İçeriğe geç

CENNET KRALLIĞI

Bölüm 5 · 2 dk okuma

CENNET KRALLIĞI

Bölüm 5

İLK İTİRAF

Alya'nın dudakları aralandı, fakat sesi çıkmadı.

Odadaki herkes gözlerini ona çevirmişti.

Kral IV. Baldwin ise kıpırdamadan bekliyordu. Ne sözünü tekrarladı ne de onu acele ettirdi.

Bu sessizlik, Alya'nın üzerindeki baskıyı daha da artırıyordu.

Sonunda derin bir nefes aldı.

"Majesteleri... Dün gece batı koridorunda iki adam gördüm."

Şövalyeler birbirlerine baktı.

Baldwin'in bakışları değişmedi.

"Devam et."

"Yüzlerini göremedim. Sütunların arkasındaydım. Biri... 'Kral fazla yumuşadı.' dedi."

Odadaki hava bir anda ağırlaştı.

Alya devam etti.

"Diğeri de... 'Henüz zamanı değil. Bekleyeceğiz.' dedi."

Masanın etrafındaki soylulardan biri öfkeyle yumruğunu masaya vurdu.

"Bu imkânsız!"

Bir diğeri ise alaycı bir gülümsemeyle konuştu.

"Bir esirin duyduğu birkaç sözle saray ayağa mı kalkacak?"

Alya başını öne eğdi.

Tam beklediği olmuştu.

Kimse ona inanmayacaktı.

Fakat Baldwin eldivenli elini kaldırınca odadaki sesler yeniden kesildi.

"Konuşmasına izin verin."

Alya, ilk kez birinin kendisini gerçekten dinlediğini hissediyordu.

"Başka ne gördün?" diye sordu kral.

Alya bir an düşündü.

"Onlar gittikten sonra... gölgelerin arasında biri daha vardı."

Şövalyeler dikkat kesildi.

"Elinde küçük bir mühür vardı."

"Kime ait olduğunu gördün mü?"

Alya başını iki yana salladı.

"Hayır Majesteleri. Ama... saraydaki armalardan hiçbirine benzemiyordu."

Bu kez Baldwin'in gözlerinde kısa süreli bir ciddiyet belirdi.

Masadaki haritayı sessizce kapattı.

"Toplantı bitmiştir."

Soylular şaşkınlıkla birbirlerine baktılar.

Biri itiraz edecek gibi oldu.

"Majesteleri ama—"

"Bitmiştir."

Sesini yükseltmemişti.

Yine de kimse ikinci kez konuşmaya cesaret edemedi.

Herkes odadan çıkarken Baldwin'in en güvendiği şövalyelerden biri içeride kaldı.

Kapı kapandıktan sonra kral alçak sesle konuştu.

"Batı koridorunda dün gece nöbet tutan askerlerin isimlerini istiyorum."

"Emredersiniz, Majesteleri."

"Ve..."

Şövalye bekledi.

"Bu kız."

Alya'nın kalbi yeniden hızlandı.

"Bugünden sonra kuzey kanadında görev yapacak."

Alya şaşkınlıkla başını kaldırdı.

"Majesteleri?"

Baldwin ona baktı.

"Tesadüfen doğru zamanda doğru yerde bulunmuş olabilirsin."

Kısa bir sessizlik oldu.

"Ya da birileri seni özellikle o koridora yönlendirdi."

Bu ihtimal, Alya'nın kanını dondurdu.

Saraydaki ilk günlerinden beri yaşadığı her olay, bir anda bambaşka bir anlam kazanmaya başlamıştı.

Ve o an, kapının dışındaki dar koridorda siyah pelerinli bir adam, içeriden gelen her kelimeyi sessizce dinliyordu. Avucunda sımsıkı tuttuğu aynı yabancı mühür, bu kez güneş ışığında kısa bir an parladı. Ardından hiç ses çıkarmadan karanlık merdivenlere doğru kayboldu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.