İçeriğe geç

Cam Saray Ve Sokak Lambası

Bölüm 12 · 2 dk okuma

Cam Saray Ve Sokak Lambası

Bölüm 12

Demir Parmaklıklar Arkası

Nezarethanenin soğuk, rutubetli duvarları Kaan’ın üzerine geliyordu. Üzerindeki gömlek yırtılmış, ellerindeki motor yağı lekeleri kelepçenin iziyle karışmıştı. Duvara yaslanıp gözlerini tavana diktiğinde, aklında sadece Aylin’in ona sarılarak uyuduğu o son gece vardı. Hakan’ın ona kurduğu bu tuzak büyüktü; onu parmaklıklar arkasına çürütmek, dükkanını elinden almak ve Aylin’i zorla evlendirmek istiyorlardı.

Demir kapı büyük bir gürültüyle açıldı. İçeri giren kişi, şık takım elbisesi ve elindeki lüks deri çantasıyla Karahan Holding’in baş avukatıydı.

Kaan oturduğu yerden kalkmadı bile. "Baban seni bana nispet yap diye mi gönderdi, avukat?" dedi alaycı bir sesle.

Avukat masaya bir kağıt bıraktı. "Ben buraya Aylin Hanım’ın gizli talimatıyla geldim, Kaan Bey," dedi fısıldayarak. "Aylin Hanım şu an evde sıkı gözetim altında ama bana tek bir şey söyledi: 'Kaan’ı oradan çıkar, karşılığında ne istiyorlarsa vermeye hazırım.'"

Kaan’ın kalbi kasıldı. Aylin’in onun için kendini feda etmeye hazır olduğunu biliyordu. "Ona söyle, sakın o heriflere boyun eğmesin. Ben buradan elbet çıkarım," dedi dişlerinin arasından.

"Durum sandığından daha ciddi," dedi avukat, sesini daha da alçaltarak. "Hakan, babasının siyasi gücünü kullanarak senin davanı ağır cezada açtırıyor. Eğer Aylin Hanım, Hakan ile nişanlanmayı kabul etmezse, seni en az on yıl içeride tutacaklar. Aylin Hanım bu yüzden babasıyla pazarlığa oturdu. Senin serbest kalman karşılığında, nişan yüzüğünü takmayı kabul edecek."

Kaan, demir parmaklıkları öyle bir yumrukladı ki nezarethane inledi. "Hayır! Asla! Benim yüzümden o züppeyle evlenemez!" diye kükredi.

O sırada parmaklıkların arkasındaki koridorda bir ayak sesi duyuldu. Gelen, Kaan’ın sanayideki çırağı ve can dostu olan mahalleli gençti. Polisin bir anlık boşluğundan yararlanıp parmaklıklara yanaştı.

"Kaan abi!" diye fısıldadı çırak, nefes nefese. "Mahalleli arkanda. O dükkana o çalıntı parçaları koyan herifi bulduk. Hakan’ın sağ kolu olan o kel adam dün gece dükkanın arkasından çıkarken görülmüş. Kanıt peşindeyiz, pes etme!"

Kaan’ın gözlerinde yeniden o tehlikeli, yırtıcı ışık belirdi. Avukata döndü, yakasından kavrayarak demirlere doğru çekti. "Aylin’e ulaş. Ona de ki, o yüzük o parmağa takılsa bile, o nikah masası Hakan’ın mezarı olacak. Bana sadece üç gün zaman tanısın."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.