İçeriğe geç

Canfeda

Bölüm 13 · 2 dk okuma

Canfeda

Bölüm 13

Canfeda_13

Direksiyonu kırarak son anda kıza çarpmaktan kurtulan araba az ileride dururken, Hilal ise Deva tarafından kolundan tutularak geri çekilmiş, büyük bir tehlike çok şükür ki bir yaralanma olmadan atlatılmıştı. ——– Atlatılmıştı atlatılmasına ama daha kötüsü yaşanıyordu şimdi. Deva onu sarsa sarsa ona sesleniyor, onu gerçek dünyaya getirmeye çalışıyordu. Biraz ilerledikten sonra arabayı durdurup inen şoför ise yanlarına gidip bağırmaya başlamıştı bile. Haklı olarak.. Kalabalıktı, gürültülüydü. Kulakları duymasa bile anlıyordu Hilal bunu. Başı dönüyor, nefes alamıyor, duyamadığı sesler kulaklarını tırmalıyordu sanki. Olduğu yere çöktü o anda. Elleri alamadığı nefeslerini kazımak için boğazına gitmiş, gözleri ise yaşararak akıtmıştı birkaç damla yaşı. Yere çömelip nefes alamayan arkadaşına baktı korkuyla Deva. Yanlarına gelen şoför de bir anlık duraksamış, sonrasında ise su almak için gerisin geri arabasına gitmişti. "Hilal" dedi duyamayacağını unutarak. Ellerini arkadaşının ellerine koyup çekmeye çalışsa da, Hilal'in elleri kilitlenmişti sanki. Yüzü kıpkırmızı olmuş, gözlerinden yaşlar akar şekilde nefes almaya çalışıyordu. Ve kısık da olsa bir şeyler geveliyordu ağzında. "Abi... Abi.... Abim..." Karşı yolda duran gencin de dikkatini çekmişti orada toplanan kalabalık. Arkadaşlarına bir dakika işareti yaptıktan sonra karşıdan karşıya geçmiş, yerdeki genç kızın, Hilal'in başına gelmişti. Başını kaldırınca karşısında bir askeri gören Deva o an anlamıştı arkadaşının kriz geçirmesinin sebebini. Arabanın şoförü elinde bir şişe suyla sonunda gelebildiğinde Deva hızla çekip aldı suyu. Deva arkadaşının gözlerindeki yaşı silerken o genç asker de boğazına kilitlenmiş olan ellerini kurtardı onun. Bir anda açılan ciğerleriyle içine giren oksijenler karşısında öksürük nöbetine tutuldu genç kız. "Ölecektim..." Diye geçirdi içinden. "Az kalsın ölecektim. O araba bana çarpacaktı. O'nu... O'nu göremeden ölecektim..." Derin bir nefes çekti içine gözleri kapalı bir şekilde. Ama aldığı nefesle kalakaldı. Gözlerini açmaya bile cesaret edemedi o anda. Barut kokusu genzini yakıyor, gözlerini dolduruyordu. Hiç cesareti olmasa da açtı gözlerini. Tam karşısında Deva ona endişeli gözlerle bakıyor, işaret diliyle iyi olup olmadığını soruyordu. 'İyi miyim?' diye geçirdi içinden. Deva'nın hemen yanında bulunan kişiye bakmaya korkarken bu soru biraz komikti aslında. Yeniden nefes aldığında bir kez daha barut kokusunu çekti içine. O anda koptu içinde bir şeyler. Bir kez hıçkırdı, sonrasında ise devamı geldi bu hıçkırıkların. Elleriyle ağzını kapatmaya çalışsa da, dişleriyle dudaklarını dişlese de durmadı hıçkırıkları. Ne görüşünü engelleyen yaşları durdu ne de konuşmasına engel olan ağlayışı. "İyisin" diye fısıldadı Deva. Ve kollarının içine aldı ağlayan kardeşini. Sarıp sarmaladı, elleriyle sırtını sıvazladı. Hilal her ağladığında, her hıçkırdığında onun da genzi yandı ama gözlerini kapatarak engelledi yaşlarını. "Biliyorum" diye mırıldandı anlaşılmaz bir şekilde Hilal. "Ben de biliyorum o olmadığını. Ama... Ama..." Devamını getiremedi hiç bir şekilde. Ne o anladı kendi dediklerini ne de bir başkası. Oracıkta, Deva'nın omzunda ağlarken bayıldı kaldı.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

14. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

1 yorum

  • Ya kıyamam ben seyrek gülüm onu abi deyip o askere sarmasını falan bekledim var ya bu kesin asker var ya ileride bu şeye kızı hoşlanacak gibime geldi bir yerden hoşlanacak gibime geldi ....

    1Yanıt