-6.BÖLÜM-
"Kumpas..."
-
Onun gittiğini tamamen kavradığımda aklıma o canavar geliyor. Bana bul dedi. Son kez... Annemden kalan son cümle buydu. Bulacağım... Bulacağım anne ! Senin için o canavarı bulacağım ! --- Göz yaşlarımı elimin tersiyle sildim. Bu annemi tekrar gördüğüm son halünilasyon. Onu gerçekten çok özledim.. Ve şimdi kanlı bir bedenin yanındayken güçlü olmalıyım. Onun için... Annem için. O öyle olmamı isterdi.. Çömeldiğim yerden kalkıyorum. Gece hala kendisini gösteriyor. Her şey o kadar hızlı gelişti ki sanki saatler geçti zannediyorum. Zaman durmuş gibi bir algı ve yorgunluk var üstümde. Başa çıkmalıyım. Güçlü durmalıyım ve en önemlisi annemin verdiği sözü yerine getirmeliyim. O canavarı bulmalıyım... Soğuk havada yürümeye başlıyorum. İlk baş adımlarım öylesine gidiyor. Nereye gittiğimi bilmiyorum. Hala kendimde değilim. Birkaç dakika geçtikten sonra kendime gelmeye başlıyorum. Bir şeyler yapmalıyım... En son iki tane şüpheli katilin yanındaydım. İkisi de takım elbiseli ve biri sarı saçlıyken diğeri siyah saçlıydı. Siyah saçlı olanın patron olduğunu biliyorum. Sarı saçlı olan ise onun yardımcısı. Adı.. Aren olmalı. Siyah saçlı olanın ise.. Hımm onun ki daha belli değil. Aren'in çok iyi bir gözlem yeteneği var. Hemen beni fark etti. En son onu köprücük kemiğinden vurdum. Ölmeyecek ama bilincini kaybetti ve çoktan onun bulamayacağı bir yerdeyim. Yine de travma etkisinde panik atak geçirir ve halünilasyon görürken oldukça zaman kaybettim. Şimdi hızlı olmalı ve adamın geleceği yeri bulmalıyım.. Bulmalıyım ama.. Nasıl ? Kafamı adamı bulmaya yormuşken kafamı yerden kaldırdığımda gecenin karanlığında parlayan bir ışık dikkatimi çekti. Bir saniye.. Bu evde neyin nesi..? Kaşlarım çatıldı. Yavşaça ışığın bulunduğu yere doğru ilerlemeye başladım. Yaklaştıkça, ışık büyüdü. Merak ateşim harmanlandı ve kendimi o evin önünde buldum. Aslında bu bir ev değil klubeydi. Küçük bir klube.. Gerçek ahşaptan yapılmış bu klubenin içerisinde minik bir soba vardı ve bu sobanın içerisinde olan ateş gözlerimi yakıyordu.. Yavaşça oraya yöneldim. Klubenin içerisine. Evet klube gerçekten şüpheli gözüküyordu ama içeriye girmekten başka bir çarem yoktu. Her an Aren gelebilirdi ve eğer yardımcı olabilecek birisi varsa onu bulmam daha kolay olurdu. Kapıyı tıklattım. "İçeriye gel.." Sesi duymamla içeriye girdim. Ses ihityar bir sesti ve sobanın karşısında oturmuş yanan alevi izliyordu. Gözleri de o alevle beraber yanıyormuş gibi gözüküyordu. Şu atmosferdeki hava gerilmeme sebep olsa da çekinmeden "Yolumu kaybettim, bana yardımcı olabilir misiniz ? " diye sordum. " Otur " dedi ihtiyar ve yanındaki boşluğu gösterdi. Ses etmeden yanına oturdum. Ateşi izlemeye devam ediyordu. Klubeye girdiğimden beri bir kez olsun yüzüme bakmamıştı. Sessizlik ortamı tuhaf bir hale getiriyordu. Bu yüzden sessizliği bozan olmaya karar verdim. " Bu klubede ne yapıyorsunuz ? " Gözleri hala sobada yanan alevdeydi. "Peki sen burada ne yapıyorsun ? " Beklemediğim anda bu soruyu sormuştu. Cevap vermekte geciksemde "İlk ben sordum. " dedim. Cevabını merak ederek yüzünü inceliyordum. Yüzünde kırışıklar vardı ve kiloluydu. Ayrıca kamburu vardı ve üstündeki kıyafetler soğuğa uygun kalın ve eski duruyorlardı. Ve gözleri... Yanan ateşte kaybolurcasına bir hali vardı. Aynı maziye bakar gibi bakıyordu alev alev yanan ateşe.. " O zaman sana neden burada olduğumu söyleyeyim. " dedi soruma cevap vererek. " Bir iş üzerinde çalışıyorum. Gizli bir görev. Sen.. Neden buradasın ? " Duraksadım. Gizli görev demişti. Polis olabilir miydi ? Ona olan cinayeti söylemeli miydim ? Peki burada bulunmam hakkında ne söyleyecektim ? Tehlikeli biri gibi durmuyordu. Ayrıca yaşlı başlı adam neden bir klubenin içinde bulunsun ki... Görev altında bulunması muhtemel olabilir. " Ben doktorum. " dedim cevabımı geciktirmeden. " Haberleri duydunuz mu ? " Durdu. Biraz düşündü. " Bu ormanda yaşanan cinayetlerden mi bahsediyorsun ? " " Evet. " Biraz daha durdu. Gözleri yavaşça büyüdü. Sonunda yavaşça başı bana döndü. Kaşlarımı çatarak ona bakıyordum. Yavaşça dudakları psikopatça bir gülümsemeye dönüştü. 34 diş bana gülümsüyordu. Kalbimin benden çıkacağını hissediyordum. Gülümsemesini kesmeden " O cinayetler benim eserim... " dedi. İşte o an kendi sonumu kazdığımı anladım. Yerimden kıpırdayamazken delicesine bana bakıyordu. " Ve bir diğeri sen olabilirsin..."

