İçeriğe geç

CatLix / HyunLix

Bölüm 39 · 5 dk okuma

CatLix / HyunLix

Bölüm 39

🐾

İyi Okumalar 🦋

______________

~hyunjin~

Fazlasıyla uykusuz olduğum için arabayı olabildiğince yavaş bir şekilde kullanarak varmıştım kuzenimin evine.

Güneş yavaştan doğmaya başladığı için etrafa turuncu ışıklar saçıyordu. Boş olan yol hızlı bir şekilde bitmişti yavaş gitmeme rağmen.

Arabayı dikkatli bir şekilde binanın önüne parkettikten sonra telefonuma baktım. Minho'ya kapıyı açması için mesaj atmıştım. O da işe gideceği için erkenden kalkmıştı zaten.

Merdiven çıkacak kadar enerjim kalmakıştı ama asansör bekleyerek zaman kaybetmek istemiyordum. Felix bensiz hiç kalmamıştı ve onun için edişeleniyordum.

Ne kadar yorgun olsam da hızlı bir şekilde merdivenleri çıkarak benim için aralık bırakılan kapıdan içeri girdim.

Girişte bizi salon ve salona birleşik mutfak karşılıyordu. Gözlerimi kısarak mutfağa doğru baktım ve kapıyı sessizce kapattım.

Minho kendisine kahve yapmaya çalışırken Jisung arkadan ona sarılmış, başını sırtına yaslayarak uyukluyordu. Her sabah Minho'nun işe böyle hazırlandığına emindim.

H: "Günaydın"

Jisung, başını Minho'nun sırtından kaldırarak bana bakmış, Minho da başını arkasına çevirmişti. Manzara biraz korkunçtu. Ya da ben uykusuzluktan deliriyordum.

J: "Günaydın mı? Gün aymadı ya. Gitmesin kocam işe"

Küçük beden lafını bitirir bitirmez pili bitmiş bir şekilde başını tekrar eşinin kaslı sırtına yasladı. Minho da gülümseyerek ona sıkıca sarılan bedeni kendisinden uzaklaştırdı ve arkasını dönerek Jisung'u sıcacık kollarının arasına alarak göğsüne bastırdı rahat uyuması için. Fazlasıyla huzurlu gözüküyordular. Bu da daha çok özlememi sağlıyordu bebeğimi.

M: "Gözlerinin hali ne? Bu halde araba mı kullandın?"

Başımı sallayarak onu onayldadım.

H: "Felix nerede?"

M: "Odada uyuyor. Seni beklerken uykuya daldı. Bu halde onu da alıp araba kullanma. Odaya git. Biraz uykunu al önce"

Onu reddedecek gücüm yoktu açıkçası. Başımı sallayarak son kez sarılan ikiliye baktım ve artık zor bir şekilde adım atarak misafir odasına gittim.

Sessiz bir şekilde kapıyı açarak yatakta uyuyan güzelliğime baktım. Huzurla uyuyan yüzünü görür görmez vücuduma tekrar enerji gelmişti resmen. Onsuz nasıl yaşardım ben.

Yorgun olsam da içten bir şekilde gülümseyerek yatağa doğru yaklaştım. Normalde yatakta ters uyuyan bebeğim şimdi öylece düz bir şekilde kıpırdamadan uyuyordu.

Anlaşılan ben yanında olmadığım için rahat uyuyamamıştı. Yorganın kenarını dikkatli bir şekilde kaldırarak vücudumu Felix tarafından ısıtılmış yatağa bıraktım ve üzerimi örterek yorganın altından elimi küçüğümün karnına yasladım.

Artık kendisini belli eden göbüşü okşadıktan sonra kediciğimi kendime doğru çekerek elimi beline yasladım ve yan çevirerek göğsüme bastırdım küçük bedenini.

Kollarımın arasındaki beden kıpırdanmaya başladığında saçlarına küçük öpücükler bıraktım. Güzelimin çiçek kokusuyla gözlerim kapanmaya başlamıştı bile.

F: "Hyunjin?"

H: "Geldim güzelim. Biraz geç kaldım özür bilerim"

Kolları hemen belimi sıkıca sardığında gözlerimi huzurlu bir şekilde kapatarak sırtını okşadım ve takrar saçlarına öpücükler bıraktım.

F: "Çok özledim ben seni. Bebeğimiz de babasını çok özledi"

Baba.. hala alışamamıştım. Her duyduğumda garip hissediyordum, ağlayasım geliyordu. Hormonlar bana etki etmişti sanırım.

H: "Öyle mi çok mu özlediniz beni"

Her zaman yaptığı gibi yanağını göğsüme yaslayarak dolu gözleriyle yüzüme baktı ve burnunu çekerek başını salladı.

F: "O kadar çok özledik ki sensizlikten sancım oldu Hyunjin"

Endişeli bir şekilde yatakta doğrularak elimi karnına yasladım.

H: "Nasıl yani? Sancın mı oldu Felix?"

Dudaklarını birbirine bastırarak tatlı bir şekilde gülümsedi ve küçük, sıcacık elini yanağıma yaslayarak yüzümü okşadı.

F: "Bebeğimiz büyüdüğü için öyle olmuş. Minho hyung söyledi. Hem sonra hemen geçti"

Yanağımı, yüzümü okşayan ele doğru iterek gözlerimi sakin bir şekilde kapattım. Bir daha onları yalnız bırakmamam gerekiyordu. Ama işte acil bir iş olunca da geri çeviremiyordum.

Elimi yanağımı omşayan eline yasladım ve yatağa geri uzanarak tek kolumu da beline sarıp orayı okşadım.

H: "Şimdi benim de dinlenmem için bebeklerimin bana sarılmasına ihtiyacım var"

Gözlerimi kapattığımda dudağımda hissettiğim sıcaklık, dudaklarımın gerilmesine neden olmuştu. Fazlasıyla yorgun olan vücudum uykuya yenik düşerken küçüğümün sıcak öpücüklerini yüzümün her yerinde hissediyordum.

...

F: "Kız olursa kaşlarını kaldır, erkek olursa gözlerini kocaman aç Hyunjin tamam mı?"

Gülümseyerek tuttuğum minik ele sesli bir öpücük bıraktım. 18 haftalık olduğu için artık cinsiyetini öğrenmeye gelmiştik ama küçük kediciğim yol boyunca susmamıştı.

Fazlasıyla heyecanlıydı ki benim de ondan farkım yoktu. Ama onun tatlı hareketleri beni sakinleştiriyordu.

H: "Güzelim doktor zaten sesli söyleyecek cinsiyetini"

Elini elimden çekerek gözlerimin içine baktı ve başını heyecanlı bir şekilde salladı. O kadar gergindi ki yanakları bile kızarmıştı.

F: "Hayır Hyunjin öyle hemen söyleme tamam mı? Ben bayılırım sonra ben bayıldığım için bebeğimiz de bayılır sonra biz bayıldığımız için sen de bayılırsın sonra odadaki herkes bayıldığı için doktor da bayılır. Olmaz Hyunjin, hemen söyleme alıştırarak söyle tamam mı?"

Sesli bir şekilde kahkaha atarak elimi beline sardım ve kendime doğru çekerek heyecandan kızaran burnuna öpücük kondurdum.

H: "Tamam güzelim alıştırarak söyleyeceğim"

Chan'ın odasının kapısına vardığımızda kapıyı hafif tıklattıktan sonra içeri girmiştim. Geleceğimizi bildiği için bu sefer onun seslenmesini beklememiştim ama keşke bekleseydim.

Odanın kenarındaki koltukta oturan Chan ve yanındaki kişi kızarmış yanaklarıyla bize bakıyorlardı. Sanırım yanlış zamanda gelmiştik.

Gergin havayı bozmak adına Chan gülümseyerek ayağa kalktı ve koltukta oturan bedene taraf döndü.

C: "Tanıştırayım eşim Seungmin"

Seungmin de utana sıkıla ayağa kalkarak bize selam verdi.

S: "Ben gideyim artık işin var"

Fazlasıyla utanmış olacak ki hemen aceleci bir şekilde odadan çıktı. Chan ise hala gülümsüyordu.

C: "Hoş geldiniz. Geçin bakalım"

Felix beni beklemeden elimi bıraktı ve hemen ultrasonun yanındaki yatağa uzanarak kıyafetini sıyırıp büyümüş karnını açtı.

Bu hareketi ikimizi de güldürmüştü. Chan, Felix'in sabırsız olduğunu anlamış olacak ki hemen sandalyesine oturdu ve ultrasonu çalıştırdı.

Jeli ultrason başlığına sıktıktan sonra Felix'in karnına bastırdı ve büyümüş göbüşün üzerinde gezindirdi.

C: "Her ultrasona geldiğinizde uyuyor. Birazcık uykucu gibi"

H: "Kime benzemiş ki acaba"

Sırıtarak sarışınıma baktığımda o da utangaç bir şekilde gülümsüyordu. İki bebeğim de fazlasıyla uykucuydu.

C: "Her şey gayet yolunda. Sağlıklı bir bebeğiniz var. Cinsiyet.."

Hemen Chan'a taraf yürüyerek kulağımı işaret ettim. O da ne yapması gerektiğini anlar bir şekilde kulağıma doğru uzanarak fısıldadı.

Duyduğum tek bir kelime, küçük bir sözcük tüm vücudumun uyuşmasına yetmişti. Ben.. hislerimi nasıl açıklayabilirdim bilmiyorum. Sadece dünyanın en mutlu insanıydım işte.

Dolu gözlerimi hızla kırpıştırarak meraklı bir şekilde bana bakan kediciğime baktım ve kaşlarımı kaldırdım.

Kaşlarını çatarak öylece yüzüme baktığında sevinmesini bekliyordum ama bir süre öylece donuk bir şekilde kaldıktan sonra gözlerinden yaşlar süzülmeye başladı.

H: "Güzelim?"

Endişeli bir şekilde yanına gittiğimde hemen saçlarını okşayarak Chan'ın elime tutuşturduğu peçete ile karnına bulaşmış sıvıyı yavaşça temizledim.

H: "Neden ağlıyorsun?"

Karnındaki jel temizlendikten sonra elleriyle kıyafetini indirdi ve yataktan destek alarak oturup kollarını bana doğru açtı.

Zaman kaybetmeden kollarının arasına girerek saçlarını ve belini okşadım. Boynuma sıkıca sarılarak ağlamaya devam ediyordu.

H: "Çok mu mutlu oldun güzelim? Yoksa bir sorun mu var?"

F: "Hyunjin ben unuttum ki. Kaşlarını kaldırınca ne demiştim unuttum"

Kahkahalara boğularak küçük bedenini biraz daha sarıp sarmaladım ve saçlarına öpücük kondurdum.

H: "Kızımız olacak"

_______________

KALKIN KIZIMIZ OLUYOR 😭😭

HyunLix çiftine kız bebeği çok yakıştırıyorum 🥹

Bölüm sonu

20 yorum