İçeriğe geç

Çarpışma

Bölüm 14 · 3 dk okuma

Çarpışma

Bölüm 14

13. Bölüm

haktanların olduğu tarafa baktığımda tanımadığım adam yılmazı sürükleyerek götürüyordu. Haktan ve gökhan da bize doğru yaklaştılar. İkisinin de kaşları çatıldı ve ağızlarının içinde bir şey gevelediler.

Gökhan "kız bu yüzünüzün hali ne? Sizin siz olduğunuzu bilmesem sizi tanıyamazdım." Dedi gülerek.

hayru alayla konuştu. "Zaten bizim biz olduğumuzu bilmezsen bizi tanıyamazdın. Gerizekalı." Söyledin.

"e ben de onu dedim ya zaten." Dedi gökhan omuzlarını kaldırıp indirerek.

"tamam kesin!" Diye bağırdı haktan ve bana döndü. "Sen bu halinle hayırdır?"

"ne hayırdır?"

"Bu halinle nasıl kaçtın sen!?" Daha çok soru sormuyor gibiydi.

"Kardeşimi aramaya gidiyorsunuz fakat beni hatta bizi almıyorsunuz! Pardon da ne yapmamızı bekliyordun!? Dizimizi kırıp oturmamızı mı!?"

"kaçtın da çok mu iyi oldu!?" Diye yükseldi aniden.

"bağırıp durma!" Diye uyardı onu hayru. Eliyle sırtıma destek vererek ilerletmeye çalıştı beni. "Gel gidelim."

"nereye?" Dedi gökhan.

"zahmet olmazsa gökdeniz nerde onu söylerseniz çok memnun oluruz." Dedi yapmacık bir yüz ifadesiyle.

haktanın oflayan sesini duydum. "Eve götürdüler."

adımlarım durdu ve hızla arkamı döndüm. "Ev dediğin hangisi tam olarak? Malum şu sıralar baya ev kelimesi duyuyorum da, karıştırıyorum hangi ev olduğunu."

ifadesiz bir şekilde cevap verdi. "Benim evimde."

sinirle önüme dönüp yürümeye başladım. Hayru da bana eşlik etti. Arkamızdan ise yürüme sesleri geliyordu.

Birkaç dakika içerisinde ormandan çıkıp arabaya bindik. Ben hayruyla yan yana oturuyordum. Haktan ve gökhan ise karşımızda oturuyorlardı.

hayru bana döndü. "Hala acıyor mu kolun?"

başımı aşağı yukarı sallayarak onayladım onu.

"tamam gökdenizi aldıktan sonra bir hastaneye gideriz." dedi.

"Haber verdim ben civana, bakar koluna. Yüzünüze de bir pansuman yapıp krem sürer. Hastaneye gerek yok." dedi haktan

"civan kim?" Dedi hayru onlara dönerek.

gökhan "doktor civanım doktor doktor civanım." Şarkıyı söylemeye başladı.

haktan, gökhana ters bakışlar atarak hayruya döndü. Kısaca "doktor" dedi. "arkadaşım."

"evin içinde bakamaz kızın koluna, hastane daha iyi." Dedi hayru.

ah be hayru! Ben çok denedim, olmuyor. Yapma kızım...

"tamam doktor halleder." Dedim koluna dokunarak.

"nehir! Saçmalama istersen! Tamam ilk sefer de ben yoktum yanında o doktor denen civan baktı koluna. Ama şuan ben varım! Hastaneye gidiyoruz!"

"hayru lütfen, kaldıracak gücüm kalmadı. Baksın koluma sonrada gökdenizi alıp gideriz." Dedim. Sesim yorgun çıkmıştı. hayru oflayarak arkasına yaslandı.

evin bahçesine geldiğimizde hepimiz indik ve şoför arabayı parketmeye başladı.

kapıyı çaldığımda genç bir kız açtı. Tahminen 18-19 yaşlarındaydı. gülümseyerek içeri girdiğimde bir adet yerde oyuncaklarla oynayan gökdenizle karşılaştım. Şaşırmıştım ama özlemim daha ağır bastı.

ben gökdenizin yanına giderken hayru arkamdan söyleniyordu. "Çocuğa bak! bizim götümüz yırtılıyor endişeden, çocuk gelmiş oyun oynuyor."

gökdeniz de beni görünce "abla!" Diyerek bana sarıldı. Bol bol öptüm onu, kokusunu içime çektim. Ailemden geri kalan tek şey oydu.

ayrıldığımızda yanağımı sildi. "Abla niye ağlıyorsun?"

ağlıyor muydum?

Hızla gözyaşlarımı sildim. "bir şey oldu mu sana, iyi misin?" dedim endişeyle.

"iyiyim ben." Dedi. "senin yüzüne ne oldu."

"ablanın canı biraz macera istemiş koçum." Dedi haktan.

sinirle ona döndüğümde gökdeniz konuştu. "Abla bensiz macera mı? Kırıldım sana."

gökhan kahkaha atmaya başladığında haktanın yanındaki genç kızda gülmeye başladı.

sinirle tekrar haktana döndüm. "Nerde şu doktor!"

"Niye bağırıyorsun haktan abiye? O kurtardı beni. Bağırma ona." Dedi gökdeniz.

neler oluyordu bu aşağılık yerde!?

"civan, kolunu çarptığı için ağrıyordur dedi ama eğer gelmek isterse gelsin, dedi."

"gerek yok biz gidiyoruz zaten." Dedim yerde oturan gökdenize bakarak.

"abla biraz daha kalalım. Meyra ablayla çok güzel oyun oynuyorduk."

"gökdeniz..."

"abla nolur nolur nolur." Dedi elimi tutarak.

hayru gökdenizin yanına eğilip omuzlarından tutttu. "Gökdeniz sen misin?" Dedi fakat gökdeniz boş bakışlar attı. Hayru gökdenizi tuttuğu omuzlarından salladı.

gökdeniz aniden "ne yapıyorsun be gerizekalı!" Diye bağırdı.

hayru şaşkınlıkla bana döndü. "E bu bizim gökdeniz." Tekrar gökdenize döndü. "Bir şey mi içirdiler sana oğlum. eğer bir şey içirdilerse göz kırp."

gökdeniz refleks olarak göz kırptı. Hayru aniden gökdenize sarıldı. "Bliyordum bir şey içirdiklerini!" Diyerek ayağa kalktı. "Ne içirdiniz güzelim çocuğa!"

"hayru abla! Bir şey içirmediler bana." Dedi gökdeniz. Ayağa kalktı.

hayru aniden gökdenize döndü. "Gözünü kırptın."

"refkes olarak kırptım." Dedi. Refleks kelimesini söyleyememişti.

"bencede refkesden dolayı kırptı." Dedi gökhan gülerken. ters ters ona baktığımda ellerini kaldırdı.

"tamam oyna. Sonra gideceğiz ama!" Dedim uyarıyla.

"tamam" dedi ve oturup oynamaya başladı.

mutfaktan orta yaşlı bir kadın çıktı. "Kardeşiniz yedi yemek sizde yer misiniz?" Dedi.

acıkmıştım aslında ama evde yerdim. "Hayır teşekkürler." Derken hayruda istemediğini belirtti.

koltuklara yerleştikten sonra yorulduğumu farkettim. Başımı geri atarak gözlerimi kapattım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.