İçeriğe geç

CASTLE ON THE HİLL / MinChan

Bölüm 3 · 3 dk okuma

CASTLE ON THE HİLL / MinChan

Bölüm 3

1*

25.04.2025

Tepedeki kaleye baktı genç oğlan, güneş batarken daha net göründüğünü fark etti. Elindeki kutu ağır gelmeye başlayınca içeri girip kapıyı kapattı. Elindeki kutuyu mutfak tezgahına bıraktıktan sonra arkadaşına seslendi.

''Bu son kutuydu hepsini getirdim!''

Arkadaşından ses gelmeyince salona doğru yürümeye başladı. Daha doğrusu salon denemeyecek kadar küçük olan salona. Salon boştu. Boş derken, cidden boştu. Yeni taşındıkları için daha salonu yerleştirmeye zaman bulamamışlardı. Üs kata yöneldi bu sefer, büyük bir ihtimal dolabını yerleştiriyordu. O yüzden duymamış olabilirdi. Soldaki kapıya yönelip, yavaşça vurdu. Birkaç saniye sonra ses geldi.

''Efendim!''

Genç oğlan kapının kulpunu aşağıya indirip içeri girdi. Tahmin ettiği gibi arkadaşı dolabını yerleştiriyordu.

''Seslendim ama duymadın, ben kalan kutuları taşıdım. Senin işin ne zaman biter?''

''Bitmek üzere, sen biraz dinlen sonra beraber evi temizleriz olur mu?''

''Tamam, ben aşağıdayım''

Aşağı inince birkaç gün önce kamyonla getirdikleri koltuğun kenarına oturdu genç oğlan.

Minho on dokuz yaşında hayatının baharında bir gençti. Tabi, hayatının son iki senesini saymazsak. Liseden edindiği arkadaşlarıyla yaşına göre büyük işlere karışmıştı, aklını toplayamadığı dönemlerden geçmişti. Kendi sonuna yaklaşmaya başladığını hissederek, yeni bir sayfa açmaya karar vermişti. Hyunjin onun ev arkadaşıydı. İkisi beraber liseden mezun olduktan sonra şehirden uzaklaşmak ve beladan uzak durmak için küçük bir kasabaya taşınmışlardı. Hyunjin bunun Minho için iyi olacağını düşünüyordu ama Minho sadece bu saçma çiftlikte ne kadar kalacaklarını düşünüyordu.

Ona kalırsa hala kutulu olan eşyalarını alıp, buradan gitmek istiyordu. Taşınacaklarını duyunca ilk başta birazda olsa heyecanlanmıştı ama şuan o evden bir hafta mı yoksa iki hafta mı sonra kaçması gerektiğini tartışıyordu kendiyle. Tam kendi, nerede kaldığını sormak için yukarı çıkacakken arkadaşının inmesiyle söylenmeye başladı.

''İyi ki bitmek üzereydi, daha işin olsaydı ağaç olurdum herhalde''

''Ne kadar komik, güleyim de ziyan olmasın''

Bu saçma konuşmadan sıkılıp kutulardan birini açmaya başladı genç oğlan.

''İlk önce hangi odadan başlayalım''

''Ben kendi odamı yerleştirdim nerdeyse zaten, geri kalanını hallederim. Senin odanı düzenleyelim sonra salonu hallederiz. Mutfağıda yarın yaparız bugün yetiştiremeyiz zaten''

''Tamam''

Kutuları dikkatle açmaya başladı genç oğlan.

Eşyaları tek tek çıkarıp ayırmaya başladı. Ev çok küçük olduğu ve zaten yerleştirmeleri gereken çok eşyaları olmadığı için yavaş hareket ediyorlardı.Önüne gelen kahverengi saçlarını arkaya savurup elinde birkaç parça eşyayla yukarı çıkmaya başladı genç oğlan.

-*-*-*-*-*-*-*-*-*-*-

Yorgunluktan kollarını kaldıramayacak hale gelene kadar evi düzenlemeye çalışmıştı iki oğlan. Ev küçüktü, ikisi için birer oda bir salon bir mutfak ve bir de küçük bir banyoları vardı. İki gündür evi düzenlemeye çalışıyorlardı ve sadece mutfak kalmıştı. Yorgunlukla kendini koltuğa attı minho. O kadar yorulmuştu ki üç gün uyumak istiyor gibi bir hali vardı. Yavaşça ayağa kalkmaya çalıştı. Yorgunluktan sanki ayakları yere çivilenmiş gibi adım atamıyordu. Merdivenleri çıktığında kapıyı tıklatıp arkadaşının odasına girdi. Bir an uyku sersemliğinde başı dönsede toparladı kendini.Sarı saçlı çocuk masayı düzenliyordu. Minho yürüdü ve kendini arkadaşının yatağına attı.Gözleri kapalı olsada, gelen seslerden arkadaşının ona güldüğünü anlayabiliyordu.Yatakta doğrularak oturur pozisyona geldiğinde konuşmaya başladı.

"Şu küçücük yerde nasıl yaşayacağız. Bizi getirdiğin hale bak."

"Pardon Minho bey, bir malikane alacak paramız olmadığı için bu 'küçük' yerde yaşamak zorundayız. Kusuruma bakmayın"

"Aman ne komik"

Ayağa kalkıp kendi odasına yürüdü ağır adımlarla. İkisinin odası karşılıklı olduğu için, fazla uzun sürmeden odasına girip kapıyı kapattı sertçe.Oflayarak da uykuya daldı, sanki özene bezene dizilmiş gibi duran yıldızlı gecenin altında.

Bölüm sonu

1 yorum