İçeriğe geç

Camdan gökyüzü

Bölüm 4 · 3 dk okuma

Camdan gökyüzü

Bölüm 4

BÖLÜM 4: Sessiz Kayıtlar

"“Gerçek bazen bir kapının ardında değil, o kapıyı neden kilitlediklerinde saklıdır.”

⸻

Servis tüneli zifiri karanlıktı.

Lina kapı arkasından kapanır kapanmaz derin bir sessizlik çöktü.

Yalnızca kendi nefesini ve uzaktan gelen siren seslerini duyabiliyordu.

Elini duvara yaslayarak ilerlemeye başladı.

Duvarlar soğuktu.

Nem kokusu havaya sinmişti.

Demek ki bu geçit yıllardır kullanılmıyordu.

Birkaç metre ilerledikten sonra ayağı metal bir cisme takıldı.

Eğilip yerden aldı.

Küçük bir el feneriydi.

Üzerindeki tozu sildi ve düğmesine bastı.

Zayıf bir ışık tüneli aydınlattı.

Duvarlarda eski yön tabelaları vardı.

Bakım Tüneli – K7 Kuzey Sektörü

Lina’nın aklında tek bir soru vardı:

“Eğer dış dünyaya çıkmak imkânsızsa, neden böyle gizli tüneller yapılmıştı?”

⸻

Yaklaşık on dakika yürüdükten sonra tünel ikiye ayrıldı.

Sağ tarafta paslanmış bir kapı…

Sol tarafta ise aşağı doğru inen dar merdivenler.

Tam karar vermeye çalışırken bir ses duydu.

Ayak sesleri.

Birileri onu takip ediyordu.

Lina ışığı hemen kapattı.

Karanlığın içinde nefesini tuttu.

Ayak sesleri giderek yaklaştı.

Sonra bir el fenerinin ışığı tünelin duvarına vurdu.

“Bu tarafta olmalı.”

Bir güvenlik görevlisinin sesiydi.

Lina, sol taraftaki merdivenlere yöneldi.

Adımlarını olabildiğince sessiz atıyordu.

Merdivenlerin sonunda küçük, yuvarlak bir oda vardı.

Odanın ortasında eski bir bilgisayar duruyordu.

Toz içindeydi.

Ama hâlâ çalışıyor gibiydi.

⸻

Lina güç düğmesine bastı.

Ekran birkaç kez titredi.

Sonra yavaşça açıldı.

Siyah ekranın ortasında tek bir yazı belirdi.

ARŞİV SİSTEMİ

Altında ise tarih vardı.

15 Ağustos 2098

Lina şaşkınlıkla ekrana baktı.

Bu tarih, okulda öğretilen sistem kuruluş tarihinden çok daha eskiydi.

Bilgisayarda onlarca dosya vardı.

Çoğunun yanında kırmızı kilit simgesi bulunuyordu.

Sadece biri açıktı.

KAYIT-001

Lina dosyayı açtı.

Ekrana yaşlı bir adamın görüntüsü geldi.

Adamın yüzü yorgundu.

Arkasındaki pencereden ise gerçek bir gökyüzü görünüyordu.

Adam konuşmaya başladı.

“Eğer bu kaydı izliyorsan, büyük ihtimalle gerçekleri öğrenmeye başlamışsındır.”

Lina’nın kalbi hızlandı.

“Ben Doktor Elias. Kubbe Projesi’nin baş mühendislerinden biriyim.”

Bir süre sustu.

“Size anlatılanların aksine, Dünya tamamen yaşanmaz hâle gelmedi.”

Lina istemsizce sandalyeye oturdu.

“Evet… Büyük felaket yaşandı. Milyonlarca insan öldü.”

“Ama doğa düşündüğümüzden çok daha hızlı iyileşti.”

Ekrandaki adam gözlerini kapattı.

“Biz kubbeleri insanları geçici olarak korumak için inşa ettik.”

“Fakat yöneticiler…”

Ses bir anlığına kesildi.

Görüntü bozuldu.

Sonra yeniden geldi.

“Kapıları açmadılar.”

“Çünkü korku, yönetmenin en kolay yoluydu.”

Kayıt aniden sona erdi.

Lina donup kalmıştı.

Yıllardır öğrendiği her şey birkaç dakika içinde parçalanmıştı.

⸻

Tam o sırada bilgisayarın hoparlöründen keskin bir alarm sesi yükseldi.

YETKİSİZ ERİŞİM TESPİT EDİLDİ.

“Hayır…”

Koridordan koşuşturan ayak sesleri duyuldu.

Görevliler alarmı duymuştu.

Lina hızla bilgisayardaki küçük veri kartını çıkardı.

“Cebime sığar…”

Kartı montunun içine sakladı.

Kapıya yöneldiği anda odanın diğer tarafında dar bir havalandırma kapağı fark etti.

Vidaları gevşemişti.

Bütün gücüyle kapağı çekti.

Metal gıcırdayarak açıldı.

Lina içeri süründü.

Tam kapağı kapattığı anda güvenlik görevlileri odaya girdi.

“Bilgisayar çalışıyor!”

“Biri buradaydı!”

“Hemen çevreyi arayın!”

Lina nefesini tuttu.

Havalandırma boşluğu o kadar dardı ki kıpırdamaya bile korkuyordu.

Görevlilerin sesleri dakikalarca devam etti.

Sonunda biri bağırdı.

“Burada yok!”

Diğeri cevap verdi.

“Kaçamaz. Bütün çıkışlar kapalı.”

Lina içinden,

“Henüz bilmediğiniz bir çıkış var…” diye düşündü.

⸻

Yaklaşık yarım saat sonra sesler tamamen kesildi.

Lina yavaşça ilerlemeye devam etti.

Havalandırma tüneli sonunda eski bir depoya açıldı.

Depo terk edilmiş görünüyordu.

Kutuların üzeri tozla kaplıydı.

Fakat duvarda dikkatini çeken büyük bir harita vardı.

Kubbe-7’nin planı…

Haritanın kenarında kırmızı kalemle işaretlenmiş tek bir nokta bulunuyordu.

Yanına sadece iki kelime yazılmıştı:

ÇIKIŞ KAPISI

Lina’nın elleri titremeye başladı.

Demek gerçekten bir çıkış vardı.

Tam haritayı yerinden sökeceği sırada arkasından sakin ama tanıdık bir ses duyuldu.

“Lütfen onu alma.”

Lina hızla arkasına döndü.

Kapının önünde Öğretmen Arven duruyordu.

Yüzünde ilk kez korkudan çok üzüntü vardı.

“Çünkü seni artık geri döndüremem.”

Arven yavaşça cebinden küçük bir anahtar çıkardı.

“Bütün cevaplar dışarıda.”

“Ve bu anahtar…”

“…o kapıyı açabilecek tek anahtarlardan biri.”

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.