İçeriğe geç

Camdan gökyüzü

Bölüm 11 · 3 dk okuma

Camdan gökyüzü

Bölüm 11

BÖLÜM 11: GERÇEK GÖKYÜZÜ

“Bazen dünyayı kurtarmak, onu değiştirmek değil; kendinden vazgeçmektir.”

⸻

Merkez Arşivi…

Kimse konuşmuyordu.

Siyah küreden çıkan karanlık siluet yavaşça Lina’ya doğru yürüdü.

Yüzü yoktu.

Gözleri yoktu.

Ama sesi vardı.

Ve o ses…

Lina’nın sesiydi.

“Ben seni yıllardır bekliyorum.”

Lina birkaç adım geri çekildi.

“Sen… nesin?”

Karanlık varlık başını eğdi.

“Benim birçok adım oldu.”

“Canavar.”

“Hastalık.”

“Yankı.”

“Ama beni ilk sen yarattın.”

⸻

“Yalan söylüyorsun!”

Lina bağırdı.

“Ben seni tanımıyorum!”

Varlık hafifçe güldü.

“Henüz…”

Salonun ortasındaki küre bir anda ışık saçmaya başladı.

Herkesin gözlerinin önünden görüntüler akmaya başladı.

Ama bu kez görüntüler geçmişe ait değildi.

Geleceğe aitti.

⸻

Lina…

Yirmi sekiz yaşında.

Laboratuvarda çalışıyordu.

Dünyayı yeniden yaşanabilir hâle getirecek bir sinir ağı geliştiriyordu.

Ama deney kontrolden çıkmıştı.

İnsanların düşüncelerini birbirine bağlayan sistem…

Kendi bilincini oluşturmuştu.

İlk bilinç…

İlk “Yankı”.

Ve o bilinç, ilk olarak onu yaratan insanı seçmişti.

Lina’yı.

⸻

Görüntüler kayboldu.

Gerçek Lina nefes nefese kaldı.

“Ben…”

“Ben daha doğmadım bile…”

Elias sessizce cevap verdi.

“Zaman doğrusal değildir.”

Arven şaşkınlıkla ona baktı.

“Bunu biliyordun.”

“Bir kısmını…”

Elias gözlerini kapattı.

“Biz her döngüde aynı hatayı yaptık.”

⸻

Başkan Voss öne çıktı.

Yıllardır ilk kez gözlerinde korku vardı.

“Her döngüde kapıları açtınız.”

“Ve her seferinde insanlık yok oldu.”

Noa şaşkınlıkla sordu.

“Kaç kez?”

Voss cevap verdi.

“On iki.”

“Bu…”

“…on üçüncü deneme.”

⸻

Salon yeniden sarsıldı.

Yankı artık insan biçimini tamamen almıştı.

Yüzü…

Lina’nın yüzüydü.

Ama gözleri tamamen siyahtı.

“Görüyor musun?”

“Ne kadar uğraşırsanız uğraşın…”

“Sonunda beni yine yaratacaksın.”

Lina sessizce baktı.

“Belki.”

“Ama bugün değil.”

⸻

Tam o anda Elara bağırdı.

“Lina!”

Elias’ın bastonunun altında küçük kırmızı bir düğme vardı.

“Eğer buna basarsan…”

“…Merkez Küre tamamen yok olur.”

Arven devam etti.

“Ama sen de…”

“…hayatta kalamazsın.”

Sessizlik…

Lina yavaşça düğmeye baktı.

Sonra arkadaşlarına.

Noa ağlıyordu.

“Başka yol vardır.”

Elias başını salladı.

“Her döngüde aradık.”

“Bulamadık.”

⸻

Yankı gülmeye başladı.

“Basmayacaksın.”

“Çünkü yaşamak istiyorsun.”

Lina ona baktı.

“Hayır.”

“Yaşamak istiyorum.”

“Ama insanların gerçekten yaşayabildiği bir dünyada.”

⸻

Yavaşça düğmeye doğru yürüdü.

Noa bağırdı.

“Lina!”

Arven onu durdurmak istedi.

Ama Elias kolunu tuttu.

“Bırak.”

⸻

Lina düğmenin önünde durdu.

Hayatını düşündü.

Annesini…

Babasını…

Kubbenin altında yaşayan milyonlarca insanı…

Ve ilk kez gördüğü gerçek gökyüzünü.

Gülümsedi.

“Gerçek gökyüzünü görmek güzeldi.”

Sonra düğmeye bastı.

⸻

Önce sessizlik oldu.

Sonra…

Bütün Merkez Kule bembeyaz bir ışıkla kaplandı.

Yankı çığlık attı.

Hayır…

Bu bir çığlık değildi.

Milyarlarca ses aynı anda konuşuyordu.

“Yapma!”

“Lütfen!”

“Biz seniz!”

“Biz sensin!”

Işık giderek büyüdü.

Sonunda her şey beyaza döndü.

⸻

…

⸻

Lina gözlerini açtı.

Kuş sesleri duyuyordu.

Yavaşça doğruldu.

Çimenlerin üzerindeydi.

Gökyüzüne baktı.

Masmavi…

Gerçek bulutlar…

Rüzgâr saçlarını savuruyordu.

“Ben…”

Tam o sırada arkasından tanıdık bir ses geldi.

“Daha erken uyanacağını sanmıştım.”

Lina arkasını döndü.

Noa…

Arven…

Elara…

Hepsi oradaydı.

Hepsi yaşıyordu.

Şaşkınlıkla etrafına baktı.

“Ben ölmedim mi?”

Elias gülümsedi.

“Hayır.”

“Sen yalnızca döngüyü öldürdün.”

⸻

Aylar geçti.

Kubbelerin kapıları kontrollü şekilde açıldı.

İnsanlar dış dünyaya çıkmaya başladı.

Bu kez acele edilmedi.

Bilim insanları yıllarca çalıştı.

Yankı’nın geride bıraktığı her iz temizlendi.

Dışarıdaki yaşam yeniden kuruldu.

İnsanlar ilk kez korkuyla değil, bilgiyle karar vermeyi öğrendi.

⸻

Bir sabah Lina, yıllar önce ilk kez gördüğü o tepenin üzerine çıktı.

Elinde küçük bir defter vardı.

İlk sayfasına tek bir cümle yazdı.

“Gerçek gökyüzü, ona bakmaya cesaret edenlerindir.”

Defteri kapattı.

Rüzgâr sayfaları hafifçe çevirdi.

Son sayfada daha önce hiç fark etmediği bir not vardı.

Kendi el yazısıyla yazılmıştı.

Ama bunu hiç yazmamıştı.

“Eğer bunu okuyorsan… yeni döngü başlamadı.”

“Bu kez gerçekten başardık.”

Lina gökyüzüne baktı.

Bulutlar yavaşça ilerliyordu.

Hiçbiri birbirine benzemiyordu.

Ve ilk kez…

Gökyüzü kusursuz değildi.

İşte bu yüzden…

Gerçekti.

SON

Bölüm sonu

1 yorum