İçeriğe geç

CENNET KRALLIĞI

Bölüm 3 · 1 dk okuma

CENNET KRALLIĞI

Bölüm 3

FISILTILAR KORİDORU

Gece, Kudüs Sarayı'nın taş duvarlarına sessizce çökmüştü. Koridorlarda yankılanan tek ses, nöbet değiştiren askerlerin ağır adımlarıydı.

Alya, elindeki boş bakır kovayla hizmetkâr odalarına dönüyordu. Gün boyu çalışmaktan omuzları ağrıyordu. Tam batı koridorundan ayrılacakken, loş ışığın içinde iki adamın konuştuğunu fark etti.

Refleksle sütunlardan birinin arkasına çekildi.

"...Kral son günlerde fazla yumuşadı."

Diğer adam alçak bir sesle cevap verdi.

"Yumuşak bir hükümdar uzun süre tahtta kalamaz."

Alya nefesini tuttu. Konuşanların yüzleri karanlıkta seçilmiyordu. Sadece pelerinlerinin altında parlayan hançer kabzaları görünüyordu.

"Henüz zamanı değil," dedi ilk adam. "Bekleyeceğiz."

Ayak sesleri uzaklaşınca Alya bulunduğu yerden çıkabildi. Kalbi göğsüne sığmıyordu.

"Bunu birine söylemeli miyim?" diye düşündü.

Fakat bir esirin sözüne kim inanırdı?

Tam o sırada koridorun diğer ucundan tanıdık bir siluet belirdi.

Beyaz maskesi...

Siyah eldivenleri...

Yavaş ama dimdik yürüyen Kral IV. Baldwin.

Yanındaki şövalyeler birkaç adım geride kalıyordu. Kral, Alya'yı görünce kısa bir an durdu.

"Bu saatte neden hâlâ ayaktasın?"

Alya başını eğdi.

"Affedin Majesteleri... Hizmetimi yeni bitirdim."

Baldwin birkaç saniye sessiz kaldı. Maskesinin ardındaki gözleri, Alya'nın korkmuş hâlini dikkatle inceliyordu.

"Yüzün solgun."

Alya duyduklarını söylemek istedi. Kelimeler boğazına kadar geldi.

"Koridorda iki adam vardı..."

Ama cesaret edemedi.

"İyiyim Majesteleri."

Kral başını hafifçe salladı.

"Dinlen."

Tek kelimeydi.

Ne emir gibiydi ne de sert.

Sadece yorgun bir insanın içten söylediği bir cümleydi.

Baldwin yürüyüp giderken Alya ilk kez onun omuzlarına baktı.

Koskoca krallığın yükü, sanki tek bir insanın sırtına bırakılmıştı.

Koridor yeniden sessizleşti.

Fakat sütunların arasındaki gölgelerden biri hâlâ onları izliyordu.

Adam, pelerininin içinden küçük bir mühür çıkardı.

Üzerinde saraya ait olmayan bir arma vardı.

Kendi kendine fısıldadı:

"Her şey planlandığı gibi ilerliyor."

Alya ise bundan habersiz, odasına doğru yürürken yaklaşan fırtınanın ilk rüzgârını çoktan hissetmeye başlamıştı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.