İçeriğe geç

Cebimdeki Şiirler...

Bölüm 6 · 1 dk okuma

Cebimdeki Şiirler...

Bölüm 6

Gariban ve Derviş...

Vakti zamanında bir gariban varmış.

Bükülmüş beli, elleri nasırlanmış.

Hangi vaktin, hangi garibi kim bilir.

Kar yağmış sanki saçları beyazlamış.

Çok yol katetmiş, çok şey görmüş.

Dünyaya bir ağ da o örmüş.

Çok uzun yaşamış gariban...

Ama çok da erken ölmüş.

Çok zorluk görmüş, çok dert çekmiş.

Bundandır çok yaşamış ve çok görmüş.

Mutluluk kapısından geçmemiş garibin.

Bundandır garip az yaşamış, erken ölmüş.

Herkes üzülmüş garibanın haline.

Ağıtlar dökülmüş garibin ahvaline.

İki gün geçince aradan unutulmuş gariban.

Kapılıvermiş herkes yine dünya hayaline.

Günün birinde bir derviş geçermiş köylerinden.

İtina ile bakarmış topraktan evlerine.

Kapısı kırılmış bir ev ve duvarında bir ceket...

Gözünü alır dervişin, ceketin renkleride.

Merakına yenilir derviş gider açar kapıyı.

Baştan sona inceler o topraktan yapıyı.

Küflü duvardaki ceketi alır bakar eline.

Gül kokusu yayılır garibin ceketinden.

Gezer derviş dünyayı huzuru aramakta.

Bir ayağı Fizan' da, bir ayağı Bağdat' ta.

Gün geçtikçe tükenirken dervişin tüm ümidi.

Dünyada aradığı huzuru bir cekette bulmakta.

İki farklı diyardan, iki farklı insan.

Birbirlerinden habersiz yaşayıp gidermiş.

Nasıl bir tevafuk bu derviş ile gariban

Bir ceketin kokusunda bir şiirde denk gelmiş.

Tufan Aslan

Bölüm sonu

5 yorum