"'Hayır!' diye bağırmış prenses simsiyah gözleri korkuyla açılırken ama artık çok geçmiş. Kötü Kraliçe çoktan onun elmadan bir ısırık almasını sağlamış, artık geri dönüşü yokmuş. Zehirli elmanın etkisiyle prensesin bedeni gevşemiş ve sonunda kapanan gözlerle yere yığılmış. Yaşlı kadın kılığındaki Kötü Kraliçe memnun bir şekilde asla arkasına bakmadan saraya geri dönmüş."
İstemsizce gelen esneme küçük kızın uykusunun geldiğinin habercisiydi. Büyükannesi anlamıştı ama torununun hikâyeyi bitirmeden uyumayacağını biliyordu o yüzden hızlandı.
"Yerde hareketsiz prensesi bulan onun çok sevdiği cüceler olmuş. Cüceler prensesi yerde yatarken görünce ilk başta ölmüş sanmışlar ama prenses yaşıyormuş, sadece uzun sürecek derin bir uykuya dalmış. Sonrasında cüceler de prensesin uyuduğunu fark etmiş ama ne yaptılarsa prensesi uyandıramamışlar. Bunun Kötü Kraliçe'nin büyüsü olduğunu anlasalar da Kötü Kraliçe'nin karşısına çıkacak kadar güçlü değillermiş. Tek çareyi prensesi camdan bir tabuta koymakta bulmuşlar. Prensesin elleri karnında birleştirilmiş ve tabutun içine yatırılmış. Uyurken bile dikkat çeken güzelliği camdan tabutun içine konulsa da eksilmemiş. Tabut çiçeklerle dolu bir tepeye bırakılmış ve prenses prens onu uyandırana kadar orada kalmış."
Küçük kız yatakta yan dönerek büyükannesine baktı. Küçük kaşları çatılmış ve yüzü düşünceli bir hâl almıştı.
"Ama büyükanne bana tepenin lanetli olduğunu söylemiştin. Prenses nasıl çiçeklerle dolu bir yere yatırılmış olabilir ki?"
Büyükannesi zeki torununa gülümsedi. Torununun kaderinde bir şeyler yazılı olduğunu biliyordu ama bu şeylerin iyi mi kötü mü olduğunu kestiremiyordu ve en çok da bundan endişeleniyordu.
"Tepe sonradan lanetlenmiş. Prens, prensesi uyandırdığında Kötü Kraliçe o kadar sinilenmiş ki tepeyi sonsuz bir lanete boğmuş."
Küçük kız esnedi ve göz kapakları ağırlaşıp kapanırken mırıldandı. "Ama büyükanne prens, prensesi kurtardıysa neden hâlâ tabutun dolu olduğunu söylüyorlar?"
Küçük kızın sesi sorunun sonlarına doğru tamamen kesildi ve büyükannesi iç çekti. Yatağın yanından kalkarken torununun üzerindeki örtüyü düzeltti.
"Anlatılan her hikaye doğru değildir."
Derin bir nefes aldı. "Yaşına göre fazla zekisin küçük Lu. Bu yaşta bu kadar zeki olmak sana kötülükten başka bir şey getirmez. Umarım kaderinin ağları iyi yola doğru örülmüştür."
Torununun odasından çıkmadan önce omzunun üzerinden bir kez daha baktı. Endişeliydi ama elinden gelen bir şey yoktu. Kader ağlarını örtmüştü, onların yapabileceği tek şey beklemekti.

