Maria, binanın dışında durduk ve kalp atışlarını yavaşlatmaya çalışarak derin bir nefes aldı. Cesur adımlar ile içeri tekrardan girdi, kuklanın olduğu yere doğru ilerlemeye başladı. Kuklaya bakıp '' Sadece halüsinasyon görüyorum ve kuklanın yerini yanlış hatırlıyorum'' Diye mırıldandı. ''başka bir açıklaması yok''
Ama içten içe biliyordu.
Bir şeyler ters gidiyordu.
Gözleri kuklanın cam gibi parlak gözlerine takıldı. Biraz daha dikkatli bakınca, sanki gözlerindeki ifade dün gece gördüğünden farklıymış gibi hissetti. Belki de yalnızca ışık oyunuydu, belki de sadece yorgunluktan kafası karışıyordu... ama o gözlerde tuhaf bir şey vardı.
Sanki... canlı gibiydi.
Kuklanın gözlerine odaklanan Maria derin bir iç çekip kuklayı kenara koydu. Bu binayı daha güzel bir yere çevirmek istiyordu. Yapacaktı da. Annesinden ve babasından kalan tek yer bu binaydı onu daha güzel amaçlar için kullanacaktı. Maria üzerine giydiği kazağın kollarını sıvazlayıp işe koyuldu. İlk önce sahnenin tozunu aldı, daha sonra ise sahneyi süpürüp bir güzel sildi. Kalan işleri neşeli ve dans ederek bitirdikten sonra sahnenin olduğu odaya geri döndü. Yarın sahne perdelerini yeniden tasarlayıp yeniden yerine asacaktı. Binadan çıkmak için kapıya yöneldi ama arkasını döner dönmez sabah koyduğu kuklanın yerinde olmadığını ve sahneye inen merdivenlerin en başında oturduğunu gördü. Gözlerini şok içinde açarken kuklanın kafası hareket etti. Maria sarsak ve dikkatli adımlar ile merdivenlere doğru yöneldi. ''Hey! benimle oyun mu oynuyorsun? kimsin sen? ne istiyorsun benden?'' diye kuklaya sorular yağdırdı. Fakat kuklada hiç bir tepki yoktu '' Aman Mari ne yapıyorsun kızım ya, yorgunluktan kafan karıştı galiba. Ahahaha kuklaya soru sormak ne? En iyisi eve gidip dinleneyim'' deyip kuklanın yanından uzaklaştı ve binadan çıktı.
Tiyatro binasına çok uzak olmayan evine geldiğinde derin bir nefes alıp mutfağa yöneldi. Günlerdir stresten doğru düzgün beslenememişti. Kendine pratik bir şeyler hazırlayıp salonun ortasında olan sehpanın üzerine koydu. Odasına gidip üzerini değiştirdi. Geri salona döndüğünde kendisine komedi filmi açtı. Kafasını dağıtmak istiyordu.
Maria yaptığı yemeği yedi filmini izledi ve salonda uyuya kaldı. Sabah olmasına yakın bir saatte telefonuna bir mesaj geldi, telefondan gelen ses ile yerinden sıçrayıp buğulu gözler ile etrafına bakındı. Daha sonra telefonunu eline aldı ve tanımadığı bir numaradan mesaj geldiğini gördü.
0538*******
Küçük kız tiyatro salonuna ne zaman geleceksin küçük kuklan seni bekliyor, özletme kendini. Sabah uyanınca hemen gel tamam mı minik bebeğim...
Maria şok içinde gözlerini açtı buda kimdi böyle? Birisi onunla oyun mu oynuyordu? Maria'nın elleri titremeye başladı ve elindeki telefon yere düştü. Hızla ayağa kalktı ve etrafına baktı. O sırada salonun camının hafif aralık olduğunu gördü, tam cama yönelecekti ki telefonu tekrardan titredi.
0538*******
Hey! Bebeğim cama yaklaş da o güzel ve narin olan yüzünü göreyim.
Maria minik adımlar ile cama doğru gitti. Evinin camından görünen tiyatro binasının camında o kukla vardı ve ona bakıp gülümsüyordu, neler oluyordu Maria hiç bir şey anlayamıyordu. Ama oda biliyordu.
Her şey daha yeni başlıyordu...
Bundan sonra hiç bir şeyin eskisi gibi olmayacağını oda anlamıştı..