içindeki beyaz oda genişledi.

Ve o odanın sonunda bir kapı daha belirdi.

Ama bu kapı bu kez farklıydı.

Sade değildi.

Sanki üstüne çok uzun süre bakılmıştı.

Aşınmıştı.

Bir şey tarafından sürekli açılıp kapatılmış gibiydi.

Hyunjin nefesini tuttu.

Hyunjin kapıya bakarken sesi kısıldı:

“Bu… başka bir kat.”

Felix başını salladı.

“Hayır.”

Durdu.

“Bu… üst.”

Bir anda sistem sesi yeniden geldi.

Ama bu sefer zihinlerinin içinde değil.

Her yerden.

Duvarlardan.

Işıktan.

Külün içinden.

“DÖNGÜ KARARLILIĞI BOZULDU.”

Hyunjin yumruğunu sıktı.

“Bizi izliyorlar.”

Felix gözlerini kapıya dikti.

“Hayır.”

“Artık saklamıyorlar.”

Kapı açıldı.

Ama içeriden hiçbir şey görünmüyordu.

Sadece karanlık değil…

boşluk.

Sanki içerisi bir yer değil de, bir silinmişlikti.

Hyunjin geri çekildi.

“Ben oraya girmiyorum.”

Sessizlik.

Felix ona baktı.

“Girmek zorundasın.”

Hyunjin sertleşti.

“Neden?”

Felix tek cümle söyledi:

“Çünkü zaten içindesin.”

Bir anda ışıklar patladı.

Ve dünya ters döndü.

Hyunjin gözlerini açtığında artık kulede değildi.

Bir odadaydı.

Beyaz.

Sessiz.

Ama bu sessizlik artık tanıdıktı.

Korkunç bir şekilde tanıdık.

Önünde bir masa vardı.

Masanın üstünde iki dosya.

DENEK-01

DENEK-02

Elleri titredi.

“Hayır…” dedi.

“Bu mümkün değil…”

Kapı açıldı.

Felix içeri girdi.

Ama farklıydı.

Daha soğuk.

Daha uzak.

Felix Hyunjin’e baktı.

Ve sanki ilk kez görüyormuş gibi konuştu:

“Uyandın mı?”

Hyunjin dondu.

“Ne diyorsun sen?!”

Felix dosyaya baktı.

“Bu sefer daha erken.”

Hyunjin bir adım geri attı.

“Bu sefer mi?!”

Felix başını hafif eğdi.

“Kaçıncı döngü olduğunu bilmiyorum.”

Durdu.

“Ama sen her seferinde aynı soruyu soruyorsun.”

Hyunjin’in nefesi hızlandı.

“Ben… ben bunu hatırlamıyorum.”

Felix sakin kaldı.

“Hatırlamaman normal.”

“Çünkü siliniyor.”

O anda odanın ışıkları değişti.

Duvarlar şeffaflaştı.

Ve dışarıda… kule görüldü.

Ama kule artık bir bina değildi.

Bir sistemdi.

Bir makine değil…

bir hafıza ağı.

Sistem sesi geri geldi.

Ama bu kez sakin değildi.

Öfkeli değildi.

Korkmuştu.

“DENEKLER TAM UYANIŞA YAKIN.”

Hyunjin Felix’e baktı.

“Sen biliyorsun.”

Felix gözlerini kaçırmadı.

“Evet.”

Sessizlik.

Sonra Felix devam etti:

“Ve bu yüzden her döngüde önce beni resetliyorlar.”

Durdu.

“Sonra seni.”

Hyunjin’in yüzü değişti.

“Yani… biz…”

Felix tamamladı:

“Evet.”

“Her seferinde aynıyız.”

Bir anda odanın duvarı açıldı.

Ve içeriden bir kontrol odası göründü.

İçeride kimse yoktu.

Sadece bir ekran.

Ve ekranda tek bir şey yazıyordu:

“DÖNGÜ SON AŞAMA”

Felix ekrana baktı.

“Bu sefer farklı.”

Hyunjin sordu:

“Ne farklı?”

Felix ilk kez net konuştu:

“Bu sefer…”

Durdu.

“Bizi durdurmuyorlar.”

Işıklar söndü.

Ve ilk kez kule tamamen sessiz kaldı.

Ama bu sessizlik boş değildi.

Bu… başlangıç sessizliğiydi.

BÖLÜM SONU

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.