Bolum2
Bak sana kimi getirdim hadi bekliyoruz dedi. Bu ses evet bu sess Doktorun sesiydi. Hemen kapıyi acti ve Doktoru gorunce sikica sarıldı. Doktor Ruhatin sirtina vurarak gecmis olsun Aslanım dedi.
Sagol abi cok teşekkür ederim hersey icin. Sana bir can borcum var diye ekledi.
Doktor ;bunlar mesele degil bosver sonra konusuruz dedi. Bak sana kimi getirdim diyerek arabasini gosterdi. Arabaya bakan Ruhat arabanın camindan kafayi disari cikarmi kocaman dilini sallayarak nefes aliyor. Bu Luck aman Allahim sana sukurler olsun dedi ve arabaya kostu hemen Lucka sarilip hasret giderdi. Luckda onu cok özlemişti. Benzer tepkileer veren luck arabadan inmek icin can atiyordu adeta. Kapiyi acip disari cikan Luck Ruhatin ustune atlayip bacaklarina dolanip onu ne kadar ozledigini gosterdi kendince.
-Doktor :
- Hadi Ruhat gidelim şöyle guzel bir kahvaltı yapalim. Hemde biraz konusuruz dedi. Ruhat bu teklifi reddetmedi.
- Tamam abi giyineyim cikalim dedi.
Restaurant
Cay baraklarindaki sekerleri karistiriken cikan singirtiyla beraber soze girdi Doktor
- Ee şimdi anlat bakalim dostum. Kimdi o adamlar ne istiyorlardi senden. Gecmiste kapanmamis bir hesapmi vardi. O kadar organize olmus bir ekip seni neden almak istedi. Bu arada seni daha yakindan tanimis olurum diyerek hafifce tebessum etti. Tebessümünü karisliksiz birakan Ruhat derin bir nefes alarak cevaap verdi
- Abi tahmin ettigim seyler var oldukca da yuksek ihtimalle onlar ama bundan sana bahsetmem ne kadar dogru bilemedim. Yani yajlasik 4 yikdir buradayim ailemden cocuklarimdan uzagim. Burayi beni nasil buldular bikmiyorum. Sozunu keserek araya giren Doktor;
- Kim ? Kimlerden bahsediyorsun. Bir ailen oldugunu bile simdi ogreniyorum.
- Doktor ne sen sor nede ben anlatayim. Benim icin geri dönüşü olmayan yollara girdim . Gecmisden kactikda o beni kovalamaktan hic vazgecmedi. Yasadiklarimi nerden baslasam nasil anlatsam inan bilmiyorum.
- Bak Ruhat uzun yillardir tanirim seni karakter olarak ama gecmisinle ilgili yada yasadiklaria ilgili hic bilgim yok. Ne zaman sorsam gep gecistirdin ama artik bana guvenebilirsin. Her zaman yanindayim
Ruhat elinde ki cay kasigiyla bardagin icinde oynarken kafasini kaldirip doktora bakti ve gülümseyerek sagol abi gerçekten sana cok sey borcluyum. Ama artik bu konuyu kapayaalim. Belki zamani değildir dedi.
Bunun ustune Doktor peki dostum sen nasil istersen deyip konuyu kapadi.
Restaurantdan ayrilan Ruhat carsi pazar dolasmaya basladi. Evde eksik biseyler alip evine doncekti. Uzun suredir carsiaya cikmayan Ruhat kesabanin meydaninda dolasip kendini mutlu edecek yasattiklarini unutturacak biseyler bakiyordu. Bir kitapci gözüne carpti. Kitap okumak iyi gelebilir dedi. İceriye girdi ve bir kac roman secti. Kasaya gekip parasini odedikden sonra tam dukkandan çıkacakken tv deki spikerin son dakika bilgisi dediğini duydu. Kasada ki adama yönelip bakabilirmiyim dedi. Tabiki efendim diye cevapladi kitapci. Yaşadiklari Şehirdeki bir yerel yayin kanaliydı. Kendi kasabalarindan bahsediyordu. Evet degerli izleyenler bugun sehrimizin guzel sakin kasabalarindan diye basladi ve kasabanin disinda bir yerde iki erkek cesedi bulundugunu soyluyordu. Erkek cesetlerinin vesikalik resimleri cikti bir anda biri 50 yaslarda
digeri 40 li yaslarda henuz kimlikleri belirlenmeyen şahislarin baslarindan vurularak öldürüldügünu soyluyordu spiker. Ruhat donup kalmıştı olamaz dedi ve adeta yuzu kül gibi olmuştu. Bir an kitapcinin sorusuyla irkildi.
-Taniyormuydunuz efendim siz bunlar?
Tv den kafasini cevirmeden biraz bogun ve birazda kekeleyerek
- Yoo .. Yok hayır tanimiyorum dedi ve kendini hemen disari atip derin bir nefes aldi. Elini kafasina goturup saclarini tutttu. Nasil olur bunlar o adamlar bunlar Doktorun adamlari. Kim neden nasil ? Kafayi yiyecekti. Hemen Doktora ulasmam lazim dedi. Bir taksi cagirdi ve Restaurantin yolunu tuttu. Hava hafiften kararmaya baslamisti. Camdan disariya bakip derin dusuncelere dalmisti ki taksici geldik abi dedi. Taksini ucretini odeyip cikarken taksici abi posetler dedi. Hay Allah posetleri unuttum dedi. Tesekkurler deyip kosarak Restauranta girdi. Yine genc garson cocuk ordaydi. Ali dedi nerede doktor ?
- Abi hosgeldin Doktor yarim saat once aceleyle ceketini alip cikti dedi.
- Peki bisey soyled imi ? Nereye gidecegini felan ?
- Yok abi aceleyle çıktı birşey soylemedi dedi.
Caresiz saga sola bakinip elini beline koydu. O sirada garson
- Abi biseyler yermisin diye sordu
- Yok yok hayir sagol benim doktora ulasmam lazim dedi.Peki sen bisey duydunmu anormal bir durum felan diye sordu.
- Yok abi herhangi birsey yok hersey yolunda diye cevapladi. İstersen otur abi biraz bekle gelir belki dedi.
- Eve gitmis olabilirmi peki evi arayip yengeye bir sor bakalim dedi Ali' ye
- Tamam abi ariyayim dedi. Kasanin oldugu bolume gidip telefonun ahizesink aldi ve numarayi cevirdi. Bir sure bekledikden sonra Ali kafasini saga sola cevirerek
- Yok abi telefonu acan yok dedi.
Ruhat daha da endiselenmisti. Ali den televizyonu acmasini istedi. Hemen haber kanali actirdi. Cinayet haberi devam ediyordu. Savci olay yerine varmisti kimlik tespiti ve otopsi yapilacakti cenazelere. Ali haberin duyunca saskinlikla sordu
- Abi ne olmus kimmis bunlar diye sordu.
- Bilmiyorum Ali dedi bende bakiyorum ne olup bittigini anlamis degilim diyerek gecistirdi.
- Ali haberi izledikce sakin tepkiler veriyor Allah Allah bizim kasabada boyle seyler hic olmadi simdiye kadar Neyin nesidir bu ya ! Dedi.
- Ruhat : Bilmiyorum anlayacaz Ali izliyoruz iste diyerek tepki verdi.
Bunun uzeri Ali sesi biraz daha yukselterek kala islerini yapmak icin mutfak ksimina gecti.
Ruhat bos bos otorup beklemekden sıkılmış merak ve endise icinde dizini salliyordu.
Ayaga kalkti ve Ali'ye seslendi
-Ali ben gidiyorum Doktor gelirse banaa gelsin mutlaka evde olacagim dedi. Disari cikti yuruyerek evin yolunut tuttu. Saat 18 sulariydi hava iyicee kararmisti. Hizli adimlarla evin yolunu tuttu.
Evin bahcesinin onune gelmisti bahce kapisini acip iceri girdi. Luck kulubeninin onunde bir yere kilitlenmis baka kalmisti. Kulubenin kapisi eve bakiyordu. Luck oylece duruyordu.
-Luck kizim deyip islik caldi. Luck da hic bir hareket yoktu. Yavas adimlarla yanina dogru gitti. Bir yandan kizim heyy napiyosun diyir yavas yavasda ilerliyordu. Yanına geldi ve tekrar kizim diyip elini boynuna atti ve Luck'un bakakaldigi yere dogru bakti. Luck evin penceresine kilitlenmis durumda oylece bakiyordu. Ruhatta pencereye bakiyor ama bisey goremiyordu. Luckun boynunu sikica tutmustu hafifce salladi ve Luck'a donup kizim nereye bakiyorsun ne oldu demesiyle Luck pat diye yana dogru düştü. Adeta onmus buz kalibi gibiydi. Bir şok daha geciren Ruhat Luckun sagiba soluna bakiyir onu silkeliyor uyanmasi icin surekli sesleniyordu. Kafasinı
kalbine koyup kalp atislarini dinledi. Ne yazikki Luck ölmüstü. Ruhatin goz bebekleri yuvaya sigmayacak kadar büyümüş ve dizlerinin ustune cöküp oylece kala kalmisti. Yaşadığı bu ka aciydi kimbilir. Ruhat aglamakli boguk sesiyle " Hayir olamaz " Nasil olur " Kizim ne oldu sana" " Kim yapti bunu sana " diyordu surekli. Elini Luckun vucudunda gezdirmeye basladi nasil öldüğünü anlamaya calisiyordu. Yarasi varmi diye kontrol ediyordu. Ama vucudunda hic bir iz yara kan yoktu. Lucku bellki bir igne yada baska bir zehirle felc edip öldürmüslerdi.
Kim neden yapar ne ister bu dilsiz hayvandan diye soylendi. Allah belanizi versin diye haykırdı. Hemen cebinden anahtari cikarip evin kapisini acti. İceri girdi bodrumun anahtarini aradi. Anahtari vestiyerin ustunden alip bodrumu acti bodrumdan kazma ve kuregi alip bahcede bir mezar kazmaya basladi. Kopegini goz yaslari icinde gömen Ruhat bir sure mezarinin basinda durup onunla yasadiklarini düşündü. Guzele anilari aklina geldikce hafifce tebessüm ediyor bir yandanda göz damlaları yanaklarından asağı doğru süzülüyordu.