İçeriğe geç

Camdan Şehir

Bölüm 2 · 2 dk okuma

Camdan Şehir

Bölüm 2

Hata

Bölüm 2 – Hata

Toplantı odasının kapısı yavaşça kapandı.

Eren, masasından kalkıp içeri girerken kalbinin göğsünü yumrukladığını hissediyordu. Daha ilk gününde şirketin sunucusunu çökertmişti. Böyle bir başlangıç hayal bile etmemişti.

Odada yalnızca Aras vardı.

Siyah dizüstü bilgisayarı masanın üzerindeydi. Parmakları klavyede hızla dolaşıyor, ekrandaki kodlar peş peşe akıyordu.

Aras başını bile kaldırmadan konuştu.

"Kapıyı kapat."

Eren sessizce kapıyı kapattı.

"Otur."

Sandalyeye oturduğunda odanın içindeki sessizlik daha da ağırlaştı.

Yaklaşık iki dakika boyunca yalnızca klavye sesi duyuldu.

Sonunda Aras bilgisayarını Eren'e doğru çevirdi.

"Ekrana bak."

Kırmızı renkle işaretlenmiş tek bir satır vardı.

"Bu satırı sen değiştirdin."

"Evet."

"Neden?"

"Daha hızlı çalışacağını düşündüm."

"Düşündün."

"Evet."

"Test ettin mi?"

Eren cevap veremedi.

Başını yavaşça iki yana salladı.

Aras derin bir nefes aldı.

"Üniversitede sana ilk öğrettikleri şey nedir?"

"..."

"Canlı sisteme test edilmemiş kod gönderilmez."

"Evet."

"O halde neden yaptın?"

Eren gözlerini masaya indirdi.

"Kendimi göstermek istedim."

Bu kez Aras uzun süre konuşmadı.

Sonunda sandalyesine yaslandı.

"İnsanların yaptığı en büyük hata bilgisiz olmak değildir."

Eren başını kaldırdı.

"Kendilerini olduklarından daha iyi sanmalarıdır."

Bu söz Eren'in içine oturdu.

Haklıydı.

İlk gününde herkesin dikkatini çekmek istemişti. Sonuç ise tüm ekibin işini durdurmak olmuştu.

"Özür dilerim."

Aras sakin bir sesle cevap verdi.

"Özrün sistemi düzeltmiyor."

Ayağa kalktı.

"Gel."

"Nereye?"

"Yaptığın hatayı düzelteceğiz."

Sonraki iki saat boyunca Eren tek bir satır kod bile Aras'ın onayı olmadan yazmadı.

Aras beklediğinden çok farklıydı.

Bağırmıyor, aşağılamıyor, küçük düşürmüyordu.

Yanlış yaptığı her noktayı tek tek açıklıyordu.

"Bu fonksiyon ödeme sistemiyle bağlantılı."

"Buraya dokunursan giriş sistemi de etkilenir."

"Her değişiklik başka bir şeyi etkiler."

Eren dikkatle dinliyordu.

Üniversitede dört yılda öğrendiğinden daha fazlasını yalnızca iki saatte öğrenmiş gibi hissediyordu.

Sonunda son komutu çalıştırdı.

Ekranda yeşil yazı belirdi.

Deployment Successful.

Şirket içi mesajlaşma programına bildirimler düşmeye başladı.

Sunucu normale döndü.

Sorun çözüldü.

Harika iş.

Eren istemsizce gülümsedi.

"Başardık."

Aras bilgisayarını kapattı.

"Hayır."

Eren şaşkınlıkla baktı.

"Bu sefer şanslıydık."

Öğle molasında Kerem yanına iki kahveyle geldi.

"Birini hak ettin."

Eren bardağı aldı.

"Teşekkür ederim."

"Aras seni öldürmediğine göre şanslısın."

"Gerçekten herkes ondan mı korkuyor?"

Kerem güldü.

"Sadece korkmuyoruz."

"Ne oluyor?"

"Onu anlamıyoruz."

"Neden?"

"Dört yıldır aynı şirketteyim."

"Evet?"

"Bir kez bile iş dışında konuştuğunu duymadım."

"Arkadaşları?"

"Bilmiyorum."

"Ailesi?"

"Bilmiyorum."

"Sevgilisi?"

Kerem omuz silkti.

"Onu da bilmiyorum."

"Her sabah tam sekizde gelir."

"Gece herkes çıktıktan sonra gider."

"Sanki bütün hayatı bu bina."

Eren istemsizce cam ofise baktı.

Aras yine bilgisayar ekranına odaklanmıştı.

Dışarıdaki hiçbir şeyi görmüyor gibiydi.

Akşam saat yediye doğru çalışanlar birer birer binadan ayrılmaya başladı.

Eren de çantasını alıp asansöre bindi.

Tam kapılar kapanırken bir el araya girdi.

Aras içeri girdi.

İkisi de sessizdi.

Asansörde yalnızca kat numaralarının değişen sesi duyuluyordu.

25...

18...

10...

3...

Tam zemin kata geldiklerinde Aras konuştu.

"Yarın saat sekizde burada ol."

Eren şaşırdı.

"Mesai dokuzda başlamıyor mu?"

"Senin için başlamıyor."

"Anlayamadım."

"Bugünden itibaren benimle çalışacaksın."

Kapılar açıldı.

Aras hiçbir şey söylemeden yürüyüp gitti.

Eren arkasından bakakaldı.

Daha ilk gününde şirketin en mesafeli insanının ekibine alınmıştı.

Bunun ödül mü, yoksa ceza mı olduğunu ise henüz bilmiyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.